T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/276 - 2026/623 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/276 KARAR NO : 2026/623 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/11/2025 NUMARASI : 2025/... Esas 2025/... Karar DAVACI : ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALI : ... - VEKİLİ : A…
T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/276 - 2026/623 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/276 KARAR NO : 2026/623 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/11/2025 NUMARASI : 2025/... Esas 2025/... Karar DAVACI : ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALI : ... - VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/04/2026 Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/11/2025 tarih ve 2025/... Esas - 2025/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili tarafından davalıya karşı kaçak elektrik kullanım bedeline dayalı olarak Adana 1. Genel İcra Dairesinin 2024/... sayılı dosyası ile girişilen takibe haksız ve kötü niyetle itiraz edildiğini belirterek anılan takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile asıl alacağın %20'sinden az olmayan icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini dava ettiğini, davalı hakkında takiplere konu 22/10/2024 tarihli ... sayılı kaçak elektrik tutanaklarında belirtilen elektrik kullanım bedelinin ödenmemesi üzerine Adana 1. Genel İcra Dairesi 2024/... E. sayılı dosyalar ile ilamsız takip yolu ile icra takibine başlandığını, işbu icra dosyası ile gönderilen ödeme davalıya tebliğ edildiğini, davalı işbu icra takibine itiraz ettiğini, davalının itirazları haksız, kötü niyetli ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik itirazlar olduğu, davalının, müvekkili şirketin bilgisi dışında dağıtım sistemine doğrudan bağlantı yoluyla şebekeden kaçak hat çekmesi neticesinde elektrik kullandığını tespit ettiğini, aynı yönetmelik uyarınca da davalının tutanak tarihine kadar kullandığı kaçak elektrik bedelini davalıdan ilamsız icra takibi yolu ile talep ettiğini, müvekkili şirket tamamen yasa ve yönetmelikten kaynaklı alacak hakkını kullanmak adına icra takibine başladığını, İcra takibine konu tutanak davalıdan alacaklı olduğunu göstermekte olup davalının itirazları tamamen haksız ve kötü niyetli olduğunu, 30.05.2018 tarih, 30436 sayı ile resmi gazetede yayımlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kaçak elektrik kullanımı, tespiti ve faturalandırılması gibi süreçlerin tamamına ilişkin işlemlerin nasıl yapılacağını gösterdiğini, takibe konu kaçak kullanım tespit tutanağının tutulduğu adres davalı tarafından kullanılan adres olduğu, davalının perakende satış sözleşmesi olmaksızın elektrik kullanıyor olması, müvekkilin alacağını talep etmekte haklı olduğunu ve işbu icra takibini başlatmakta hukuki yararının bulunduğunu gösterdiğini, davalının ise tamamen haksız ve kötü niyetli olarak müvekkilin yasa ve yönetmelikten kaynaklanan alacağını sürüncemede bırakamaya yönelik itirazı nedeniyle kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini dava ve talep etmiştir. CEVAP: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Kaçak elektrik kullanım bedeline dayalı itirazın iptali davasının Tüketici Mahkemesinde açılması gerektiği, davacı tarafından tarafına yöneltilen iş bu dava Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olduğu, usule aykırı davranıldığını, kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen kişinin elektrik abonesi olması ve bahsi geçen yerin bir konut olması durumunda görevli mahkeme tüketici mahkemesi olduğu, iş bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, davacının tarafına yöneltmiş olduğu icra takibi ve devamında açmış olduğu iş bu dava haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiği, müvekkili hiçbir şekilde kaçak elektrik kullanmamış olduğu, davacı elektrik dağıtım şirketi müvekkile haksız yere kaçak kullanım bedeli yüklemeye çalıştığını, kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı usule aykırı tutulduğunu, işbu kaçak kullanım tespiti tutanağında her ne kadar taraflarca imza altına alındığı bilgisi tutanak üzerine yazılmışsa da aşağıda da görüldüğü üzere tutanak yalnızca şirket görevlileri tarafından imzalandığını, müvekkili hiçbir şekilde abone olarak imza atmadığını, kaçak kullanım tespit tutanağını abonenin imzalamaktan kaçınması halinde tutanağın kolluk veya muhtar tarafından imzalanması gerektiğini, ancak dava konusu tutanakta şirket görevlilerinin imzası