T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2285 KARAR NO : 2025/2863 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ..…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2285 KARAR NO : 2025/2863 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : Tazminat (Kooperatif Tasfiye Kurulu ve Denetçilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 30/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/12/2025 .... Asliye ticaret mahkemesi'nin ... tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nden alacaklı olduğunu, ancak kooperatifin tasfiye edildiğini, tasfiye heyetince bilinmesine rağmen, davacı alacağı ödenmeden kooperatifi tasfiye edildiğini, bu durumda tasfiye memurluğu görevinin kötüye kullanılarak davacıyı zarara uğrattıkları iddiası ile şimdilik fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 80.000,00.TL alacağın sorumlu olan davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ile ... cevap dilekçelerinde özetle; Davacı ile alacak davalarının olduğunun doğru olduğunu, davanın ne şekilde sonuçlandığından haberdar olmadıklarını, davanın açılmasından sonra yaptıkları araştırmada, davacının icra takibi başlattığını ancak haciz işlemi yapmadığını, icra takibinin eski tarihli olduğunu, kooperatifin amacına ulaşması üzerine tasfiye işlemi başlattıklarını, icra ve borç sorgulamalarında kooperatife herhangi bir haciz ihbanamesi göndermediğini, alacağını talep etmediğini, ayrıca zamanaşımının sözkonusu olduğunu, tasfiye heyetine başvurulmaması nedeniyle de şahsi sorumluluklarının doğmadığını, ayrıca davacının alacaklı olduğunu beyan ettiği ... Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında karşı davacı olduklarını ve kendi davalarının da kabul edildiğini, bu sebeple mahsuplaşma neticesinde davacının alacağının dava dilekçesinde talep ettiği tutarda olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Davalıların adresinin... ilçesinde olduğunu, kooperatifin ... odasına kayıtlı olmasının davanın ...'de açılması için yeterli olmadığını, zira bu kooperatifin tasfiye edildiğini ve şu anda olmadığını, kooperatif mevcut olmadığı için davalıların şahsına karşı açılan bu dava davalılarının ikamet adreslerini mahkemede açılması gerektiğini belirterek yetki itirazlarının olduğunu, davacı ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinde bir alacak davalarının olduğunun doğru olduğunu, ancak bu dava açıldığında kendilerinin bir yöneticiliklerinin olmadığını, daha sonra davanın ne şekilde bittiği veya borçlarının olup olmadıklarının bilmediklerini, bu davadan sonra ... İcra Müdürlüğünden icra takibi başlatıldığını, ancak bu icra takibi nedeniyle herhangi bir haciz işlemi yapılmadığını öğrendiklerini, icra takibinin eski tarihli olduğunu, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının tasfiye kuruluna müracaat etmediğini, tasfiye kurulunun şahsi sorumluluğunun doğmadığını, davacının mevcut icra takip dosyasından o tarihteki koopratif üyelerine karşı halen takip yapabileceğini, bu hakkı mevcutken kendilerine karşı dava açmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davacının alacaklı olduğunu beyan ettiği ...Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında karşı davacı olduklarını ve kendi davalarının da kabul edildiğini, bu sebeple mahsuplaşma neticesinde davacının alacağının dava dilekçesinde talep ettiği tutarda olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ...'un cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı ve hususmet itirazının olduğunu, husumetin şahsına yönetilmesinin mümkün olmadığını ve kooperatfte bulunan evini ... yılında tapudan sattığını, ayrıca davacının basiretli davranmadığını ve alacağını takip etmediğini, bu nedenle de alacağından vazgeçen davacıyı beklemelerinin istenemeyeceğini, ayrıca davacının alacaklı olduğunu beyan ettiği ...Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında karşı davacı olduklarını ve kendi davalarının da kabul edildiğini, bu sebeple mahsuplaşma neticesinde davacının alacağının dava dilekçesinde talep ettiği tutarda olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... ...'