4. Hukuk Dairesi 2022/11690 E. , 2023/6350 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/136 - 2022/256 BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : Bursa 8 Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında görülen haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar veril
**4. Hukuk Dairesi 2022/11690 E. , 2023/6350 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/136 - 2022/256 BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : Bursa 8 Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında görülen haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; 26.12.2006 tarihinde davalıların sürücüsü, maliki ve trafik sigortacısı olduğu aracın, davacının sürücüsü olduğu araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 500,00 TL maddi tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 18.06.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 151.446,00 TL'ye yükseltmiştir. Birleşen davada; ek dava açarak fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 92.638,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 26.12.2006 tarinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Şirketi vekili; kazada kusurun davacıda olduğunu, aracın davalı ... şirketinde trafik ve kasko sigortasının olduğunu, davacının daha önce de bir kaç kez trafik kazası geçirdiğini, tedavisini aksattığı ve iddia edilen görme yetisindeki azalma veya kaybın davaya konu kazadan önce olduğuna ilişkin duyumlar alındığını, manevi tazminat talebinin zenginleşmeye yönelik fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Şirketi vekili; kazaya karışan aracın müvekili nezdinde trafik sigortasının olduğunu, sorumluluğun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti olan 57.500,00 TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin trafik sigortası teminatı dışında tutulduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili; davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.12.2015 tarih ve 2008/612 Esas, 2015/552 Karar sayılı kararı ile 151.446,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... şirketinin 57.500,00 TL'lik limitle sınırlı sorumlu olduğuna, davalı ... şirketi yönünden dava tarihinden diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 26.12.2006 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş tarzı ve olay tarihindeki paranın satın alma gücü gibi nedenler gözetilerek takdir olunan 35.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.12.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Teker Ticaret Kolektif Şirketininden müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... şirketi hakkındaki manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve Teker Ticaret Otomotiv Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.05.2017 tarihli ve 2016/8143 Esas, 2017/5523 Karar sayılı ilamıyla; davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "...Mahkemece, davacının kaza nedeniyle meydana gelen işgücü kaybı hususunda Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmış ise de, rapor kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenmiştir. Kaza, 26.12.2006 tarihinde gerçekleşmiş olup maluliyet oranının tespiti açısından Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü yürürlüktedir. Bu durumda, trafik kazası nedeniyle işgücü kaybı oranının kesin olarak belirlenmesi için kaza tarihinde yürürlükte bulunan söz konusu Tüzük hükümlerine göre Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi'nden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir... mahkemece, davacı ...'in 05.09.2013 tarihinde çalışmaya başladığı işle ilgili olarak hangi ücret üzerinden SGK'ya bildirim yapıldığı da sorulup SGK'dan davacının maaş bordroları da getirtilmek suretiyle 05.09.2013 tarihi itibarı ile yeni gelir durumunun araştırılarak netleştirilmesi ve daha sonra kaza tarihinden 05.09.2013 tarihine kadar asgari ücret üzerinden, 05.09.2013 tarihinden sonra ise başlamış olduğu işine ait belirlenecek ücret üzerinden tazminat hesabı yapılması konusunda, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde davacının kaza tarihinden itibaren asgari ücretin 1.54 katı düzeyinde gelir almakta olduğu kabulüne göre yanlış değerlendirme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma ilamının kapsamına göre taraf vekillerinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş; davalı ... Otomotiv Şirketi vekilinin karar düzeltme isteğinin Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.04.2018 tarihli ve 2017/4581 Esas, 2018/4188 Karar sayılı ilamı ile reddine karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 01.10.2019 tarihli ve 2018/298 Esas, 2019/451 Karar sayılı kararı ile; bozmaya uyularak asıl dava yönünden; 151.446,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... şirketinin poliçe limiti olan 57.500,00 TL'ile sorumlu olduğunun tespitine, davalı ... şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olan bedele dava tarihi olan 27/11/2008 tarihinden diğer davalılar yönünden ise haksız fiilin meydana geldiği tarihi olan 26/12/2006 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, 35.