T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1285 KARAR NO : 2026/220 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08.06.2023 NUMARASI : 2022/749 Esas 2023/526 Karar DAVANIN KONUSU : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) KARAR TARİHİ : 09.02.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09.02.2026 İzmir 6. As…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1285 KARAR NO : 2026/220 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08.06.2023 NUMARASI : 2022/749 Esas 2023/526 Karar DAVANIN KONUSU : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) KARAR TARİHİ : 09.02.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09.02.2026 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.06.2023 tarih 2022/749 Esas 2023/526 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ve müteveffa eşi ...'ın müşterek çocukları dava dışı ....'ın ticaretle uğraştığından dolayı bankalardan kullandığı kredilere müteveffa babası ...'ın kefil olduğunu, ... ..'ın ortağının piyasaya çok miktarda karşılıksız çek kesmesi sebebiyle mali durumu bozularak borçlarını ödeyemez duruma düştüğünü, bunun üzerine ticaret yaptığı bütün firmaların ve bankaların icra takibine geçtiğini, müvekkilinin müteveffa eşi ...'ın ...'ın kredilerine kefil olduğu için bankaların müvekkilinin eşi aleyhine de icra takibi başlattıklarını, davalı bankanın da ... ve muris ... aleyhine İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4853 E. sayılı takip dosyasında icra takibi başlattığını, murisin icra takibine itiraz ettiğini, davalı banka tarafından İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/121 E. sayılı dosyasında itirazın iptali davası açtığını, yargılama sırasında 14.03.2020 tarihinde müvekkilinin eşi ...'ın vefat ettiğini, müvekkilinin 29.05.2020 tarihinde Menemen Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/420 E. sayılı dosyasında mirasın reddi davası açtığını, 25/06/2021 tarih 2020/522 K. nolu karar ile müvekkilinin mirası gerçek reddettiğinin tespitine karar verildiğini, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/121 E. sayılı dosyasında taraf teşkili sağlanması amacıyla müvekkiline ve diğer mirasçılara davetiye çıkarıldığını, müvekkilinin müteveffa eşi ...'ın terekesinin borca batık olduğunu, müvekkilinin Menemen Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 25.06.2021 tarih ve 2020/420 Esas 2020/522 Karar nolu kararı ile mirası 29.05.2021 tarihinde kayıtsız ve şartsız olarak reddettiğini belirterek; müvekkilinin muris ...'ın borcundan dolayı İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4853 E. sayılı takip dosyasında davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf adli yardım talepli dava açmış ise de sunduğu belgeler ve iddiaların birbirleri arasında çelişki olduğunu, adli yardım talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının adına kayıtlı taşınmaz olduğunu ayrıca emekli maaşı aldığını, davacının dava açmaya yeter maddi imkanının bulunduğu, itirazın iptali davasının yetkili ve görevli mahkeme olan İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinde görüldüğünü, bu nedenle davanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmek üzere görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin, müvekkili banka ile ..., ... arasında imzalanan kredi sözleşmeleri doğrultusunda haklarında İzmir 4.İcra Müdürlüğünün 2018/4853 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ... tarafından borca itiraz edildiğini ve İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/121 Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası görüldüğünü, dava sürerken ....'ın vefat etmesi üzerine İzmir 3. ATM tarafından veraset ilamı almak ve varsa mirasçılarını davaya dahil etmek adına tarafına yetki verildiğini, verilen yetki doğrultusunda Karşıyaka 5.Noterliğinin 27932 yevmiye sayılı 21/09/2020 tarihli veraset ilamı temin edilerek itirazın iptali davasının görüldüğü mahkemeye sunulduğunu, mirasçıların davaya usulüne uygun dahil edildiğini, tebligatların taraflara yapıldığını, iş bu hususta davacı tarafın herhangi bir itirazını bulunmadığını, davacının borçlu olmadığını iddia ettiği icra takibine ilişkin yeni bir takip başlatılmadığını, durdurulan icra takibine mahkeme kararı sunularak mahkeme ilamı doğrultusunda devamı talep edildiğini, iş bu hususta kesinleşmiş bir mahkeme kararı mevcut ve olağan usuli yollar kullanılarak takip devam ettirildiğinin tespiti ile davacının borçlu olmadığına yönelik iddialarının reddi gerektiğini, davacının açtığı iş bu dava bütünlüğüne bakıldığında mirasın reddi ileri sürülerek icra dosyasında taraf ehliyetinin olmadığı yönünde olduğunu, ancak bu yöndeki itirazlarının menfi tespit yolu ile değil icra