ın cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı ve hususmet itirazının olduğunu, husumetin şahsına yönetilmesinin mümkün olmadığını ve kooperatfte bulunan evini ... yılında tapudan sattığını, ayrıca davacının basiretli davranmadığını ve alacağını takip etmediğini bu nedenle de alacağından vazgeçen davacıyı beklemelerinin istenemeyeceğini, ayrıca davacının alacaklı olduğunu beyan ettiği ...Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında karşı davacı olduklarını ve kendi davalarının da kabul edildiğini, bu sebeple mahsuplaşma neticesinde davacının alacağının dava dilekçesinde talep ettiği tutarda olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... dosyamız davacısının, dosyamızdaki dava tarihi olan ... tarihi itibariyle ... İcra Müdürlüğünde takip konusu edilen 47.685,05 TL asıl alacağının olduğu, bu alacağa 40.000,00 TL'sini ... tarihinden ve bakiyesini... tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesine karar verildiği, yine aynı kararda davacı lehine toplam 774,70 TL yargılama gideri ve 6.484,80 TL vekalet ücretine hükmedildiği, bu durumda 47.685,05 TL asıl alacak ve 6.484,80 TL vekalet ücreti ve 774,70 TL yargılama alacağı toplandığında 54.944,55 TL davacı alacağının olduğu, bu alacağa ...Asliye Hukuk Mahkemesi kararında belirtilen tarihlerden başlayarak, dosyamızdaki dava tarihine reeskont faizi hesaplandığında 183.718,21.TL faiz işlediği, dolayısıyla dosyamızdaki dava tarihi itibariyle davacı alacağının 238.662,76 TL olduğu, Yine dosyamız davalısının dosyamızdaki dava tarihi olan ... tarihi itibariyle ... İcra Müdürlüğünde takip konusu edilen 30.985,00 TL asıl alacağının olduğu, bu alacağa karşı dava tarihi olan ... tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesine karar verildiği, ve yine aynı kararda davacı lehine toplam, 2.368,40 TL yargılama gideri, 3.628,35 TL vekalet ücretine hükmedildiği, bu durumda 30.985,00 TL asıl alacak ve 3.628,35 TL vekalet ücreti ve 2.368,40 TL yargılama alacağı toplandığında 36.981,75 TL davalı alacağının olduğu, bu alacağa ... Asliye Hukuk Mahkemesi kararında belirtilen tarihlerden başlayarak, dosyamızdaki dava tarihine kadar reeskont faizi hesaplandığında 129.125,87 TL faiz işlediği, Dolayısıyla dosyamızdaki dava tarihine itibariyle davalı alacağının 166.107,62 TL olduğu, dosyamız davacısının alacağından dosyamız davalısının alacağı düşüldüğünde (238.662,76-166.107,62) = 72.555,14 TL kooperatif borcunun ödemesi gerçekleşmeden tasfiyenin gerçekleştirildiği anlaşılmakla dava tarihi itibariyle 72.555,14 TL alacağın davalılar tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, Yargıtay .... Hukuk dairesinin ... Esas ... karar sayılı kararında ifade edildiği üzere tasfiye memurlarının tasfiye işlemlerinde yasa, ortaklık sözleşmesi veya işgörme koşullarını saptayan kurallara işlem yaparak üçüncü kişilerin veya ortakları zararlandırmadıkları takdirde, kusursuz olduklarını ispat etmedikçe kooperatif ile birlikte müteselsilen sorumlu oldukları, dosyamızda da davacının davalı kooperatiften alacağını alamaması nedeniyle davalı kooperatif temsilcilerini kusurlu oldukları ve müteselsil sorumluluk hükümlerine göre 72.555,14 TL davacı alacağının davalılardan tahsilinin gerektiği kanaatine varılmıştır" gerekçesiyle "Davanın kısmen kabul kısmen reddine, 72.555,14.TL alacağın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıların hiçbirinin cevap dilekçesinde takas ve mahsup talebinde bulunmadığını, bu taleplerin ancak davanın tarafları arasında ileri sürülebileceğini, davalıların kooperatifin yararlanabileceği ödeme veya takas-mahsup def'inden halefiyet ilkesi gözetilerek yararlanmasının mümkün olmadığını, işbu davanın mahkemesince re'sen yargılama ilkesi uygulanabilecek davalardan olmadığını iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibariyle, tasfiye edilen kooperatif alacaklısının, kooperatifin tasfiye