dışında herhangi bir imza olmadığını, ayrıca dava konusu tutanak tutulurken hiçbir şekilde tanık bulundurulmadığını, tanık imzasına yer verilmediğini, işbu sebeple dava konusu tutanak usule aykırı bir şekilde düzenlenmiş olduğundan geçersiz olduğu, resmi belge olmaktan uzak olan tutanağa itibar etmek usul ve yasala aykırılık teşkil edeceğini, kaçak kullanım tespit tutanağında sayaç bilgisi dahi girilmeden müvekkilin kaçak elektrik kullandığı yönünde hatalı tespitlerin yapıldığını, sayaç bilgisinin dahi yer almadığı kaçak kullanım tespiti tutanağında elektrik kullanım miktarının neye göre hesaplandığı anlaşıldığını, müvekkile ait sayaç tespit edilmeden kaçak kullanım miktarı hesabı yapılması açıkça hukuka ve usule aykırı olduğu, davacının hesaplama yaparken hangi kıstaslara yer verdiği ispatlanamamış olduğu müvekkile yükletilen bedelin keyfi yapıldığı ortada olduğu davacı elektrik dağıtım şirketi tamamen kar politikasına yönelik keyfi bir uygulamadan ve haksız kazanç elde etme amacını sergilediğini, davacının açmış olduğu icra takibi ve devamında açmış olduğu işbu itirazın iptali davası kötü niyetli olduğu, davacının %20den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına çarptırılması gerektiğini, davacı tarafından her ne kadar tarafımıza haksız yere icra takibi yapılmış ve dava açılmış olsa da verilen bilgiler ışığında davacıya borçlu olmadığını, davacı ise bu durumu biliyor olmasına rağmen haksız yere para tahsil etmeye çalıştığını, mevcut durumda kötü niyetle hareket eden davacının 520den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına çarptırılması gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf aleyhine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davalının işletme esasına göre defter tuttuğu, yani TTK anlamında tacir olmadığı sabittir. Mahkemelerin görevi kanunla ve istikrarlı yargı kararları uyarınca belirlenir. Tek başına davacı kayıtlarında davalının abone grubunun ticarethane olması uyuşmazlığın ticari dava olduğunu göstermez. Bir özel hukuk tüzel kişisi olan davacının tek taraflı tuttuğu tutanağın kanuni bir dayanağı bulunmaksızın mahkemelerin görevini belirleyeceği düşünülemez. Dolayısıyla huzurdaki dava yukarıda sayılan mutlak ya da nispi ticari davalardan değildir. Benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay "...Dosya kapsamına göre; dava mutlak ticari dava olmadığı gibi davacının esnaf olup tacir sıfatının bulunmadığı, uyuşmazlık konusunun, işyerinde kaçak ve abonesiz olarak elektrik kullanıldığı iddiasına karşılık davacı tarafın borçlu olmadığının tespiti isteminden ibaret olup, davacı gerçek kişi ve davalı elektrik dağıtım şirketi olduğundan mutlak ticari dava niteliğinde bulunmayan uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir." şeklinde hüküm kurmuştur (Bkz Y20HD 10/12/2018T, 2018/...K.). Açıklanan tüm bu sebeple davanın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Mahkememizin görevsizliğine, Dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyaya bakmakla görevli Adana Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine, karar kesinleşikten sonraki 2 haftalık kesin süre içinde gönderme kararı verilmesi talep edilmez ise davanın açılmamış sayılmasına,...." karar verilmiştir. DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:Uyuşmazlık tüketici işleminden kaynaklanmakta olup görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu, somut olayda davacı tarafından davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilerek görevsizlik kararı verildiğini, oysa dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde kaçak elektrik kullandığı iddia edilen kişinin elektrik abonesi olduğunu, elektrik tüketiminin gerçekleştirildiği yerin konut niteliği taşıdığı ve tarafların arasındaki hukuki ilişkinin elektrik abonelik sözleşmesine dayandığı açıkça görüldüğünü, bu yönüyle taraflardan birinin tüketici diğerinin ise sağlayıcı konumunda bulunduğunu, uyuşmazlığın da doğrudan tüketime konu bir hizmetten kaynaklandığının tartışmasız olduğu, tarafların arasındaki ilişkinin elektrik abonelik sözleşmesine dayanması, hizmetten yararlanan tarafın tüketici sıfatını taşıması ve uyuşmazlığın tüketime konu bir hizmetten doğması olgularının göz ardı edildiğini, oysa 6502 sayılı Kanun’da düzenlenen görev kuralları, genel görev kurallarına nazaran özel ve öncelikli nitelikte olduğu, bu nitelik dikkate alınmaksızın yapılan bir görev tespiti hukuken isabetsiz olduğunu, bu haliyle mahkeme kararının uyuşmazlığın hukuki niteliği