Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/772 E. , 2024/7229 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/772 Karar No : 2024/7229 DAVACI : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 14.05.2015 tarih ve 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın ''A5. Kapsama Giren Teminat Türleri'' başlıklı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ''bakıcı giderle
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/772 E. , 2024/7229 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/772 Karar No : 2024/7229 DAVACI : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 14.05.2015 tarih ve 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın ''A5. Kapsama Giren Teminat Türleri'' başlıklı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ''bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler" ibaresinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu düzenleyici işlemin 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) görüşü alınmaksızın yürürlüğe konulduğu, 2918 sayılı Kanun'da ve Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'te yer almayan hükümler içerdiği, Kurumun görev ve yetkilerini belirleyen kanuni çerçeve ile Sigorta Genel Şartlarında taahhüt edilen teminat kapsamı arasındaki farklılıklar nedeniyle gerek kazazedeler gerekse sigorta şirketlerinin talepleri ve açılan davalar ile muhatap olunduğu, söz konusu düzenlemenin Anayasa’nın 65. maddesinde yer alan iktisadi ve sosyal ödevlerin sınırına ilişkin mali kaynakların yeterliliği ölçüsünde yerine getirme kuralına ve kamu zararını önleme gayesine de aykırı olduğu, 5510 sayılı Kanun'un 63. maddesinde finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin belirlendiği, ödenecek hizmet bedellerinin Sağlık Uygulama Tebliği’nde ve ekli listelerde yer aldığı, bakıcı giderlerinin bu kapsamda olmadığı, Kurumca sigortalıya ödenen geçici/sürekli iş göremezlik ödeneklerinin de finansmanı sağlanan sağlık hizmeti niteliğinde olmadığı, söz konusu düzenlemenin ayrıca sürekli sakatlık raporu alındıktan sonra tedavi giderleri ile ilgili Kurum yükümlülüğünü sona erdirecek şekilde yorumlanmaya da sebep olabileceği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Öncelikle, usule ilişkin olarak, davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür. Esasa ilişkin olarak, dava konusu hükümlerin yer aldığı Genel Şartlar'ın 2918 sayılı Kanun'un 90. maddesinin 1. fıkrası, 93. maddesinin 1. fıkrası ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11. maddesine dayanılarak hazırlandığı, maddede bahsedilen "sağlık hizmet bedeli" ile kişilerin vücut bütünlüğüne müdahale niteliğindeki trafik kazası sonucu vücut tamlığının eski hale iadesi için yapılan giderlerin kastedildiği, bu kapsama özellikle tedavi süresince yapılan bakıcı giderleri, kişinin tedavi süresince çalışma gücünün tamamen veya kısmen azalmasına bağlı giderlerin de dahil olduğu, 2918 sayılı Kanunun 98. maddesi ile trafik sigortası kapsamındaki Sağlık Giderleri Teminatının nev’i ve içeriğinin değişmediği, sadece ilk ve münhasır ödeyici olarak bir kamu kurumu olan Sosyal Güvenlik Kurumu'nun tayin edilmesi sebebiyle ödeme esaslarının hükme bağlandığı, davacı Kurumun iddiasına göre söz konusu ödemelerin yapılması için aktarılan kaynağı da kabul etmemesi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın davaya konu edilen ifadelerinin iptali gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : .. DÜŞÜNCESİ : Dava, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın “A5. Kapsama Giren Teminat Türleri” başlıklı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesinin birinci fıkrasında “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” hükmü, 93. maddesinin birinci fıkrasında “Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır.” hükmü, 98. maddesinin birinci fıkrasında “Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.” , dördüncü fıkrasında “Sigorta şirketleri ve Güvence Hesabından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacak meblağın belirlenmesi ve ödenmesi ile sağlık hizmetleri için teminat sağlanan sigortaların tespiti ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirlenir.” hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesinin dördüncü fıkrasında sağlık hizmetleri için teminat sağlanan sigortaların tespiti ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirleneceği