Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/1201 E. , 2024/3760 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/1201 Karar No : 2024/3760 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...2-...3- ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... TEMYİZ EDEN MÜDAHİL : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının …
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/1201 E. , 2024/3760 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/1201 Karar No : 2024/3760 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...2-...3- ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... TEMYİZ EDEN MÜDAHİL : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca ve davalı idare yanında müdahil ... tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, müşterek çocukları ...'nin, 01/05/2010 tarihinde yaşadığı kaza sonrasında götürüldüğü 25 Aralık Devlet Hastanesinde yapılan hatalı tıbbi müdahaleler sonucu kolunda kalıcı hasar meydana geldiğinden bahisle ... için 10.000,00 TL (miktar artırımı ile birlikte 116.887,16 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, anne ... için 50.000,00 TL manevi ve baba ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, dava değerinin tamamına adli yargıdaki dava açma tarihi olan 25/01/2012 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, Mahkemece yapılan arttırım işleminin ıslah olarak kabul edilmesi ve ıslah edilen miktar yönünden de ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının oldukça düşük olduğu, hükmedilen yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığı; davalı idare tarafından, dava konusu olayda istenmeyen sonuç ile yürütülen hizmet arasında illiyet bağı bulunmadığı ve sorumluluğu zorunlu kılan şartların oluşmadığı, küçüğe yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu, manevi tazminatın zenginleşme vasıtası haline getirilemeyeceği, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği; davalı yanında müdahil ... tarafından, davanın süresinde olmadığı, Adli Tıp Kurumu raporuna yapılan itirazların dikkate alındığı yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiği, sinir hasarının teşhis ve tedavisinin uzmanlık alanına girmediği, tedavinin gecikmesinde davacıların sorumluluğunun ve sonucun ortaya çıkmasında ne derece etkili olduğunun da değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar ve davalı yanında müdahiller tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: A) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısımlarına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmının incelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik kısımlarına yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının hükmedilen maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına miktar artırımı tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmına yönelik olarak davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının incelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir."; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir..." ve "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; ... b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükümleri yer almaktadır. Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir. Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir. Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır. Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda; 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararında, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "kabul edilen 116.887,16 TL maddi tazminatın 10.000,00 TL'lik kısmı ile kabul edilen 70.000,00 TL manevi tazminat için adli yargıda dava açma tarihi olan 25.01.2012 tarihinden itibaren, maddi tazminatın 106.887,16 TL'lik kısmı için ise ıslah dilekçesinin davalı idare kayıtlarına girdiği, diğer bir ifadeyle idarenin temerrüde düştüğü tarihten (27.03.2018) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine" ibaresinin, " kabul edilen 116.887,16 TL maddi tazminat ile kabul edilen 70.000,00 TL manevi tazminatın adli yargıda dava açma tarihi olan 25/01/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerektiğinden, Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "istinaf başvurusunun reddine" ibaresinin, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, "istinaf başvurularının reddine, hüküm fıkrasında yer alan ' kabul edilen 116.887,16 TL maddi tazminatın 10.000,00 TL'lik kısmı ile kabul edilen 70.000,00 TL manevi tazminat için adli yargıda dava açma tarihi olan 25.01.2012 tarihinden itibaren, maddi tazminatın 106.887,16 TL'lik kısmı için ise ıslah dilekçesinin davalı idare kayıtlarına girdiği, diğer bir ifadeyle idarenin temerrüde düştüğü tarihten (27.03.2018) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine' ibaresinin, ' kabul edilen 116.887,16 TL maddi tazminat ile kabul edilen 70.000,00 TL manevi tazminatın adli yargıda dava açma tarihi olan 25/01/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine şeklinde düzeltilmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısım yönünden KABULÜNE, diğer kısımlar yönünden REDDİNE, davalı idarenin ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.