8. Hukuk Dairesi 2017/5118 E. , 2018/10677 K. MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İcra Takibine İtirazın Kaldırılması Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine dava…
**8. Hukuk Dairesi 2017/5118 E. , 2018/10677 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İcra Takibine İtirazın Kaldırılması Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı borçlular vekilinin itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması isteminde bulunmuş mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş karar davalı borçlular vekili tarafından temyiz edilmiştir. Olayımıza gelince; davacı alacaklı vekili, 03/03/2015 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 15/10/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2015 yılı 6. aya ait 1.250,00TL, 7. aya ait 3.250,00 TL, 8. aya ait 3.250,00 TL, 9. aya ait 3.500,00 TL olmak üzere toplam 11.250,00 TL kira ve 219,39 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş davalı borçlular vekili süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile borca itiraz etmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan takip dayanağı kira sözleşmesinden kiraya verenlerin davacı alacaklı ... ile dava dışı ... olduğu anlaşılmaktadır. Kiraya verenlerden birinin sözleşmedeki kira bedelinden payına düşen kısmın tahsili için icra takibi yapmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak kiraya verenlerin birden fazla olması halinde her alacaklı kendi payına düşen kira alacağının tahsili için takip yapabilir ve dava açabilir. Kira sözleşmesinde kiraya verenler ... ve Nilgün Çevik olmasına rağmen ... tek başına tüm kira alacağı için takip başlatmış ve tek başına dava açmıştır. Sözleşmede kira bedelinin sadece ...’nun banka hesabına yada kendisine ödeneceğine dair bir hüküm bulunmadığı gibi kira bedelinin kime ne kadar ödeneceğine dair de bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda ise kira bedelinin kiraya verenlere eşit oranda ödeneceğinin kabulü gerekir. Mahkemece davacı alacaklının kendi payına düşen kira alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatabileceği ve itirazın kaldırılmasını talep edebileceği değerlendirilmeden alacağın tamamı üzerinden itirazın kaldırılması doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 05/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.