hüküm altına alınmasına karşın, dava konusu edilen düzenleme yapılırken davacı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının görüşü alınmadığından, bu yönüyle düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle dava konusu edilen düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ : 14.05.2015 tarih ve 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın ''A5. Kapsama Giren Teminat Türleri'' başlıklı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ''bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler” ibaresinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Dairemizin 24.02.2020 tarihli ilk incelemeye esas olmak üzere verilen ara kararı ile davaya konu hüküm nedeniyle yapılan ödemelere ilişkin bireysel işlemlerin olup olmadığı sorulmuş, davacı Kurum tarafından gönderilen bilgi ve belgelere göre davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, davalının usule ilişkin itirazının reddi gerekmiştir. ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan haliyle "Maddi ve manevi tazminat" başlıklı 90. maddesinde; "Maddî tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevî tazminat konularında Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü, "Mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu" başlıklı 91. maddesinde; "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Zorunlu mali sorumluluk sigortasına ilişkin primler peşin ödenir. Ancak, Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlık primlerin taksitler halinde tahsil edilmesine ilişkin düzenleme yapmaya yetkilidir. Sigorta yaptıranların, sigorta şirketlerine ödeyecekleri sigorta priminin % 5’i oranındaki tutar, sigorta şirketi tarafından tahsil edildiği ayı takip eden ayın en geç 20’sine kadar İçişleri Bakanlığı Merkez Saymanlığı hesabına yatırılır. Yatırılan bu tutarlar bütçeye gelir kaydedilir. (...)" hükümleri yer almış; 92. maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlara yer verilmiş, 93. maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatlarının Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilip Resmi Gazetede yayımlanacağı; tarife ve talimatların tespitinde; araç türleri; coğrafi bölge; sigorta süresi içinde herhangi bir hasar ödemesine neden olmayan işletenlerin primlerinin indirilmesi yoluyla ödüllendirilmesi, hasar ödemesine neden olan işletenlerin primlerinin yükseltilmesi yoluyla cezalandırılması ve gerekli görülen diğer hususların dikkate alınacağı belirtilmiştir. Aynı Kanun'un "Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi" başlıklı 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesiyle değişik 98. maddesinde ise; "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. (Ek cümle: 4/4/2015-6645/60 md.) Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez. Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının % 15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14 üncü maddesinde düzenlenen durumlar için Güvence Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır. Söz konusu tutar, ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebilir. Aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer. Cumhurbaşkanı söz konusu tutarı % 50’sine kadar artırmaya veya azaltmaya yetkilidir. Bu madde çerçevesinde sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı tarafından ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi halinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. Sigorta şirketleri ve Güvence Hesabından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacak meblağın belirlenmesi ve ödenmesi ile sağlık hizmetleri için teminat sağlanan sigortaların tespiti ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirlenir. Trafik kazası sebebiyle Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumlarınca gerçekleştirilen tedavi giderleri bakımından, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Bakanlığına yapılacak ödemeye ilişkin usul ve esaslar Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı tarafından ayrıca belirlenir." kurallarına yer verilmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Sigorta sözleşmeleri" başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasında; "Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir. Ancak, sigorta sözleşmelerinde işin özelliğine uygun olarak özel şartlar tesis edilebilir. Bu hususlar, sigorta sözleşmesi üzerinde ve özel şartlar başlığı altında herhangi bir yanılgıya neden olmayacak şekilde açık olarak belirtilir." hükmü yer almaktadır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesi; "Bu Kanunun uygulanmasında; (...) 