tam ve doğru şekilde belirlenmeden eksik ve hatalı hukuki nitelendirmeye dayalı olarak verilmiş bir görevsizlik kararı niteliğinde olduğunu, somut dosyada da uyuşmazlığın, mesken niteliğindeki bir taşınmaza ilişkin elektrik aboneliği kapsamında yürütülen elektrik tüketiminden ve bu abonelik sözleşmesine dayalı olarak ileri sürülen kaçak kullanım bedeli iddiasından kaynaklanmakta olduğunu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde dava konusu uyuşmazlığın görülmesi gereken mahkemenin Adana Tüketici Mahkemeleri olup belirtilen sebepler ışığında istinaf kanun yoluna başvuru zorunluluğu hasıl olduğunu beyanla eksik incelemeyle usul ve yasalara aykırı verilen mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik kullanıldığı iddiasına dayalı olarak yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada, tarafların bildirdikleri bir kısım deliller toplanarak, dosya kapsamına göre davalının işletme esasına göre defter tuttuğu, yani TTK anlamında tacir olmadığı gerekçesi isle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek göreve ilişkin dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine karar verilmiş olup, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Uyuşmazlık, davada Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Göreve dair kurallar, kamu düzenine ilişkin olup 6100 HMK'nın m. 1 hükmü uyarınca mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir; m. 114(1)-c hükmüne göre de mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır. Aynı Kanun'un m. 115 hükmüne göre ise, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. Maddesine göre ise tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. Abonelikten kaynaklı elektrik hizmeti alan yerin mesken olmadığı, dolayısıyla davalı taraf tüketici tanımına uymadığı anlaşılmaktadır. 6102 Sayılı TTK'nun 4. maddesi uyarınca, bir davanın ticari dava olarak kabulü için tarafların her ikisinin de tacir olması ve davanın, tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların sıfatına bakılmaksızın maddede sayılı bulunan davalardan olması gerekir. Aynı kanunun 26/06/2012 tarihli 6335 Sayılı Yasanın 2. maddesiyle değişik 5/3. maddesi gereğince, Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 6102 Sayılı HMK'nun 2. maddesi uyarınca, dava konusu değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Yukarıda da değinildiği üzere 6102 Sayılı TTK'nun 4. maddesi uyarınca, bir davanın ticari dava olarak kabulü için tarafların her ikisinin de tacir olması ve davanın, tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların sıfatına bakılmaksızın maddede sayılı bulunan davalardan olması gerekir. Vergi Usul Kanunu’na göre birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci maddede belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Dava konusu uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticari davalardan değildir. Bu durumda, davalının tacir olması durumunda dava nispi ticari dava sayılacağından, Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olacaktır. Dosya kapsamında Mahkemece davalının tacir olup olmadığına ilişkin yeterli araştırma yapılmamıştır. Dairemizce Adana Gelir İdaresi Başkanlığı 5 Ocak Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı ...'e ait 2023- 2024 ve 2025 yıllarına ait VUK. 177. Maddesinin 1 fıkrasının 1. 2. Ve 3. Bentlerindeki alış satış tutarlarını gösterir beyannameler istenilmiştir. Davalının kaçak tutanak tarihinin tutulduğu yıla ilişkin beyannamesinin incelenmesinde, Vergi Usul Kanunu gereği tacir sayılan kişilerden olduğu , bu durumda, davada tarafların tacir olduğu ve TTK'nın 19.md'si gereğince dava konusu uyuşmazlığın ticari nitelikte olması nedeniyle, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır. Belirtilen nedenlerle, mahkemece; uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, işin esası hakkında inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.3. maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince KABULÜ İLE, Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/11/2025 tarih ve 2025/... Esas, 2025/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksiklikler tamamlanarak davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince,varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5.fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa İADESİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-c maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/03/2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır