8. Hukuk Dairesi 2020/1574 E. , 2020/5643 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tazminat Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın görev nedeniyle reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.12.2019 tarihli ve 2016/9270 Esas, 2019/11480 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalılar vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş ol…
**8. Hukuk Dairesi 2020/1574 E. , 2020/5643 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tazminat Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın görev nedeniyle reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.12.2019 tarihli ve 2016/9270 Esas, 2019/11480 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalılar vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü : KARAR Davacı vekili, 2527 ada 29 parsel numaralı taşınmaz üzerinde 100-110 m² alanlı gecekondu vasıflı bir bina ile kömürlüğü ve çoğu incir ile ayvadan oluşan 18-20 adet ağacı bulunduğunu, davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortak ve yetkilisi olan ... tarafından müvekkilinin rızası dışında binanın yıkılıp ağaçların söküldüğünü, binadan çıkan malzemelerin ve ağaç kalıntılarının yapmakta oldukları inşaatta kullanıldığını beyan ederek, 1.000 TL uğradığı maddi zararlar ile yoksun kalınan kira bedeli karşılığı tazminat ve 5.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekili, yıkıldığı iddia edilen yerin oturulabilir bir yapı olmadığını ve harabeden ibaret tinercilerin mesken tuttuğu, çatısı göçmüş ve kapı ve pencereleri olmayan bir yıkıntı olduğunu, inşaatın hafriyatı sırasında çevrede oturanların dozer operatörüne bu taşınmazla ilgili olumsuz şikayetlerde bulunması üzerine yıkıldığını ve müvekkilinin bu durumu daha sonra dozer operatöründen öğrendiğini, kaldı ki bu yerin Hazineye ait olup davacının mülkiyet hakkı bulunmadığından aktif dava ehliyetine sahip olmadığını , davacının zarara uğradığını ispat etmesi gerektiğini belirterek, uyuşmazlığın zilyetliğin korunması niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, uyuşmazlığın zilyetliğinin korunması niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle görev nedeni ile davanın usulden reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, haksız fiilden doğan tazminat isteğine ilişkindir. HUMK’un 440/III-3 maddesine göre, görevsizlik, yetkisizlik, hakimin reddi, dava veya karşılık davanın açılmamış sayılması, davaların birleştirilmesi ve merci belirtilmesi kararlarının onanması veya bozulmasına ilişkin Yargıtay kararlarına karşı karar düzeltme yoluna başvuru olanağı yoktur. Somut olayda da; İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 01.10.2015 tarihli ve 2013/211 Esas, 2015/376 Karar sayılı görevsizlik kararının bozulmasına ilişkin Dairemizce verilen 18.12.2019 tarihli ve 2016/9270 Esas, 2019/11480 Karar sayılı bu ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı olduğundan davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 01.10.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.