kurulu ve denetçilerinin sorumluluğuna dayanılarak doğrudan zararlarının giderilmesi amacıyla açtığı tazminat davasıdır. İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi atfıyla uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 553, 554 ve 560. maddelerin değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 553/1. maddesine göre; Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Aynı Yasa'nın 554. maddesine göre de, denetçiler, şirketin ve şirketler topluluğunun yılsonu ve konsolide finansal tablolarını, raporlarını, hesaplarını denetleyen denetçi ve özel denetçiler; kanuni görevlerinin yerine getirilmesinde kusurlu hareket ettikleri takdirde, hem şirkete hem de pay sahipleri ile şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarar dolayısıyla sorumlu tutulmuşlardır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; ... ile ... arasında görülen davanın ve karşı davanın yargılaması sonucunda, ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin tarihli ve ... Esas-... Karar sayılı kararıyla; davacı-karşı davalı ... tarafından açılan davanın kabulü ile 47.685,00 TL alacağın, 40.000,00 TL'sine ... tarihinden itibaren ve geri kalanına ... tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, 774,70 TL yargılama gideri ile 6.484,80 TL nispi ve 1.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, davalı-karşı davacı ...'nin açtığı karşı davanın kısmen kabulü ile 30.985,00 ... tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, 2.368,40 TL yargılama gideri ile 3.628,35 TL nispi ve 1.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine karar verildiği, sözkonusu ilamda hükmedilen alacakların tahsili amacıyla, eldeki davanın davacısı .... tarafından ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin başlatıldığı, ...'nin tasfiyesinin sona ermesi nedeniyle ... tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği, eldeki davanın davacısı şirketin ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine konu alacağını tahsil edemediği anlaşılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, eldeki davanın tasfiye edilen kooperatif alacaklısının, kooperatifin tasfiye kurulu ve denetçilerinin sorumluluğuna dayanılarak doğrudan zararlarının giderilmesi amacıyla açtığı tazminat davası niteliğinde olduğu, davacı şirket tarafından ....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin tarihli ve ... Esas-... Karar sayılı kararıyla lehine hükmedilen alacakların tahsili amacıyla başlatılan ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine konu alacağını, takip borçlusu ...'nin alacağı ödenmeksizin tasfiye edildiği, bu sebeple tasfiyeyi usulsüz gerçekleştiren davalıların hukuki sorumluluğunun doğduğu iddiasıyla tazminata karar verilmesinin talep edildiği, davalılar tarafından davacının takibinin dayanağını oluşturan mahkeme kararında davalı-karşı davacı olan kooperatifin eldeki davanın davacısı olan şirkete yönelttiği karşı davasının kısmen kabulüne de karar verildiği ve bu nedenle kooperatif alacağının davacının zararından mahsup edilmesi gerektiğinin savunulduğu, eldeki davanın tazminat davası niteliğinde olduğu nazara alındığında davacının talep edebileceği tazminatın zararı ile sınırlı olduğu, buna göre ilk derece mahkemesince, ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin tarihli ve... Esas-...Karar sayılı kararıyla davacı şirket ile kooperatif lehine hükmedilen alacakların eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle ulaştığı tutarların belirlendikten sonra, belirlenen davacı alacağından kooperatifin alacağının düşülmesi suretiyle davacının zararının aradaki fark tutarı kadar olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülemmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alınan 80,70.TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 534,70.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 30/12/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. ... Başkan ... ¸ ... Üye ... ¸ ... Üye ... ¸ ... Katip ... ¸