8. Hukuk Dairesi 2020/4382 E. , 2021/1028 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı alacaklı vekili, haciz yapılan iş yerinin borçlu ... ile kardeşi ... tarafından bir…
**8. Hukuk Dairesi 2020/4382 E. , 2021/1028 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı alacaklı vekili, haciz yapılan iş yerinin borçlu ... ile kardeşi ... tarafından birlikte işletilmekte olduğunu,borçlu adına iş yerine yapılan tebligatın haciz mahallinde borçlunun işçisi olduğunu beyan eden kişi tarafından tebliğ alındığını iddia ederek, davanın kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı üçüncü kişi vekili, üçüncü kişi şirket ortaklarının ... ve ... olduğunu, borçlu ...'ün, kardeşinin ortak ve temsilci olduğu üçüncü kişi şirkete ait işlerde yardımcı olmak amacıyla çalıştığını,davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 24.09.2014 tarihli ve 2013/18105 Esas, 2014/17076 Karar sayılı ilamı ile, borçluya yöntemince çıkartılacak açıklamalı davetiye ile davaya katılma olanağı sağlanması, duruşmaları takip etmesi halinde istihkak iddiasına karşı tutumunun belirlenmesi; ayrıca ödeme emrinin haciz adresinde tebliğ edildiği, yine borçlunun takip dosyasına sunduğu 25.08.2011 tarihli borca itiraz dilekçesinde adres olarak haciz adresini gösterdiği, bu hususların da değerlendirmeye tabi tutulup, dosyada bulunan tanık beyanları da dahil tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmakla birlikte menfi tespit davası neticesinde, anılan haciz işleminin gerçekleştirildiği Bucak İcra Müdürlüğünün 2011/20185 Esas sayılı takip dosyasında, borçlu Süleyman Gök'ün borçlu olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşıldığından, davanın konusunun kalmadığı, borçlunun borçlu olmadığının tespit edilmiş olması karşısında da davalı tarafın davanın açılmasına neden olmadığı gerekçesi ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından vekalet ücreti açısından temyiz edilmiştir. Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Konusuz kalan istihkak davasıyla ilgili karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğine göre; karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir.