(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/11638 E. , 2013/13666 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava kira alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın ka…
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/11638 E. , 2013/13666 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava kira alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27.maddesi hükmüne göre davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Davanın tarafları da bu kapsamda hukuki dinlenme hakkına sahip olup hakim davanın taraflarını dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hüküm veremez. Mahkemece duruşma gününden haberdar edilmek suretiyle bu hakkın ilgililere tanınması gerekir. Tebligat Kanununun 10.maddesine göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklikle birlikte 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununda kabul edilen “adres kayıt sistemi”ndeki adreslerin tebligat işlemleri bakımından esas alınabileceği benimsenmiştir. Tebligat Kanununun 6099 sayılı yasa ile değişik 10.maddesinde, Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen son adresi olarak kabul edilerek tebligatın buraya yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. 10. Maddede yapılan değişiklik ile bilinen en son adrese tebligat yapılması usulü terk edilmemekle birlikte, tebliğ işleminin bu adrese yöntemine uygun bir şekilde yapılamaması durumunda “adres kayıt sistemindeki adres”in esas alınacağı, başka hiçbir araştırma yapılmadan tebligatın o adrese yapılacağı usulü benimsenmiştir. Muhatabın adreste bulunmaması veya bulunduğu halde tebellüğden imtina etmesi halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiği, Tebligat Kanununun 20-21 ve Tüzüğün 28.maddesinde açıklanmıştır. Buna göre muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir. Öte yandan Tebligat Kanununun 21.maddesine 6099 sayılı yasa ile ilave edilen ikinci fıkra hükmüne göre gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru