(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/21849 E. , 2012/22218 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (...)Mahkemesi DAVALILAR :1- Sosyal Güvenlik Kurumu Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine, işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafın…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/21849 E. , 2012/22218 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (...)Mahkemesi DAVALILAR :1- Sosyal Güvenlik Kurumu Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine, işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Dava Hizmet tespiti ve İşçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece İşçilik alacağı talebi reddedilmiş ve Hizmet tespitine ilişkin davacı vekilinin talebinin ıslah dilekçesi şeklinde yapılmadığı ve yine harçlandırılmayıp taraflara tebliğe çıkartılmadığı gerekçesiyle talebe ilişkin herhangi bir hüküm tesisi gerekmediği belirtilerek hizmet tespitine ilişkin talebe yönelik karar verilmemiş ise de, gerekçeli kararda davalı olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının davalı sıfatı ile yer aldığı ayrıca davacının dava dilekçesi ile hizmet tespiti talebinde bulunduğu ve bu nedenle Hizmet Tespiti ve İşçilik alacaklarına yönelik ayrı ayrı taleplerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Sigortalılığa ilişkin “hizmet tespiti” davaları, Sosyal Güvenlik hakkına ilişkin olarak ortaya çıkan davalardır. Yasal dayanağını 506 sayılı Yasa'nın 6. ve 79/10. (5510 sayılı Yasa açısından ise 86/9.) maddelerinden almaktadır. Sözü edilen 6.maddede, çalıştırılanların, işe alınmaları ile kendiliğinden sigortalı olacakları, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği belirtilmiştir. Anılan yasanın 79/10. maddesinde ise, sigortalıların, çalışmalarının tespiti ile ilgili dava açabilecekleri hükme bağlanmıştır. Bu bakımdan, hizmet tespitine ilişkin davalar sosyal güvenlik hakkı ve kamu düzeni ile ilgili olup, kişi iradesi belirleyici etkiye sahip değildir. İçerisinde bulunduğu yasal statünün belirlediği durum doğrudan dikkate alınır. Bu nedenle hakim, kendiliğinden araştırma yapma yetkisine sahiptir. Bu yetki kapsamında, gerektiğinde tanık ve diğer deliller yoluyla doğrudan gerçeği bulma yükümü bulunmaktadır. İşçilik haklarına ilişkin davalar ise, 4857 sayılı yasadan kaynaklanmaktadır. Bu tür davalar, kişi iradesine önemli rol verilip, taraf anlaşmalarına geçerlilik tanınan, alacak ve tazminat türünde olan davalardır. Taraflar bu tür haklarından her zaman vazgeçebilir. Bu nedenle hakim, kendiliğinden araştırma yapmaz. Tarafların bildirdiği deliller dışında delil toplanması da olanaklı değildir. Kaldı ki, Kurumun bu davalarda davalı sıfatı da bulunmamaktadır.