hukuk mahkemesinde şikayet yolu ile dile getirilmesi gerektiğini, davalı tarafın süresi içinde itirazın iptali dosyasına mirası reddettiğine ilişkin kararı sunmadığını, mahkemeyi ve müvekkili bankayı bilgilendirmediğini, İzmir 3. ATM'nin kararının kesinleştiğini, karar uyarınca borçtan sorumlu olduğunu, sorumluluğu gereği icra takibinde taraf olarak eklendiğini ve aleyhine işlemler yapıldığını, İzmir 3. ATM nin 2019/121 Esas sayılı dosyasına sunulu veraset ilamı davacı tarafın mirası ret kararından daha yeni tarihli olduğunu, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi gerektiğini, davaya esas değerin yüksek belirtildiğini, takip çıkış miktarının bu denli yüksek olmadığı 628.286,76 TL olarak dosya hesabında belirtildiğinin görüleceğini, borcun ferilerini de dahil ederek borçlu olmadığının ispatını talep eden davacının hem harç hem yargılama giderleri hem de vekalet ücreti yönünden hesaplamaya esas değerinin yanlış belirtildiğini, bu nedenlerle davanın usulden reddi ile Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle mahkemenin görevsizlik kararı verilmesine, şartları sağlamayan adli yardım talebinin reddi ile yatırılmayan harç ve masrafların davacı tarafından ödenmesine, davanın esastan reddine, şartları oluşmayan %20 tazminat isteminin reddine, iş bu davayı açmakta herhangi bir sorumluluğu bulunmayan müvekkili aleyhine yargılama gideri yükletilmemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise dava esas değerinin yanlış belirtildiğinin tespitine, takip çıkış miktarının dava esas değeri olarak dikkate alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, davacı ... vekili tarafından davalı ...Ş aleyhine, davalı banka tarafından ... ile ... aleyhine İzmir 4. İcra Dairesinin 2018/4853 esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine ...'ın 18/04/2018 tarihinde itiraz ettiği, davalı banka tarafından İzmir 3. ATM'nun 2019/121 esas sayılı dosyasında ...'ın itirazının iptali için dava açıldıktan sonra ...'ın 14/03/2020 tarihinde vefat ettiği, söz konusu dosyada ...'ın veraset ilamının çıkartılması için davacı tarafa 03/07/2020 tarihli duruşmada yetki verildiği ve ...'ın veraset ilamı çıkartılarak Mahkemeye ibraz edildiği, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/121 Esas sayılı dosyasında mirasçı olarak ... davaya dahil edilmiş ise de ...'ın Menemen Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/420 Esas 2020/522 Karar sayılı kararı ile eşi ...'ın mirasının reddettiğinin tespit edildiği, bu nedenle davaco ...'ın eşi ..'ın borcundan dolayı İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2018/4853 esas sayılı dosyasında davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine yönelik işbu menfi tespit davasının açıldığı, İzmir 3. ATM'nin 2019/121 Esas sayılı dosyasında .... A.Ş tarafından ... aleyhine İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2018/4853 Esas sayılı takip dosyasında borca itiraz eden ... aleyhine itirazın iptaline yönelik açılan davada ... mirasçılarının davaya dahil edildiği ve Mahkemece 2021/387 Esas sayılı 16/04/2021 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne ilişkin karar verildiği, kararın kesinleştiği, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen itirazın iptaline yönelik kararın işbu menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil ettiği gerekçeleriyle davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının müteveffa ...’ın eşi olduğunu, uyuşmazlığın müteveffanın mirasını süresinde reddetmiş olan davacının takip konusu borçtan şahsen sorumlu tutulup tutulamayacağının tespitine ilişkindir olduğunu, davacının davalı banka ile ... arasındaki kredi ve kefalet ilişkisine yönelik herhangi bir itirazı bulunmadığını, talebin yalnızca mirasın reddi nedeniyle kendi malvarlığının sorumluluk dışında olduğunun belirlenmesi olduğunu, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/121 Esas sayılı davasının, davacının şahsi sorumluluğu bakımından kesin hüküm teşkil etmediğini, söz konusu davanın yalnızca borçlu-kefil ...’ın borcuna ilişkin olduğunu, davanın devamı sırasında 14.03.2020 tarihinde ...’ın vefatı üzerine davacı vekilince, davacının 29.05.2020 tarihinde mirası kayıtsız şartsız reddetmiş olmasına rağmen, davacıyı mirasçı gösterir şekilde mirasçılık belgesinin mahkemeye sunulduğunu, yerel mahkemece taraf teşkili amacıyla mirasçılara davetiye çıkarıldığını, ancak bu yargılamada davacının malvarlığının borçtan sorumluluğuna ilişkin bir talep ve değerlendirme bulunmadığından kesin hükümden söz edilemeyeceğini, ayrıca davanın taraf genişletilerek mirasçılar yönünden borç tahsiline dönüştürülmesinin hukuken mümkün olmadığını, ...’ın borcundan ancak terekesinin sorumlu olabileceğini, davacı ...’ın mirası süresinde reddetmiş olması sebebiyle sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca TMK 605/2 uyarınca ...’ın ölüm tarihinde borca batıklığının açıkça belli olması nedeniyle mirasın kendiliğinden reddedilmiş sayılacağını, bu nedenle İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/749 E., 2023/526 K. sayılı dosyasında davanın dava şartı yokluğundan reddinin hukuka aykırı olduğu, mahkemenin davanın esasına girerek davacı yönünden borçtan sorumluluk bulunmadığının tespitine karar vermesi gerekirken usulden ret kararı verdiği istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, kefalet sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. İlk derece mahkemesince davacı ...'ın mirasçı sıfatıyla davaya dahil edildiği İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/121 Esas sayılı dosyasında verilen kararın görülmekte olan menfi tespit davası yönünden kesin hüküm teşkil ettiği belirtilmiş ise de, müteveffa ...'ın mirasçıları olan ...'ın Menemen 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/420 Esas 2020/522 Karar sayılı 25.06.2020 tarihli, ...'ın Menemen 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/656 Esas 2020/859 Karar sayılı 15.10.2020 tarihli kararıyla ve ....'ın 2020/650 Esas 2020/818 Karar sayılı 06.10.2020 tarihli kararıyla mirasın gerçek reddi davalarını açtıkları ve davaların kabul edildiği, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 12.03.2024 tarih 2023/4571 Esas 2024/1996 Karar sayılı ilamında da değinildiği üzere mirasın reddi kararı sonrasında mirası reddeden taraflara yapılan tebligatların sonuç doğurmayacağı, İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/121 Esas sayılı davasında verilen karar şeklen kesinleşmiş ise de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'un (4721 sayılı Kanun) 612 ve 613 üncü maddelerine göre mirasın Sulh Mahkemesi'nce iflas hükümlerine göre tasfiye edileceğinin ve terekenin de tasfiye memuru tarafından temsil edileceğinin nazara alınması gerekmektedir. (YHGK'nın 2002/15-572 Esas-2002/577 Karar ve 03.07.2002 tarihli kararı). Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup mahkemece yargılamanın her aşamasında resen göz önünde bulundurulmalıdır. Bu itibarla, her ne kadar İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/121 Esas sayılı davasında verilen karar şeklen kesinleşmiş ise de müteveffa ...'ın mirasının davacı tarafından Menemen 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/420 Esas 2020/522 Karar sayılı 25.06.2020 tarihli ilamıyla reddedildiği, davacının mirasın gerçek reddine ilişkin irade açıklamasıyla birlikte mirasın reddi iradesinin sonuç doğuracağı, Sulh Hukuk Mahkemesi'nce mirasın reddi kararının özel sicile kaydedilmesi ve bundan sonra düzenlenecek mirasçılık belgelerinin ret kararı dikkate alınarak düzenlenmesi gerektiği halde dosya alacaklısı davacı vekilinin talebi üzerine Karşıyaka 5.Noterliği'nin 21.09.2020 tarihli 27932 yevmiye numaralı mirasçılık belgesinin mirasın reddi kararı dikkate alınmaksızın düzenlenmesinin hatalı olduğu ve bu durumda kararın şeklen kesinleşmiş olsa dahi hukuken kesinleşmiş olarak değerlendirilemeyeceği, davacının mirasın reddi beyanına rağmen kendisine mirasçı sıfatı tanınarak aleyhinde kesinleştirme işlemi yapılmasının yerinde olmadığı, buna göre husumetin resen gözetilecek olması da dikkate alınarak ilk derece mahkemesince davacı tarafa, itirazın iptali davasında husumet teşkili sağlayan Karşıyaka 5.Noterliği'nin 21.09.2020 tarih 27932 yevmiye nolu mirasçılık belgesinin iptali için hasımlı mirasçılık belgesinin iptali davası açmak üzere uygun bir süre verilmesi ve mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesi halinde bu durumun İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/121 Esas sayılı dava dosyasında hükme esas alınan mirasçılık belgesinin iptal edilmiş olması nedeniyle yargılamanın iadesi(HMK 375/1-ğ) nedeni oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesiyle davacıya yasal yollara başvurmak üzere uygun bir süre verilerek İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/121 Esas sayılı dava dosyasının usulüne uygun taraf teşkili sağlanmış olarak kesinleştirilmesi sağlandıktan sonra sonucuna göre değerlendirme yapılması gerektiği halde ilk derece mahkemesince kararın şeklen kesinleşmiş olmasına itibar edilerek davanın kesin hükme yönelik dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir. Bu itibarla; ilk derece mahkemesince dava şartı hakkında hatalı şekilde karar verilmiş olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurularının ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.06.2023 tarih 2022/749 Esas 2023/526 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.