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 26/12/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Teker Ticaret Kolektif Şirketininden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, davalı ... şirketi hakkındaki manevi tazminat davasının reddine, birleşen dava yönünden; bozma ilamı öncesi verilen kararın davacı tarafça temyiz edilmediği hükmün davacı bakımından kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.01.2021 tarihli ve 2019/6603 Esas, 2021/125 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. 3. Onama ilamına karşı davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuş; Dairenin 13.01.2022 tarihli ve 2021/16419 Esas, 2022/371 Karar sayılı ilamıyla; "davacı vekili asıl davada verilen kararı maddi tazminat yönünden temyiz etmemiş ise de; asıl davada verilen karara dayanak olan aktüer raporunda davacının gelirinin asgari ücretin 1.54 katı olarak kabul edildiği ancak bu doğrultuda hükmedilen tazminat miktarının, davacının gelirinin araştırılarak doğru saptanması gerektiği nedeni ile Dairemizce bozulduğu başka bir deyişle davacının geliri yönünden bozma yapıldığı ve bu durumda maddi tazminata ilişkin hükmün davacı açısından kesinleşmiş olduğunun söylenemeyeceği" gerekçesiyle davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairenin 19/01/2021 gün 2019/6603 2021/125 E-K sayılı bozmaya uygun onama ilamının ortadan kaldırılmasına karar verilerek davacı yanın temyiz istemlerinin incelemesine geçilmiş; davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "Mahkemece; bozma ilamı öncesi davacı tarafça kararın temyiz edilmediği, bu nedenle asıl dava yönünden maddi tazminata ilişkin hükmün davacı yönünden kesinleştiği, davacının kesinleşen maddi tazminat miktarı bakımından yeni bir dava ile talepte bulunamayacağı anlaşılmakla birleşen dosyanın bu nedenle reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir. Bozma ilamı öncesi davacının geliri asgari ücretin 1.54 katı olarak belirlenmiş ve hesaplanan tazminat hüküm altına alınmıştır. Davacının temyiz itirazının sadece manevi tazminata ilişkin olduğu ve asgari ücretin 1.54 katı olarak belirlenen gelire itirazı olmadığından, itirazı olan davalılar sürücü ve malik yararına hüküm bozulmuştur. Bozma ilamından sonra ise davacının gelirinin asgari ücret olarak belirlenmiş olmasına göre; artık asıl dava yönünden maddi tazminata ilişkin hükmün davacı yönünden kesinleştiği, ve bu nedenle davacının birleşen davayı açma hakkı bulunmadığından bahsedilemez. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, 27/05/2019 tarihli son (ek) bilirkişi raporu doğrultusunda (rapor tarihindeki güncel veriler esas alınarak) yapılan hesaplama dikkate alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi isabetli olmayıp davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılamada davacı vekili asıl davadaki tazminatın ödendiğini, birleşen dava yönünden davalı işletene karşı açılan davayı takip etmeyeceğini beyan ettiği, davalı işletenin de birleşen davayı takip etmeyeceğini beyan ettiği gözetilerek birleşen davada davalı işleten yönünden tefrik kararı verilerek ayrı bir esasa kaydedilip 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150 nci maddesi uyarınca işlem yapılmasına karar verildiği, bozma sonrası davacının geliri asgari düzeyinde kabul edilerek birleşen davada talep edilebilecek tazminat tutarının belirlendiği gerekçesiyle; asıl dava yönünden karar kesinleşmekle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulü ile 92.138,97 TL maddi tazminatın davalı ...'ten 26.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma kararı gereğince bilirkişiden ek rapor alınması gerekirken ek rapor alınmadığını, bozma sonrası asgari ücret artış miktarları gözetilmeksizin karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminat miktarının da arttırılmadan hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı ile diğer davalının birbiriyle uyumlu ve feragat niteliğindeki beyanlarına rağmen mükerrer nitelikte aynen önceki haliyle hüküm kurulmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, asıl davaya konu alacakların ödendiği ve asıl davanın konusuz kaldığını, birleşen dava yönünden verilen kararın usule ve yasaya aykırı olduğunu, takipsiz bırakma beyanının davadan feragat niteliğinde olduğunu, birleşen davaya konu talepleri yönünden usulü kazanılmış hak doğduğundan vekalet ücreti, yargılama gideri ve harçlara yönelik mahkeme kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu, birleşen dava taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan ve diğer davalıların sürücüsü ve maliki olduğu aracın karıştığı 26.12.2006 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucu davacı sürücünün bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ıncı (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ve 47 nci) maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.