Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait davalı şirket nezdinde sigortalı ... plakalı aracın 01.12.2019 tarihinde kazaya karıştığını, kazada sürücünün kastı veya ağır kusuru bulunmadığını, diğer araçta meydana gelen hasar nedeniyle bir kısım ödemeler yapıldığını, ödenen bedellerin müvekkilinden talep edildiğini, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin teminat karşılığında tedbiren durdurulmasını, müvekkiline ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelişinde ağır kusurunun bulunm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibi ile müvekkil şirket aleyhine faturaya müstenit icra takibi başlattığını, davalı şirket tarafından 30/07/2015 tarihinde tanzim edilen ... sıra nolu ve 17.066,93 TL tutarlı 1 adet faturanın icra takibine dayanak yapıldığının anlaşıldığını, müvekkilin davalı şirkete bahsi geçen faturaya dayalı olarak herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkil şirkete böyle bir faturanın tebliğ ve teslim edilmediği gibi içeriği mallarında teslim edilmediğini, nitekim takibe dayanak fatura incelendiğinde de altında teslim alındığına dair bir imzanın bulunmadığının açıkça görüleceğini, müvekkilinin ticari defter kayıtlarında da böyle bir fatura ve borç kaydının olmadığını ileri sürerek icra dosyasına yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkil aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, haksız ve kötü niyetli takip nedeni ile davalının %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafından açılan huzurdaki davanın tamamıyla haksız ve mesnetsiz olduğunu, borçlunun müvekkile toplamda 4 tane icra dosyasında borcu bulunmaktayken bunların 2 tanesini gayrimenkul satış aşamasına geldiğinde ödediğini, huzurdaki davaya konu icra takibinde ödeme emrinin davacıya 30/09/2015 tarihinde tebliğ edildiğini ve süresi içinde itiraz edilmediği için takibin kesinleştiğini, bunun üzerine menkul ve gayrimenkul haczi gerçekleştirildiğini, davacının ısrarla borcunun ödemediği için satış işlemlerine geçildiğini, tanzim edilen kıymet takdir raporu davacıya 11/04/2016 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının 22/04/2016 tarihinde huzurdaki davayı açtığını, davacının iş bu davayı açmasındaki maksatın borcun ödenmesini geciktirmeden başka bir şey olmadığını, Gaziosmanpaşa .... Noterliğinin 06/08/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tebliğ şerhinin incelendiğinde takip dayanağı faturanın davacıya 19/08/2015 tarihinde tebliğ edildiğinin görüleceğini, davacı faturanın içeriğine yasal süresinde itiraz etmediğini savunarak davacının davasının reddi ile tüm yargılama giderlerinin vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, haksız dava açan davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.