Başvuru, meşru savunma hükümlerinin uygulanmaması ve suçun hatalı nitelendirilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; ceza yargılaması sonunda tabancanın müsaderesine ilişkin kararın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştirilmesiyle birlikte infazı nedeniyle de mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, meşru savunma hükümlerinin uygulanmaması ve suçun hatalı nitelendirilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; ceza yargılaması sonunda tabancanın müsaderesine ilişkin kararın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştirilmesiyle birlikte infazı nedeniyle de mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 12/6/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1974 doğumlu olup Malatya'da ikamet etmektedir. Başvurucu hakkında silahla tehdit suçunu işlediği iddiasıyla ceza soruşturması başlatılmıştır. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) 17/8/2017 tarihinde, yaşanan kavgada üstüne doğru bir kişinin gelmesi üzerine ruhsatlı tabancasıyla apartman boşluğuna doğru ateş eden başvurucunun atılı suçtan cezalandırılmasını talep etmiştir. Ayrıca Başsavcılık, suçta kullanıldığı iddia edilen başvurucuya ait 65x17 mm çapındaki Kırıkkale marka yarı otomatik ruhsatlı tabancanın da müsaderesini istemiştir. Malatya Asliye Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) görülen davada başvurucu 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını (HAGB) kabul ettiğini ifade etmiştir. Başvurucunun vekili, müvekkilinin beyanlarına katıldığını belirtmiştir. Mahkeme 19/4/2018 tarihinde başvurucunun silahla tehdit suçunu işlediğini belirterek haksız tahrik indirimi ile takdiri indirim nedenlerini uyguladıktan sonra 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmetmiştir. Ancak Mahkeme, 5271 sayılı Kanun'un maddesi koşulları oluştuğundan HAGB'ye, başvurucunun 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde kasıtlı bir suç işlemediği takdirde davanın düşürülmesine karar vermiştir. Mahkeme, başvurucuya ait tabancanın da suçta kullanılmış olduğu gerekçesiyle müsaderesine karar vermiştir. Başvurucu, HAGB ve müsadere kararına itiraz etmiştir. Başvurucu itirazında yargılamaya konu olayda meşru müdafaa hükümleri uygulanarak beraatine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Başvurucu, ruhsatlı tabancanın iadesi yerine müsaderesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Malatya Ağır Ceza Mahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi) 23/5/2018 tarihinde başvurucunun itirazını kesin olarak reddetmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi, 5271 sayılı Kanun'un maddesinde gösterilen koşullar ile dosyanın esasına ilişkin hususlar gözönüne alındığından HAGB'nin usul ve yasaya aykırılık teşkil etmediğini açıklamıştır. Ağır Ceza Mahkemesi, müsadere kararı yönünden ayrı bir değerlendirmede bulunmamıştır. Nihai karar 4/6/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 12/6/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başsavcılık, Mahkeme kararına istinaden müsadereye konu tabancanın 30/10/2018 tarihinde Malatya Ordu Lojistik Destek Komutanlığı Dayanıklı Taşınır-222 Mal Saymanlığına teslim edildiğini belirtmiştir. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. Süleyman Başmeydan [GK], B. No: 2015/6164, 20/6/2019, §§ 23-