17. Hukuk Dairesi 2012/11219 E. , 2013/1998 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu davalıya kaskolu olan aracın, ters yöne girerek hareket halinde olan araca kusurlu olarak çarptığını ve maddi hasa…
**17. Hukuk Dairesi 2012/11219 E. , 2013/1998 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu davalıya kaskolu olan aracın, ters yöne girerek hareket halinde olan araca kusurlu olarak çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, mahkeme arayıcılığı ile müvekkiline ait aracın hasar bedelinin tespit edildiğini, müvekkilinin ,aracın onarımını yaptırdığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL hasar bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, hasar ihbar edilmediğinden müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece ,toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davacı sigortalının rizikonun meydana geldiğine dair ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği ve basiretli tacir gibi davranmadığı, hasara uğrayan araç üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmaması gerekirken davacının sigortacıya ihbarda bulunmadan aracı tamir ettirmesi, araçtaki hasarı ve hasarın oluş şeklini gizlediği ve kararttığı, TTK' nın 1292/son maddesine göre bu davranışları nedeni ile sigortadan doğan haklarını kaybettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı ... Şirketi, davacı aracının kasko sigortacısıdır. TTK.1282 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin savunmanın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. TTK 1292/1 maddesi gereğince sigorta ettiren kimse sigortanın taalluk ettiği rizikonun gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş iş günü içinde sigortacıya haber vermeye mecburdur. Ancak bu süre hakdüşürücü bir süre değildir. Riziko ihbarının süresinde yapılmamış olması halinin kasıtlı olduğu iddia ve ispat edilmedikçe sigortalının hakları zayii olmaz. 1292/3 maddesi uyarınca sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığının ispat külfeti sigortalıya geçer. Somut olayda; davacıya ait kaskolu araç ile dava dışı aracın 25.8.2011 tarihinde çarpışması sonucu davacı aracında hasar meydana gelmiş ve taraflarca aynı gün kaza tespit tutanağı tanzim edilmiştir. Ayrıca davacı 26.8.2011 tarihinde mahkeme kanalıyla aracındaki hasarları tesbit ettirmiş ve tesbit bilirkişisinden alınan 7.9.2011 tarihli rapor davalı sigortaya tebliğ edilmiş, sigorta tarafından bu rapora 12.10.2011 tarihinde itiraz edilmiştir. Bu şekilde davalı ... şirketi trafik kazasından haberdar olmuştur. Bu durumda TTK.nın 1292 maddesinde belirtilen 5 günlük süre hakdüşürücü süre olmadığı gibi, davacı tesbit raporunu davalı sigortaya bildirmek suretiylede trafik kazasının olduğunu ve araçtaki hasarın meydana geldiğini öğrenmiş olup, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 19.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.