Başvuru, karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı bir iddianın karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı bir iddianın karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Komisyon, gerekçeli karar hakkı ile silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan hak ve ilkelere ilişkin şikâyetlerin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olduğu şüphesiyle başvurucu hakkında soruşturma başlatmıştır. Soruşturma neticesinde Başsavcılık tarafından başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle 16/3/2017 tarihinde iddianame düzenlenmiştir. İddianamede başvurucunun olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnamesi (KHK) ile kamu görevinden çıkarıldığı, adına kayıtlı 0505 ... 36 numaralı hat üzerinden ByLock isimli programı aktif bir şekilde kullandığı, on üç yıllık meslek hayatında 106 taltif, üç takdirname ve bir başarı belgesi aldığı iddialarına yer verilmiştir. İddianamenin kabulü ile açılan dava, Ardahan Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) görülmeye başlanmıştır. Yargılamada 30/3/2017 tarihinde duruşma hazırlığı işlemleri yapılmıştır. Tensip Tutanağı'nda -diğerlerinin yanı sıra- duruşmanın 3/5/2017 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir. Başsavcılık tarafından başvurucu hakkında aynı fiile ilişkin olarak 19/4/2017 tarihinde ikinci bir iddianame düzenlenmiştir. Anılan iddianamede -16/3/2017 tarihli iddianamede yer alan hususlara ek olarak- tanık İ.U.nun Yalova Cumhuriyet Başsavcılığında başvurucu aleyhinde beyanda bulunduğu ve başvurucunun örgütle bağlantısı nedeniyle çocuğunu kapatılan özel okula gönderdiği iddialarına yer verilmiştir. İddianamede, İ.U.nun 21/1/2017 tarihli beyanının başvurucu hakkındaki kısmı "[G.] Fetullahçı yapıdandır. Elbistanda bulunduğum dönemde beraber sohbetlere katıldığım kişidir." şeklinde özetlenmiştir. Başvurucu; müdafiinin hazır bulunduğu 3/5/2017 tarihli ilk oturumda alınan savunmasında iddianamede adı geçen taltiflerin bakanlık ve amirlerinin takdiri ile verildiğini, ByLock programını indirmediğini ve kullanmadığını, bir dönem kullandığı telefonunun IMEI numarasının klonlandığını, Ardahan'da tek bir özel okul olduğu için çocuğunu bu okula gönderdiğini ve isnat edilen suçu kabul etmediğini beyan etmiştir. Mahkeme anılan oturumda Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne (KOM) müzekkere yazılarak sanığa ilişkin ByLock detay bilgileri ve mesaj içeriklerinin istenmesine karar vermiştir. Mahkeme 12/5/2017 tarihli Tensip Tutanağı'yla, Başsavcılığın 19/4/2017 tarihli ikinci iddianamesinin kabulü ile açılan davayı görülmekte olan kamu davası ile birleştirmiştir. Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü, başvurucunun ByLock içeriklerine ilişkin henüz bir tespit yapılamadığı hususunu ikinci oturum öncesinde Mahkemeye bildirmiştir. Başvurucu duruşmanın 22/6/2017 tarihli ikinci oturumunda, ucuz olduğu için Şırnak'tan kaçak getirttiği ve faturası bulunmayan telefonun IMEI numarasının klonlandığı yönündeki savunmasını tekrarlamıştır. Başvurucu ayrıca 2010-2014 yılları arasında Elbistan'da görev yaptığı dönemde İ.U.yu tanıdığını, samimi olmadığı bu kişi ile mesajlaşmasının veya görüşmesinin olmadığını ifade etmiştir. Duruşmanın 28/9/2017 tarihli dördüncü oturumunda tanık İ.U. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dinlenmiştir. Tanığın beyanının ilgili kısmı şöyledir:"Ben [G.] isimli birisini tanırım, 2010 yılında Kahramanmaraş Elbistan'da beraber görev yapmıştık, ben komiser yardımcısıydım [] de öyleydi devreydik, 2010-2012 yılları arasındaydı, [] ile beraber Elbistan'da cemaat toplantılarına katıldık, görüşmelerimizde onun CD'si izletilirdi ve dini sohbetler yapılıp Kuran okunurdu, [] FETÖ'ye himmet vermiş midir ben görmedim, zaten çok sık görüşemiyorduk görevlerimizden dolayı, ara ara toplantılar oluyordu arada bir CD izletiliyordu o kadar, 2014 yılı Ocak ayında ne yapıyordu bilmiyorum ancak ben 2012 yılından sonra tayin oldum Yalova'ya gittim, kendisiyle bir daha irtibatta bulunmadık, ayda 1 falan toplanılıyordu, toplandığımız ev kendi evlerimizdi." Anılan oturumda iddia makamı, esas hakkında mütalaa sunmuştur. Başvurucu müdafii esas hakkında mütalaaya karşı savunmasında özetle isnat edilen suçun yasal unsurları itibarıyla gerçekleşmediğini ve ByLock verilerinin güvenilir olmadığı gibi terör örgütüne üye olma suçu açısından delil olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştür. Söz konusu oturumda hüküm açıklanmıştır. Mahkeme, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"BTK'dan alınan cevabi yazıdan [ByLock] tespit edilen 0505[...]36 GSM hattı,355[...]14, 355[...]72 ve 358[...]69 IMEI numaraları ve sanığa ait [...] TC Kimlik numaraları arasında yapılan çakıştırma sonucunda suç tarihlerinde [ByLock] tespit edilen IMEI numaralarının ait olduğu telefonları sanığın kullanmış olduğunun anlaşıldığı görülmüştür.Mahkememizin 28/09/2017 tarihli [c]elsesinde sanığa kullandığını kabul etttiği ve [ByLock] tespit edilen 0505[...]36 GSM hattına ait 355[...]14 ve 355[...]72 IMEI numaralarına ait [ByLock] baz istasyonu sonuçları sorulmuş ve sanık belirtilen tarihlerde baz veren yerlerde bulunduğunu kabul ettiği, sanığın [ByLock] baz istasyonu verileriyle HTS kayıtlarındaki baz istasyonu verilerinde yapılan karşılaştırmada sonuçların benzerlik gösterdiğinin anlaşıldığı görülmüştür.... yukarıda arz edilen BTK'dan gelen cevabi yazı, [IMEI] çakıştırması hususları da bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın [ByLock] kullanmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmemiştir.Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında kullanmış olduğu telefonun klonlanmış olabileceğini ve bu sebeple şahsında [ByLock] tespit edilmiş olabileceğini belirttiği ancakBilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Tüketici ile İlişkiler Müdürlüğü'nden alınan cevabi yazıdan sanığın [ByLock] tespit edilen 355[...]14, 355[...]72 ve 358[...]69 IMEI numaralarının ait olduğu cep telefonlarında herhangi bir klon kaydına rastlanılmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.Ardahan Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden alınan cevabi yazıdan sanığın kızının 667 sayılı KHK ile kapatılan Özel Ceyhan İlkokulunda ve Özel Nehir İlkokulunda 2012-2013-2014-2015-2016 eğitim öğretim yıllarında kayıtlı olduğunun tespit edildiği,Sanığın örgüt ile zamana yayılan hiyerarşik ve organik bağının ortaya koyulması bakımından aynı suçtan hakkında soruşturma başlatılıp etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde şüpheli sıfatıyla ifade veren tanık [İ.U.nun] 2010-2012 yılları arasında Maraş ili Elbistan ilçesinde sanık [G.nin] de katıldığı bir sohbet gruplarının olduğunu ve [G.nin] fetullahçı yapı mensubu olduğunu belirtiği, tanığın sanık [G.yi] fotoğrafla teşhis ettiği, Mahkememiz huzurunda dinlenen tanığın önceki beyanlarını tekrar ettiği anlaşılmakla, yukarıda bahsedilen sebeplerle sanığın savunması suçtan kurtulmaya yönelik değerlendirildiğinden FETÖ PDY üyesi olmadığı şeklindeki beyanına mahkememizce itibar edilmemiş, sanığın Fethullahçı terör örgütü ile bağının bulunduğu ve bu kapsamda örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı, 2014 yılından sonra da bağını sürdürerek örgüt üyesi olmaya devam ettiği ve yakalandığı tarihte kadar bu şekilde sıfatını koruduğu kanaatine varılmış ve hakkında mahkumiyete hükmedilmiştir....Sanığın 13 yıllık meslek hayatında 106 taltif, 3 takdirname ve 1 başarı belgesi almasından dolayı örgüte para yardımında bulunduğu iddiasıyla kamu davası açılmış ise de bahsi geçen ödüllerin 13 yıllık bir zamanda alındığı ve ödüllerle elde edilen ücretlerin örgüte gönderildiğine ilişkin dosyada somut bir delilin olmadığı göz önünde bulundurularak sanık hakkında ceza tayinine giderken meslek hayatı süresince almış olduğu başarı ödülleri dikkate alınmamıştır." Başvurucu ve müdafiinin bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin (Bölge Adliye Mahkemesi) 27/11/2017 tarihli kararıyla esastan reddedilmiştir. Anılan kararın ilgili kısmı şöyledir:"FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından gizli haberleşme amacıyla kullanılan bir ağ olan ByLock haberleşme sistemine dahil olduğu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen örgütün emniyet teşkilatı içindeki mahrem imamlarına yönelik 2017/68532 sayılı soruşturma kapsamında elde edilen SD kartı içeriğine göre "FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişilerden" olarak A-5 sınıflandırmasıyla kayıtlı bulunduğu, açık tanık teşhis ve anlatımlarına göre örgüt yapılanması içinde düzenlenen sohbet toplantılarına katıldığı anlaşılan sanığın silahlı terör örgütü FETÖ/PDY ile kurduğu hiyerarşik bağ nedeniyle Mahkemece, oluşa ve tüm dosya kapsamına uygun biçimde "örgüt üyesi" olarak 5237 sayılı TCK'nın 314/ maddesi uyarınca cezalandırılmasında isabetsizlik görülmemiştir." Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf talebinin reddine dair kararı; Yargıtay Ceza Dairesi tarafından ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı'nın getirtilmesi ile kovuşturma aşamasından sonra dosya içine konulduğu anlaşılan, bir başka soruşturmada (Mahrem İmamlar) ele geçirilen dijital materyallerin çözümü neticesinde hazırlanan veri inceleme raporunun duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belge ile karar verildiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma sonrası yargılama duruşmalı olarak yürütülmüştür. Bölge Adliye Mahkemesinin talebi üzerine Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü tarafından verilen cevabi yazıda başvurucuya ait ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı'nın temin edilemediği bildirilmiştir. 10/12/2018 tarihli duruşmada sanığın "A5" (FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişi) olarak sınıflandırıldığı veri inceleme raporu okunarak başvurucu ve müdafiine diyecekleri sorulmuştur. Başvurucu savunmasında özetle veri inceleme raporu içeriğini kabul etmediğini, CGNAT kayıtlarının çelişkili olduğunu ifade etmiştir. Başvurucu müdafii de veri inceleme raporunun bir örgüt mensubu tarafından yapılan değerlendirmelerden ibaret olduğunu, ByLock kullanımı iddiasını kabul etmediklerini, mevcut delilerin Yargıtay kararları uyarınca mahkûmiyet için yeterli olmadığını beyan etmiştir. Söz konusu celsede Bölge Adliye Mahkemesi, derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve başvurucunun silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararının ilgili kısmı şöyledir: "Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık [G.nin] Ardahan İl Emniyet Müdürlüğünde komiser yardımcısı olarak görevliyken FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı nedeniyle meslekten ihraç edildiği, FETÖ/PDY terör örgütünce münhasıran gizli haberleşme sistemi olarak kullanılan ByLock isimli programı kullandığı, kullandığı cep telefonu numarasının 0505[...]36 olduğu, [ByLock] tespit ve değerlendirme tutanağının olmadığı, CGNAT kayıtlarının dosya içerisine alındığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun cevabi yazısında, [ByLock] tespit edilen 355[...]14, 355[...]72, 358[...]69 IMEI numaralı cep telefonlarında herhangi bir klon kaydına rastlanmadığının belirtildiği, tanık sıfatıyla beyanı alınan [İ.U.nun], sanıkla ilgili olarak aynı sohbet grubunda olduklarını ifade ederek sanığı teşhis ettiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18/04/2017 tarih 2017/68532 soruşturma sayılı dosya kapsamında ele geçirilen mikro SD kart içeriğine göre, sanığın "A5" (fetö mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişi) olarak sınıflandırıldığı, ...[ByLock] tespiti, tanık beyanı ile veri inceleme raporu içeriği dikkate alındığında, sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde yer alarak üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varılmakla cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir." Yargıtay Ceza Dairesi 26/9/2019 tarihinde temyiz talebinin reddi ile hükmün onanmasına karar vermiştir. Başvurucu, nihai hükmü 7/1/2020 tarihinde öğrendikten sonra 4/2/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Adli yardım talebinin kabulüne Komisyonca karar verilmiştir.