DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2754 E. , 2024/887 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2754 Karar No : 2024/887 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 30/11/2022 tarih ve E:2021/1560, K:2022/9554 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gaze
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2754 E. , 2024/887 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2754 Karar No : 2024/887 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 30/11/2022 tarih ve E:2021/1560, K:2022/9554 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. madde uyarınca davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı sosyal haklarının iadesine ve parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 30/11/2022 tarih ve E:2021/1560, K:2022/9554 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmediğinden işin esasına geçilmiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu davacının ceza yargılamasının ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında devam etmekte olduğunun görüldüğü, Davacının kendi beyanları, davacı hakkındaki tanık beyanları ve davacının adının geçtiği Bylock yazışma içerikleri yönünden, davacının üniversiteye hazırlık döneminde örgüte müzahir dershaneye gittiğine ve üniversite döneminde örgüte müzahir evde kaldığına yönelik kendi beyanı, davacının örgütün içinde yer aldığına, hakim savcı sınavlarına örgüte ait evlerde hazırlandığına ve diğer hususlara yönelik tanık ifadeleri ile adı ve soyadına açıkça yer verilen ByLock yazışma içerikleri ve davacının bu tanık ifadeleri ile adının geçtiği ByLock yazışmalarına karşı beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının anılan delillere karşı beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir yaptırım niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği, Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı sosyal haklarının iadesine ve parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, tetkik hakiminin düşüncesinin kendisine tebliğ edilmediği, dava konusu kararın ve Danıştay savcı düşüncesinin masumiyet karinesinden yararlanma hakkını ihlal ettiği, hakkında bir yargı kararı olmadan iletişim bilgilerinin CMK m. 134 ve 135’e açıkça aykırı olarak elde edilip incelendiği ve HSK’da bulunan dosyası da hiçbir mahkeme kararı olmadan soruşturma amacıyla incelenip kişisel verilerine müdahale edildiği için Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 8. maddesinin ihlal edildiği, savcı görüşünde belirtilenin aksine kendisinin bağımsızlık ve tarafsızlığa aykırı davrandığını gösteren tek bir somut bulgu bulunmadığı gibi, bu yönde ortaya konmuş hiçbir iddianın da olmadığı, dava konusu yaptırıma dayanak olan önceden yayınlanmış (erişilebilir) ve uygulaması öngörülebilir nitelikte bir “kanun” olmadığı, kanunilik ve suç ve cezaların geçmişe yürütülemeyeceği ilkelerinin ihlal edildiği, verilen kararın Anayasanın 15. ve 121. maddeleri ile AİHS m. 15 ve Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nin 4. maddesine aykırı olduğu, itirafçı tanık ifadelerinin yasa dışı delil olduğu, Daire kararında dayanılan tüm delillerin (yasal faaliyetler) meslekten ihraç edildiği tarihten sonra elde edildiği, aynı suçlama ve faaliyetlere dayalı olarak ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yargılanması sebebiyle AİHS’e Ek 7 No.lu Protokol’ün 4. maddesinin ihlal edildiği, hukuk devleti ilkesine aykırı hareket edildiği gibi dava konusu işlemle çekirdek haklarına da müdahale edildiği, adil yargılanma hakkı, gerekçeli karar hakkı, mülkiyet hakkı, eğitim hakkı ve özel hayata saygı haklarının ihlal edildiği, masumiyet karinesinden yararlanmada diğer bireylerle arasında ayrımcılık yapıldığı ve aynı durumun AİHS'in 7., 8., 10. ve 11. maddeleri yönünden de geçerli olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının ceza yargılamasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu, böylece silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği, ancak gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili yeterli mahiyette bilgi verdiği kabul edilerek, 5237 sayılı TCK'nın 221/3, 221/4-1. cümle ve CMK'nın 223/4-a maddesi gereğince sanığa ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla esastan reddedildiği ve temyiz incelemesinin Yargıtay ... Ceza Dairesinin E:... sayılı dosyasında devam ettiği görülmüştür. 375 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında, iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise, ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren, örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir. Bu itibarla, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçunun tespitinde delil olarak değerlendirilecek bir kısım fiil ve davranışlar, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecek nitelikte olduğundan, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin bu davada, "silahlı terör örgütüne üye olmak" isnadıyla açılan ceza davasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerekmemektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 30/11/2022 tarih ve E:2021/1560, K:2022/9554 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 25/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.