8) Genel sağlık sigortası: Kişilerin öncelikle sağlıklarının korunmasını, sağlık riskleri ile karşılaşmaları halinde ise oluşan harcamaların finansmanını sağlayan sigortayı, 9) Genel sağlık sigortalısı: Bu Kanunun 60 ıncı maddesinde sayılan kişileri, (...) 22) Sağlık hizmeti: Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere 63 üncü madde gereği finansmanı sağlanacak tıbbî ürün ve hizmetleri, ifade eder." hükümlerini, "Sağlık hizmetleri ve diğer haklar ile bunlardan yararlanma" başlıklı 62. maddesi; "Bu Kanun gereğince genel sağlık sigortasından sağlanacak sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanmak, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler için bir hak, Kurum için ise bu hizmet ve hakların finansmanını sağlamak bir yükümlülüktür. Sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan genel sağlık sigortalısı ile bakmakla yükümlü olduğu kişiler yararlandırılır. Bu Kanun kapsamındaki kişilere sağlanacak sağlık hizmetleri ve diğer haklar ile kişilerden alınan primlerin tutarı arasında ilişki kurulamaz." hükümlerini, "Finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ve süresi" başlıklı 63. maddesi; "Genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlıklı kalmalarını; hastalanmaları halinde sağlıklarını kazanmalarını; iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanmasını, iş göremezlik hallerinin ortadan kaldırılmasını veya azaltılmasını temin etmek amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri şunlardır: a) Kişilerin hastalanmalarına bakılmaksızın kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile insan sağlığına zararlı madde bağımlılığını önlemeye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri. b) Kişilerin hastalanmaları halinde ayakta veya yatarak; hekim tarafından yapılacak muayene, hekimin göreceği lüzum üzerine teşhis için gereken klinik muayeneler, laboratuvar tetkik ve tahlilleri ile diğer tanı yöntemleri, konulan teşhise dayalı olarak yapılacak tıbbî müdahale ve tedaviler, hasta takibi ve rehabilitasyon hizmetleri, organ, doku ve kök hücre nakline ve hücre tedavilerine yönelik sağlık hizmetleri, acil sağlık hizmetleri, ilgili kanunları gereğince sağlık meslek mensubu sayılanların hekimlerin kararı üzerine yapacakları tıbbî bakım ve tedaviler. c) Analık sebebiyle ayakta veya yatarak; hekim tarafından yapılacak muayene, hekimin göreceği lüzum üzerine teşhis için gereken klinik muayeneler, doğum, laboratuvar tetkik ve tahlilleri ile diğer tanı yöntemleri, konulan teşhise dayalı olarak yapılacak tıbbî müdahale ve tedaviler, hasta takibi, rahim tahliyesi, tıbbî sterilizasyon ve acil sağlık hizmetleri, ilgili kanunları gereğince sağlık meslek mensubu sayılanların hekimlerin kararı üzerine yapacakları tıbbî bakım ve tedaviler. d) (Değişik: 17/4/2008-5754/40 md.) Kişilerin hastalanmaları halinde ayakta veya yatarak; ağız ve diş muayenesi, diş hekiminin göreceği lüzum üzerine ağız ve diş hastalıklarının teşhisi için gereken klinik muayeneler, laboratuvar tetkik ve tahlilleri ile diğer tanı yöntemleri, konulan teşhise dayalı olarak yapılacak tıbbî müdahale ve tedaviler, diş çekimi, konservatif diş tedavisi ve kanal tedavisi, hasta takibi, diş protez uygulamaları, ağız ve diş hastalıkları ile ilgili acil sağlık hizmetleri, 18 yaşını doldurmamış kişilerin ortodontik diş tedavilerinin 72 nci maddeye göre belirlenen tutarı, (...) f) Yukarıdaki bentler gereğince sağlanacak sağlık hizmetleriyle ilgili teşhis ve tedavileri için gerekli olabilecek kan ve kan ürünleri, kemik iliği, aşı, ilaç, ortez, protez, tıbbî araç ve gereç, kişi kullanımına mahsus tıbbî cihaz, tıbbî sarf, iyileştirici nitelikteki tıbbî sarf malzemelerinin sağlanması, takılması, garanti süresi sonrası bakımı, onarılması ve yenilenmesi hizmetleri. (Değişik fıkra: 6/2/2014-6518/81 md.) Kurum, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkilidir. Ancak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşünün alınması (f) bendinde belirtilen ortez, protez ve diğer iyileştirici nitelikteki araç ve gereçlerin miktarını, standartlarını, sağlanmasını, uygulanmasını, kullanma sürelerini ve garanti süresi sonrası bakım, onarım ve yenilenmesi hususlarını kapsar. Kurum, bu amaçla komisyonlar kurabilir, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabilir. Komisyonların çalışma usul ve esasları Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirlenir. 