Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili alacaklının davalı borçludan alacağı olan 5.664,00-Talacağın tahsili için davalı borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası için icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz etmiş olup, takibin durduğunu, müvekkil ile davalı borçlu eser sözleşmesi yaptığını, alacaklı müvekkil bu sözleşme uyarınca ticari satıma konu olan işbu eserin bedeline ilişkin olarak 26/12/2014 tarihinde fatura tanzim ve ibraz etmiş olduğun
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ... tarihleri arasında düzen ..... fuarında ürünlerinin sergilenmesi ve fuar alanında kendisine ayrılan alanın dekorasyonu için müvekkilden 90.057,60 TL tutarlı 13.06.2018 tarih ve .... sıra nolu, 14.927,00 TL tutarlı 29.06.2018 tarih ve ... sıra nolu, 8.260,00 TL tutarlı 02.07.2018 tarih ve .... sıra nolu faturalarda ayrıntılı olarak gösterilen malları satın aldığını, faturalarda gösterilen malların yine 13.06.2018 ve 29.06.2018 tarihlerine davalı şirket’in mimarı ..... tarafından imzalanan Montaj Sahası Durum ve Uygulama Tutanaklarımdan görüleceği üzere sayımı ve kalite kontrolü yapılarak teslim alındığını, davalı şirketin Almanya’daki Fuar’da müvekkilden kaynaklı herhangi bir sorun yaşamaksızın ürünlerin tanıtımını gerçekleştirdiğini ve sosyal medya hesaplannda Fuar’ın sorunsuz olarak geçtiğine ilişkin paylaşımlarda bulunduğunu, sosyal medya paylaşımlarının “.....” kullanıcı adı ile yapılmış olup, ..... Ltd. Şti. , .... Ltd. Şti. ile ..... Paz. A.Ş. şirketler üçlüsünün; temsilcilerinin aynı şahıslar olması, müvekkil tarafından üç şirkete de kesilen fatura tarihlerinin aynı olması, BA-BS Mutabakat mektuplarındaki antetlerinde “.....” ibaresinin yanında “...” ibaresinin de bulunması, şirketlere ilişkin temsil ve ilzam kararlannın aynı tarihte ilan edilmesi, üç şirket merkezinin de Esenyurt’da olması ve hatta iki şirketin merkez adresinin aynı sokakta olması hususlarının tesadüf olmadığını, bu sebeple “.....” kullanıcı adı üzerinden yapılan sosyal medya paylaşımlarının bu üç şirketi de kapsadığını, üç şirketin de Berlin’de ki Fuar’a katılmak amacıyla müvekkilden mal satın aldığını, davalı şirketin müvekkile satın alınan mallan kapsayan faturalan kapsar nitelikte BA-BS Mutabakat Mektuplan gönderdiğini ve taraflann Mutabakat Mektuplan’nda yazılı bakiyelerde mutabık kaldıklarını, anlatılan tüm bu sürece ve taraflar arasındaki borç mutabakatına rağmen davalı şirketçe hiçbir ödeme yapılmadığını, bu nedenle müvekkilin Büyükçekmece ..... Noterliği’nin 11.09.2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle ödemenin yapılması isteminde bulunduğunu ancak davalı şirketin Beyoğlu .... Noterliği’nin 24.09.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabı ihtarnamesiyle malların hiç teslim edilmediği veya ayıplı olduğu gerekçesiyle ödeme yapmayı reddettiğini ve iade faturalan düzenlendiğini ancak bu faturalann müvekkilce kabul edilmediğini ifade ettiğini, davalı şirket tarafından satın alınan mallann faturalarda aynntılan ile gösterildiğini, mallann davacı şirketçe sayımı ve kalite kontrolü sağlanarak teslim alındığını, TTK m.21/2 “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmünü havi olup açıkça teslim alman fatura içeriğine 8 gün için itiraz edilmediği takdirde fatura borcunun ödenmesi gerektiğini ifade ettiğini, davalı şirketin müvekkilin verdiği hizmetin karşılığı olan faturalann kesim tarihinden 3 ay kadar bir süre sonra iade faturalan düzenleyerek müvekkile gönderdiğini, TTK m.21/2 karşısında davacının 3 ay sonra göndermiş olduğu bu iade faturalannın hiçbir hükmünün bulunmadığını, maddenin, kesilen faturaya 8 gün içinde itiraz edilmediği takdirde fatura borcunun ödenmesi gerektiğini net bir şekilde hükme bağladığını, davalı şirketçe mallann ayıplı olduğu veya mallann eksik olarak teslim alındığı ileri sürmüş olsa da bu iddianın hiçbir gerçekliğinin olmadığını, davalı şirketin 20.07.2018 ve 24.09.2018 tarihinde müvekkile BA-BS Mutabakat göndererek borcun varlığını ikrar ettiğini,neticeten; itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun borcunu inkar etmesi ve müvekkil şirketin alacağına kavuşmasını engel olmak için itiraz sebebiyle borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.