1. Hukuk Dairesi 2014/18885 E. , 2017/1524 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 28.03.2017 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat ... ile temyiz edilenler vekili Avukat ... geldiler duruşmaya başlandı, süresi…
**1. Hukuk Dairesi 2014/18885 E. , 2017/1524 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 28.03.2017 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat ... ile temyiz edilenler vekili Avukat ... geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacılar, ortak mirasbırakanları ...’ın maliki olduğu 246 ada 21 parsel (imar ile 4669 ada 1) sayılı taşınmazını mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla davalı oğluna satış göstererek devrettiğini, çok değerli olan taşınmazı davalının alım gücünün bulunmadığını, devrin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini istemişler, cevaba cevap dilekçeleri ile miras payları oranında tescil istediklerini bildirmişlerdir. Davalı, temlikten 33 yıl sonra taşınmaz değerlenince dava açıldığını, kök murisleri ...’dan kalan altı adet taşınmazı muris ... ve kardeşleri ile paylaştıklarını, kardeşlerine daha değerli yerler düştüğünden ve çekişmeli taşınmazda muris ... ile birlikte geçimlerini sağladıklarından murisin denkleştirme amacı ile taşınmazdaki payını devrettiğini, asıl amacın denkleştirme olduğunu, ayrıca miras payları oranında dava açmaları gerekir iken taşınmazın tamamının adlarına tescilini istemelerinin dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, muvazaa olgusunun ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, muris ...’ın maliki olduğu 307 (son gittisi 4669 ada 1) sayılı parselin 2410/5320 payını davalı oğlu ...’ 13/09/1979 tarihinde satış göstererek devrettiği, murisin 05/03/1980 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı kızı ..., davalı oğlu ... ile davacı torunları ...’i bıraktığı kayden sabittir. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.