60 ıncı maddede sayılan genel sağlık sigortalısı sayılma şartlarının yitirilmesi halinde, devam etmekte olan tedavi nedeniyle sağlanacak sağlık hizmetleri kişinin iyileşmesine kadar sürer. (...)" hükümlerini, "Kurumca finansmanı sağlanmayacak sağlık hizmetleri" başlıklı 64. maddesi; "Kurumca finansmanı sağlanmayacak sağlık hizmetleri şunlardır: a) Vücut bütünlüğünü sağlamak amacıyla yapılan ve iş kazası ile meslek hastalığına, kazaya, hastalıklara veya konjenital nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan durumlarda yapılacak sağlık hizmetleri dışında estetik amaçlı yapılan her türlü sağlık hizmeti ile estetik amaçlı ortodontik diş tedavileri. b) Geleneksel, tamamlayıcı, alternatif tıp uygulamaları ve Sağlık Bakanlığınca izin veya ruhsat verilmeyen sağlık hizmetleri ile Sağlık Bakanlığınca tıbben sağlık hizmeti olduğu kabul edilmeyen sağlık hizmetleri. c) (Ek: 17/4/2008-5754/41 md.) Yabancı ülke vatandaşlarının; genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi sayıldığı tarihten önce mevcut olan kronik hastalıkları, d) (Ek: 17/1/2012-6270/7 md.) 63 üncü maddeye göre yöntem, tür, miktar ve kullanım sürelerinin belirlenmesi sonucunda Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin kapsamı dışında bırakılan sağlık hizmetleri. (Ek fıkra: 10/9/2014-6552/46 md.) Kurumla sözleşmeli özel sağlık hizmet sunucuları ile Kurumla kısmi branş veya sağlık hizmeti alım sözleşmesi imzalamış olan vakıf üniversitesi sağlık hizmeti sunucuları, Kuruma bildirmiş oldukları hekimlerden sözleşme kapsamı branşlarda fiilen hizmet sunanlar tarafından verilen sağlık hizmetlerini, Kurumca belirlenen istisnalar hariç olmak üzere ve Kurum mevzuatına uygun olarak fatura edebilirler. Aksi takdirde, bu faturalara ait tutarlar Kurumca karşılanmaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Kurumca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükümlerini içermektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesine ve 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Geçici 1. maddesine dayanılarak hazırlanan Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin işlem tarihinde yürürlükteki haliyle, 4. maddesinde; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları tedavinin gerektirdiği tüm sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda karşılanacağı; bu Yönetmelik kapsamındaki zorunlu sigortalara ilişkin mevzuat hükümleri dahilinde ilgili sigorta şirketlerine ve Güvence Hesabına düşen ödemeler bakımından Kurum, sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı arasındaki paylaşımın bu Yönetmelik hükümleri dahilinde gerçekleştirileceği kural altına alınmış, 5. maddesinde paylaşıma ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, 8. maddesinde, bu Yönetmelik hükümleri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının Zorunlu Trafik Sigortası, Zorunlu Taşımacılık Sigortası ve Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası poliçeleri kapsamında sigortalılara ve hak sahiplerine karşı sağlık/tedavi giderleri teminatı bakımından sorumluluklarının sona ereceği, bu Yönetmelik çerçevesindeki sağlık hizmet bedelleri için Zorunlu Trafik Sigortası, Zorunlu Taşımacılık Sigortası ve Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası çerçevesinde sigortalı olan kişilerden ayrıca talepte bulunulamayacağı belirtilmiştir. Dava Konusu Düzenleyici İşlemin İncelenmesi: Yasa koyucu düzenleyeceği konularda genel prensipleri belirler ve bunun uygulanmasını, yürütmeye, bir başka ifadeyle idarelere bırakır. Bu asli düzenleme yetkisinin Yasama organına ait olmasının doğal bir sonucudur. Ancak, idarelerin düzenleyici işlem yapma yetkisi yasama organının çizdiği sınırlar içinde üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak gerçekleşebilir. Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisinde, her türlü normun hiyerarşik olarak bir düzenle sıralanması, birbirine bağlı olması ve üst normla getirilen hukuksal sınırın içinde kalması zorunlu olup, bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan bir normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen Kanun veya diğer normlarda yer alan hükümlere aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir. Davaya konu Genel Şartlar, 2918 sayılı Kanun'un 93. maddesinin 1. fıkrasına dayanılarak hazırlanmış olup 01.06.2015 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir. Genel Şartlar, yürürlüğe girdikten sonra çeşitli tarihlerde değişikliğe uğramış ise de, davaya konu edilen ifadeler ''A5. Kapsama Giren Teminat Türleri'' başlıklı maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer almaya devam etmektedir. 2918 sayılı Kanunun 98. maddesinin 1. fıkrası başlığı ile birlikte önce 25.02.2011 tarih ve 27857 1. Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6111 sayılı Kanunun 59. maddesi ile sonra 23.04.2015 tarih ve 29335 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6645 sayılı Kanunun 60. maddesi ile değiştirilmiş olup buna göre, trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacaktır. Bahse konu hükümdeki giderlerin oluşan yaralanma ile illiyet bağının bulunması gerektiği ve bu kapsama, belirtilen sağlık kurum ve kuruluşları tarafından tedaviye yönelik olarak yapılan sağlık hizmetlerinin girdiği anlaşılmaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.03.2016 tarih ve E:2014/17-899, K:2016/434 sayılı kararı) Nitekim 6111 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde; "(...) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için genel sağlık sigortası kurulması öngörülmüştür. Dolayısıyla sosyal güvenlik hakkı Anayasamız ile teminat altına alınmış olup, bu haktan önceden vazgeçilemeyeceği gibi bu hakkın kanuni çerçevesinin daraltılması da mümkün değildir. Bu noktada sosyal güvenlik teminatı ile trafik kazaları nedeniyle ilgilere sağlanan özel sigorta teminatları örtüşmekte olup, özellikle motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan sorumluluğun zorunlu olarak sigorta teminatına bağlandığı modern sigortacılık anlayışında, her iki sistemin ödeme ve birbirlerinden olan alacaklarının tahsil ve tasfiyesi konusu düzenlenmesi gereken bir alan olarak ortaya çıkmaktadır. Nitekim uygulamada trafik kazaları nedeniyle sağlık yardımı sağlanan kişilerin tedavi bedellerinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında (Trafik Sigortası) ve diğer bağlantılı sigortalar ile sosyal güvenlik rejimi kapsamında karşılanması konusunda tereddütler bulunmaktadır. Bu durum her iki sistemin sonuçta sağlık teminatı sunmasına rağmen farklı kurallarının bulunmasının bir sonucu olup, uygulamadaki tereddütler hak kayıplarına ve mağduriyetlere neden olduğu gibi tedavi giderinin tahsilinde olayın mahiyetine aykırı işlem yapılmasına bağlı olarak kamuca karşılanmaması gereken masrafların Devlet tarafından ödenmesine ve hasarın bilinememesine bağlı olarak özel sigorta primlerinin ve Devlet tarafından belirlenen asgari teminatların yanlış tespitine de neden olmaktadır. Bu itibarla sosyal devlet olmanın bir gereği olarak, 5510 sayılı Kanun ile sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesini sağlamak amacıyla genel sağlık sigortası kurulmasının öngörüldüğü gerçeğinden yola çıkarak, trafik kazasına uğramaları halinde sağlık güvencesi kapsamı dışında kalan vatandaşların da sağlık güvencesine kavuşturulması, geçmişten kaynaklanan alacakların tahsili, bürokrasi ve kırtasiyeciliğin azaltılması, trafik kazaları nedeniyle yapılan tedavi giderlerinin tahsilinin tek elden takip ve tahsilinin sağlanarak uygulama birliğinin temini ve bu şekilde zaman ve emek tasarrufu yanında sigorta şirketlerine karşı işlemlerin herhangi bir hak kaybına neden olmayacak şekilde tek elden yürütülerek kamu zararının engellenmesi ile halen uygulamada ortaya çıkan sorunların ve mağduriyetlerin giderilmesi amaçlanmıştır.", madde gerekçesinde ise, "Bu madde ile vatandaş odaklı hizmet anlayışı ile kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın trafik kazası nedeniyle sağlık hizmet sunucularınca verilen tedavi hizmet bedellerinin tamamının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması esası getirilmektedir." açıklamalarına yer verilerek sağlık hizmet kuruluşlarınca sunulan tedavi hizmetine dair giderlerin SGK tarafından karşılanmasının amaçlandığı görülmektedir. 