10. Hukuk Dairesi 2025/13561 E. , 2026/1729 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/74 E., 2025/109 K. Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava …
10. Hukuk Dairesi 2025/13561 E. , 2026/1729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/74 E., 2025/109 K. Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 15.03.2011 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen olayla davalı şirket yetkililerinin herhangi bir kusurunun olmadığını, kendilerinin almadığı veya almayı ihmal ettiği bir tedbirin bulunmadığını, davacının kaza tarihinden 5 gün önce işe başladığını, kendisinin daha önce mermer fabrikasında aynı işi yaptığı için, yapılan iş konusunda bilgi ve tecrübe sahibi olduğunu, çalışma esnasında alması gereken tedbiri almadığını, riskli çalıştığını, davacının şirkette "ST" mermer blok kesim makinesi kullandığını, iddiasının aksine "ST" makinesinin vakumlarında herhangi bir arıza olmadığını, davacının tamamen kendi inisiyatifi ile sehpayı kullandığını, sehpa ile çalışıldığında sehpayı kurma ve güvenliği ile sağlamlığını denetleme görevinin o kişiye ait olduğunu, davacının halen... San. .... Ltd. Şti.'de davalı şirkette yaptığı aynı işi yaptığını, herhangi bir rahatsızlığının olmadığını, davacının maluliyetinin söz konusu olmadığını, manevi tazminatın fahiş olduğunu, dava konusu kazayı kapsar şekilde ... Sigorta A.Ş. tarafından sigorta poliçesi düzenlendiğini ileri sürerek; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.05.2022 tarihli ve 2018/200 Esas, 2022/191 Karar sayılı kararı ile bozma ilamı doğrultusunda Adli Tıp Kurumu İkinci Üst kurulundan rapor alındığı, 08.07.2021 tarihli raporda, davacının E Cetveline (yaşına) göre %1,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda, hesap bilirkişisinden ek rapor alındığı, 09.05.2022 tarihli raporda, davacının geçici ve sürekli iş gücü (efor) kaybından kaynaklanan ve SGK ödemelerini aşan toplam zararının 25.512,78 TL olarak hesaplandığı, tarafların iddiaları, dosya kapsamındaki belgeler, davacının ekonomik ve aylık gelir durumu, olayın oluşumu, tarafların kusur durumu, davacının maluliyet oranı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının %1,3 maluliyetiyle sonuçlanan iş kazasında, davacının yaşadığı elem ve ızdırabın kısmen de olsa hafifletilmesine yönelik olarak ve hakkaniyet ilkesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle manevi tazminata karar vermek gerektiği gerekçesiyle 25.512,78 TL maddi tazminat, 8.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 26.05.2022 tarihli ve 2018/200 Esas, 2022/191 Karar sayılı kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.10.2023 tarih ve 2022/11823 E- 2023/9821 K. ile "...Somut olayda Mahkemece bozma öncesi hükme esas alınan 25.03.2015 tarihli hesap bilirkişisi raporunda bakiye ömür tespiti yönünden PMF Yaşam Tablosunun esas alındığı, işbu kararın davacı ve davalı tarafından temyiz edildiği, davacının bakiye ömür tespiti yönünden temyiz itirazında bulunmadığı ancak bozma ilamı sonrası Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda TRH10 Yaşam Tablosunun kullanılarak davacının bakiye ömrünün tespit edilmesi ile hatalı sonuca gidildiği anlaşılmıştır. Mahkemece yapılacak iş, alınacak yeni hesap raporunda davacının iş göremezlik oranının %1,3 olduğu, bakiye ömür tablosu olarak PMF tablosunu esas alarak davacının bakiye ömrünü belirlemek, Mahkemece yapılan hesaplamada esas alınan bilinen (işlemiş) dönem sonu tarihini (31.12.2022) ve Mahkemece kabul gören diğer verileri gözetmek, bu tarihten sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki değişiklikleri rapora yansıtmamak ve bunlar dışındaki usuli kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir..." gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda, hesap bilirkişisine dosyanın tevdi edildiği, davacının iş göremezlik oranının %1,3 olduğu, bakiye ömür tablosu olarak PMF tablosunu esas alarak davacının bakiye ömrünü belirleyerek, hesaplamada esas alınan bilinen (işlemiş) dönem sonu tarihini ( 31.12.2022) ve Mahkemece kabul gören diğer veriler gözetilerek, bu tarihten sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki değişiklikleri rapora yansıtmamak ve bunlar dışındaki usuli kazanılmış haklar gözetilerek rapor düzenlenmesinin istendiği, hazırlanan raporda davacının talep edebileceği maddi zararın 21.984,27 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle; 21.984,27 TL maddi tazminat, 8.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.Mahkemenin usuli kazanılmış haktan yola çıkarak vermiş olduğu kararın hatalı olduğunu b.Müvekkilinin kusur oranına ve maluliyet oranı ilişkin bozma öncesi alınan raporların yetersiz olduğunu, hem kusur oranına ilişkin yeni bir rapor alınması hem de işbu dava konusu iş kazası neticesinde müvekkilinin vücudunda halen devam eden rahatsızlıkların müvekkilinde oluşturduğu maluliyet oranının tekrar belirlenmesi gerektiğini, c.Manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, d.Vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.