Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete kasko sigortasıyla sigortalı ... plakalı araca, davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı aracın 12.02.2015 tarihinde % 75 kusurlu olarak çarpması neticesi sigortalıya ödenen tazminatın borçlulardan tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, kaza sonucunda düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında; davacı araç sürücüsü ..., asli kusurlu olarak belirtilmiştir. Davalı bu bak
davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının ticari markasının " ... " olduğunu, davacının faaliyet gösterdiği süpermarketlerde satmakta olduğu pek çok ürünün alımını uzun yıllardır davalı şirketten yapageldiğini, taraflar arasında bu şekilde bir ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişkinin boyutu arttıkça davalı şirkete, talebi üzerine avans niteliğindeki çeklerin keşide edilerek teslim edildiğini, gelinen noktada davalı tarafından davacıya mal gönderiminin gerçekleştirilmediğini, davacının mal alım taleplerinin karşılanmadığını hatta davalı şirkete ulaşabilmenin bile imkansız hale geldiğini, davalı tarafından davacıya gönderilen en son mallara karşılık tanzim edilen faturanın 21/02/2017 tarihli olduğunu, davalı tarafından dava konusu çekler karşılığı mal gönderimi gerçekleşmediğinden ve dava tarihi itibariyle de davacının davalıya başkaca bir borcu bulunmadığından davalı uhdesinde bulunun çeklerin bedelsiz kaldığını, davacının toplam 24 adet avans niteliğindeki çeklerin iadesi için İzmir 20. Noterliği' nin 20/03/2017 tarih 04276 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini ancak ihtarnamenin bila tebliğ iade edildiğini, davacıya tebliğ edilen İzmir 15. İcra Müd' nün 2017/2495 Esas sayılı dosyasına ait birinci haciz ihbarnamesinden ve Burdur İcra Müd' nün 2017/1970 Esas sayılı dosyasına ait birinci haciz ihbarnamesinden de davalı şirketin bankalar dahil ticari ilişki içerisinde olduğu firmalara/kişilere borçlanarak bu borçlarını ödemeksizin ortadan kaybolmuş olduğunu düşündürdüğünü, dava konusu haksız durum nedeniyle davacının telafisi imkansız maddi ve manevi zarara uğrayacağının aşikar olup İİK' nın 72 ve sair ilgili mevzuat hükümleri uyarınca davaya konu 24 adet çekin ödenmelerini/bankaya ibrazını/icra takibine/ihtiyati haciz başvurusuna konu edilmesini engelleyecek mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek dava konusu 24 adet çekten dolayı davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.