18. Ceza Dairesi 2017/7248 E. , 2018/7719 K. "" KARAR Hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08/03/2017 tarihli ve 2016/148192 soruşturma, 2017/23517 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 27/03/2017 tarihli ve 2017/1349 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incel…
**18. Ceza Dairesi 2017/7248 E. , 2018/7719 K.** **"İçtihat Metni"** KARAR Hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08/03/2017 tarihli ve 2016/148192 soruşturma, 2017/23517 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 27/03/2017 tarihli ve 2017/1349 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İstem yazısında: “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, somut olayda, müştekinin ve şüphelinin ifadesinin alınması haricinde şüpheli hakkında şikayet konusu edilen eylemlere ilişkin leh ve aleyhine olabilecek deliller toparlanarak etkin bir soruşturma yürütülmeden, müştekinin telefonla rahatsız edilmesi iddialarının doğruluğu araştırılmadan, eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği dikkate alındığında, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Denilmektedir. I- Olay: Müşteki ...’in 31/10/2016 havale tarihli dilekçesi ile şüpheli ...’nün kendisini telefonla aramak sureti ile rahatsız ettiği ve mesaj göndermek sureti ile hakaret ettiğini beyan edip şikayetçi olması üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet başsavcılığında soruşturma başlatıldığı, müştekinin ifadesinde tanık olarak eşi...’i gösterip dinlenmesini istediği, ayrıca şikayete konu aramaları gösterir telefon ekran görüntülerinin çıktı olarak dosyaya ibraz ettiği, Cumhuriyet başsavcılığınca şüphelinin ifadesinin kolluk marifeti ile aldırıldığı, soruşturmanın bu şekilde neticelendirilip özetle yeterli şüphe olmaması nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara müşteki tarafından itiraz edilmesi üzerine itirazı incelemekle yetkili ve görevli İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliğince itirazın reddine dair karar verildiği, merci kararının bozulması talepli kanun yararına bozulması talebinde bulunulmuştur. II- Hukuksal Değerlendirme: