17. Hukuk Dairesi 2016/18083 E. , 2017/9646 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili; 17/06/2015 tarihinde meydana gelen olay sebebiyle maliki... olan ... plakalı aracın yanarak hasar gördüğü, kolluk birimlerince yap…
**17. Hukuk Dairesi 2016/18083 E. , 2017/9646 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili; 17/06/2015 tarihinde meydana gelen olay sebebiyle maliki... olan ... plakalı aracın yanarak hasar gördüğü, kolluk birimlerince yapılan araştırma ve şahsın vermiş olduğu ifade sonucundan söz konusu aracın... isimli şahıs tarafından yakılmış olduğunun tespit edildiği, şahsın 17/06/2015 tarihinde vermiş olduğu kolluk ifadesinde aracı kendisinin yaktığını açık bir şekilde ikrar ettiği, aracın yanması nedeniyle davacı şirketin zarara uğrayan sigortalıya 13/08/2015 ve 28/08/2015 tarihlerinde... nolu hasar dosyasında toplam 31.680,00 TL'yi ödemek zorunda kaldığı, bu nedenle sigortalıya ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili 01.04.2016 tarihli dilekçesinde davayı kabul etmediklerini beyan etmiştir. Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile, 30.500,00 TL’nin 28/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı üzerinden davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Somut olay kasko rücu davasıdır. Davacı ... şirketi, sigortalısına ödemiş olduğu hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsilini talep etmiştir. ... İçtihadı Birleştirme Kararının 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dâva, ... poliçesinden doğan bir dâva değildir. Bu nedenle, halefiyet dâvası bir ticarî dâva sayılamaz. Bu dâva, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dâva gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dâva açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu dâvası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Davacı ... şirketi olup, uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Ticaret Mahkemelerinin görev alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." ifadesi ile ticari davalar ile sınırlandırılmıştır. Ticari davalar ise TTK'nın 4. maddesinde sayılmıştır. Buna göre 4/1. maddesinde nispi ticari davalar 4/1-a fıkrasından f fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır. Bir davanın nispi ticari dava sayılması için TTK'nın 4/1. maddesi birinci fıkrasında belirtildiği gibi her iki tarafında tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olması gerekmektedir.