(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/2931 E. , 2008/8697 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı eczacı olduğunu, davalı kurum sigortalıları ile hak sahiplerine reçete muhteviyatı ilaçların karşılanması amacıyla dav…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/2931 E. , 2008/8697 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı eczacı olduğunu, davalı kurum sigortalıları ile hak sahiplerine reçete muhteviyatı ilaçların karşılanması amacıyla davalı ile sözleşme imzaladığını, 16.11.2006 tarihinde Türk Eczacılar Birliği 18. Bölge Eczacılar Odası işbirliği ile yapılan denetim sonucunda, protokol kapsamında çeşitli kurum ve kuruluşlarının hak sahiplerine ait 16 adet ... karnesi, 92 adet reçete karşılığı bulunmayan, kime ait olduğu belli olmayan küpürü kesilmiş ilaç, 95 adet reçete karşılığı olmayan, kime ait olduğu belli olmayan ilaç küpürü tespit edildiğinden bahisle 2006 yılı tip sözleşmesinin 5. maddesinde “sözleşmenin feshini gerektiren nedenler” başlıklı bölümünün 1-İ,6,7,8. maddeleri gereğince yapılan sözleşmenin iki yıl süreyle feshedildiğini, oysa ki, sözleşmede ilaçların veya küpürlerin kime ait olduğunun ispat edilememesi halinde sözleşmenin feshedilebileceğini, söz konusu bu şartın gerçekleşmediğini ileri sürerek, davalı kurumun sözleşmenin feshine ilişkin kararının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davada idare mahkemesinin görevli olduğunu, davacının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle sözleşmenin feshinin yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacıya ait eczanede bulunan ... karnesi ve ilaç küpürlerinin, davacının eczanesinde çalışan işçiler ile daimi müşterilerine ait olduğunun tanık bayanları ile belirlendiği, bu durumda sözleşmenin feshedilmesi için gerekli şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının sözleşmenin feshedilmesine ilişkin işleminin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki protokolün “sözleşmenin feshini gerektiren hususlar” başlıklı (g) maddesinde, “Eczanede veya ruhsatnameye esas olan sınırlar dahilinde eczacının, eczane çalışanlarının ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerin ... karneleri hariç, protokol kapsamındaki hak sahiplerine ait ... 2008/2931-8697 karnesi bulundurulduğunun ve bu ... karneleri kullanılarak kurumun zarara uğratıldığının kurumlarca tespiti halinde 3 yıl”, (i) maddesinde, “Eczanede kurumca yapılan incelemeler sonucunda reçete karşılığı bulunmayan ve kime ait olduğu ispatlanamayan ilaç küpürünün veya küpürü kesilmiş ilaçların bulunması halinde 2 yıl” süreyle sözleşmenin feshedileceği hükmü bulunmaktadır. Davacıya ait eczanede 16.11.2006 tarihinde yapılan denetim sonucunda, hak sahiplerine ait 16 adet ... karnesi, 92 adet reçete karşılığı bulunmayan, kime ait olduğu belli olmayan küpürü kesilmiş ilaç, 95 adet reçete karşılığı bulunmayan, kime ait olduğu belli olmayan ilaç küpürü tespit edilerek tutanakla teslim alındığı, 2006 yılı tip sözleşmesinin V. “Sözleşmenin feshini gerektiren hususlar” başlıklı bölümünün 1-i,6,7,8. maddesine dayanılarak sözleşmenin 22.12.2006 tarihli yazı ile 2 yıl süre ile feshedildiği anlaşılmakta olup, mahkemece dinlenen tanık beyanları gereğince davacıya ait eczanede bulunan ilaç küpürleri ve küpürü kesilmiş ilaçların, davacının iddiasında olduğu gibi eczanede çalışan işçiler ile daimi müşterilerine ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, eczanede yapılan denetimde tutanakla tespit edilen 92 adet küpürü kesilmiş ilaç ile 95 adet ilaç küpürünün, eczane çalışanlarına ve eczanenin sürekli müşterilerine ait olduğunun kabulü, hayatın olağan akışına aykırıdır. Tutanakla tespit edilen, üzerinde hasta ismi yazılı olmayan ve kime ait olduğu belirli olmayan küpür sayısının fazlalığı da gözetildiğinde bunların, dinlenen tanık beyanları gereğince aidiyetinin ispat edildiği kabul edilemeyeceği gibi, bu gerekçeyle sözleşmenin feshi için gerekli şartların oluşmadığından da söz edilemez. O halde dava konusu olayda sözleşmenin az yukarda açılanan (i) maddesi hükmü gereğince davalı tarafından yapılan fesih işlemi, sözleşmeye uygun olup, davacının sözleşmeye aykırı davranması, sözleşmenin ilgili hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiğinden, davalı tarafından yapılan fesih işleminin iptali istemi ile açılan bu davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabul edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.