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesinin 4. fıkrasında, sigorta şirketleri ve Güvence Hesabından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacak meblağın belirlenmesi ve ödenmesi ile sağlık hizmetleri için teminat sağlanan sigortaların tespiti ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığı'nca belirleneceği hükmüne yer verilmiştir. Anılan hüküm uyarınca yürürlüğe konulan, teminat sağlanan diğer sigortaları da (zorunlu taşımacılık mali sorumluluk sigortası, zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası gibi) gösteren Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte de trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı kural altına alınmıştır. Dolayısıyla, 2918 sayılı Kanunun 98. maddesi ve bu maddeye dayanılarak yürürlüğe konulan Yönetmelikte yer alan hükümlerin birbiriyle uyumlu olduğu, diğer bir ifadeyle aynı kapsamda bir içeriğe sahip bulunduğu ve fakat davaya konu Genel Şartlar'da anılan mevzuat hükümlerinde yer almayan bazı giderlerin de SGK tarafından karşılanacağının belirtildiği görülmektedir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın ''A5. Kapsama Giren Teminat Türleri'' başlıklı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler" ifadesinin 2918 sayılı Kanun uyarınca SGK tarafından karşılanacağı belirtilen sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmetleri kapsamını aşacak ve de kısmen belirsiz bir içeriğe haiz olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, söz konusu giderlerin Kanun kapsamında SGK tarafından karşılanacak bedeller arasında yer almamasının, bu giderlerin zarar görenler üzerinde bırakılacağı anlamına gelmediği, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca kazadan doğan zarardan sorumlu olduğu belirlenen kişiler ve/veya bu sorumluluğu sigortalayan sigorta şirketlerinden SGK tarafından karşılanmayacak zararların giderilmesinin talep edilebileceği açık olup, meydana gelen uyuşmazlıklarda verilen adli yargı kararları da bu doğrultudadır. (Örneğin; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.03.2016 tarih ve E:2014/17-899, K:2016/434 sayılı kararı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 03.12.2020 tarih ve E:2019/1083, K:2020/8095 sayılı kararıyla onanan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 03.01.2019 tarih ve E:2018/60, K:2019/3 sayılı kararı) Bu itibarla, 2918 sayılı Kanunun 98. maddesi hükmünün kapsamını genişletecek ve kapsamın sınırlarının belirlenmesini güçleştirecek hükümlere yer veren alt düzenleyici işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 14.05.2015 tarih ve 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın ''A5. Kapsama Giren Teminat Türleri'' başlıklı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ''bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler" ibaresinin İPTALİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY : (X)-1982 Anayasası'nın 2. maddesinde; Türkiye Cumhuriyetinin, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu belirtilmektedir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının '' A5 Kapsama Giren Teminat Türleri'' başlıklı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine ''bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler'' ibaresi eklenmiştir. Buna göre, trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacaktır. Böylece, yaralanma ile illiyet bağı bulunan ve kişilerin bedenlerinde meydana gelen eksilmelerin kaza öncesi hale döndürülmesi amacıyla yapılan harcamalar daha önceden sigorta şirketlerince ödenirken anılan Kanun değişikliği sonrası bu nev'iden giderlerin SGK tarafından ödenmesi gerekmektedir. Bu kapsama tedavi süresince yapılan bakıcı giderleri, kişinin tedavi süresince çalışma gücünün tamamen veya kısmen azalmasına bağlı giderlerin de dahil olması Anayasa'da kural altına alınan sosyal hukuk devleti ilkesine uygun düşmektedir. Kişi hakkında düzenlenecek kesin sağlık kurulu raporuna kadar geçici olarak yapılan söz konusu harcamaların sağlık hizmet bedeli olarak görülmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamakta olup bu bedelin ödenebilmesi için SGK'ya aktarılacak kaynağın belirlenmesinde tüm bu hususların göz önünde bulundurulması gerektiği ise açıktır. Dolayısıyla, davacı Kurum'un anılan giderlerden sorumluluğu için gerekli kaynağın sağlanması sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı'ndan SGK'ya yapılacak aktarımı ilgilendiren bir husus olup, bu amaçla primlerde değişikliğe gidilmesi mümkündür. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.