5. Ceza Dairesi 2006/12785 E. , 2010/6189 K. "İçtihat Metni" Irza geçme, reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma, evlenmenin akdi olmaksızın evlenmenin dini merasimini yaptırmak suçlarından sanık ... ile evlenmenin akdi olmaksızın evlenmenin dini merasimini yaptırmak suçundan sanıklar ... ve ...’ün yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ... ve ...’ün atılı suçtan beraetlerine, sanık ...’ın evlenmenin akdi olmaksızın evlenmenin dini merasimini yaptırmak suçundan beraetine, reşit olmaya
**5. Ceza Dairesi 2006/12785 E. , 2010/6189 K.** **"İçtihat Metni"** Irza geçme, reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma, evlenmenin akdi olmaksızın evlenmenin dini merasimini yaptırmak suçlarından sanık ... ile evlenmenin akdi olmaksızın evlenmenin dini merasimini yaptırmak suçundan sanıklar ... ve ...’ün yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ... ve ...’ün atılı suçtan beraetlerine, sanık ...’ın evlenmenin akdi olmaksızın evlenmenin dini merasimini yaptırmak suçundan beraetine, reşit olmayan mağdureyle rızasıyla cinsi münasebette bulunmak suçundan mahkümiyetine dair, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.11.2005 gün ve 2005/235 Esas, 2005/379 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık ... müdafii ve katılan ... vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Mağdure hakkında alınmış bir koruma kararının bulunmaması nedeniyle katılan ... vekilinin hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanık ... hakkında reşit olmayan mağdureyle rızasıyla cinsi münasebette bulunmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Anayasa Mahkemesinin 23.11.2005 günlü 2005/103-89 sayılı kararı ile 5237 sayılı Yasanın 104/2. maddesinin iptal edilmesi karşısında, reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma eyleminin aynı Yasanın 104. maddesinin 1. fıkrasına temas ettiği, şikayete bağlı bulunan bu suçun uzlaşma kapsamında kaldığı ve uzlaşmanın bir kovuşturma şartı olduğu nazara alınarak 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma girişiminde bulunulması; sonuçsuz kalması halinde 5728 sayılı Kanunla değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan esası incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.