6. Hukuk Dairesi 2012/5531 E. , 2012/10427 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞEN DAVADA DAVA TÜRÜ : Alacak-Tazminat Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak-tazminat-cezai şart-kira alacağı davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı-karşı davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde temyiz eden davacı-karşı davalılar vekili Av
**6. Hukuk Dairesi 2012/5531 E. , 2012/10427 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞEN DAVADA DAVA TÜRÜ : Alacak-Tazminat Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak-tazminat-cezai şart-kira alacağı davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı-karşı davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde temyiz eden davacı-karşı davalılar vekili Av. ... ve davalı-karşı davacı vekili Av. ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, asıl davada kiracının kiralanana yapmış olduğu masraflar yönünden 52.323.30 Euro alacaklı olduğunun tespiti ve tahsili, birleşen davada 750.000 DM cezai şart, 249.225 TL hor kullanma tazminatı ve iki aylık onarım süresi kirası 83.333.33 DM karşılığı 77.460 TL'nin tahsiline ilişkindir. Mahkemece asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleşen davanın da kısmen kabulü ile 695.250 TL alacağın davacı-karşı davalılardan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davacı-karşı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik olmamasına göre temyiz eden davacı-karşı davalılar vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı-karşı davalılar vekilinin birleşen davaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.11.2000 başlangıç tarihli ve altı yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile kiralayan davalı -karşı davacı ... Tic. A.Ş, ... üç yıldızlı ... Oteli- davalı- karşı davacı ... Yat A.Ş'ye yıllık 500.000 DM bedelle konaklama tesisi olarak kullanması için kiralamış, sözleşmeyi birleşen davanın davalıları müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamışlardır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 3. maddesinde kiracının kira akdi sonunda taşınmaz ve müştemilatı ile kiracının varsa yaptığı yatırımlar ve eklentilerini tahliye etmeyi ve söz konusu araç,gereç, makine ve teçhizatı doğal yıpranma haricinde tam ve sağlam olarak kiraya verene teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiği, teslim etmediği takdirde yıllık kira bedelinin % 50 fazlasını ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, sözleşmenin özel şartlar bölümü 9. maddesinde de her türlü malzemenin ve tesisin bakım ve onarımının işletme süresince kiracı tarafından yapılacağı kararlaştırılmıştır. Davalı- karşı davacı kiralayan, birleşen davada kiralananın sözleşme gereğince kira süresi sonunda değil onyedi gün geç ve kiralanana zarar verilerek teslim edildiğini belirterek, sözleşmenin özel 3. maddesi gereğince cezai şartın, hor kullanma tazminatının ve onarım süresi kira parasının tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporundan sonra da 28.10.2009 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile taleplerinin tümünün cezai şart içinde değerlendirilerek 695.250 TL cezai şart bedelinin tahsilini istemiştir. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 3. maddesinde düzenlenen husus kiralananın kira süresi sonunda tam ve sağlam teslim edilmesi, aksi halde yıllık kira bedelinin % 50 fazlasının ödenmesine ilişkindir. Bu haliyle kiralananın kira süresi sonunda tahliye edilmesini amaçlayan, tahliyeye zorlayan tahliye taahhütnamesi niteliğindedir. Ne var ki yerleşik içtihatlar gereğince ilk kira sözleşmesi ile verilen tahliye taahhüdü, kiracının müzayakası altında verilmiş olduğundan geçerli bir tahliye taahhüdü olarak kabul edilmemektedir. Bu durumda sözleşmede kararlaştırılan cezai şart geçersiz bir tahliye taahhüdüne dayalı ve devamı niteliğinde olduğundan tahliye taahhüdü ile birlikte cezai şartın da geçerli olduğundan söz edilemez ve cezai şartın tahsiline karar verilemez. Mahkemece yapılması gereken iş, dava dilekçesi ve ıslah dilekçesinde belirtildiği üzere davalı -karşı davacının talep ettiği hor kullanma tazminatı ve onarım süresi kirası talepleri üzerinde durularak sonucuna göre bir karar vermekten ibaret iken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda ( 1 ) No'lu bentte yazılı nedenlerle asıl davaya ilişkin hükmün ONANMASINA, yukarıda ( 2 ) No'lu bentte yazılı nedenlerle davacı-karşı davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün birleşen dava yönünden BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı-karşı davalılar yararına takdir edilen 900 TL vekalet ücretinin davalı- karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalılara verilmesine, keza asıl dava yönünden Yargıtay duruşması için kendisi vekille temsil ettiren davalı-karşı davacı yararına takdir edilen 900 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, 10.07.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (M) (M) MUHALEFET ŞERHİ: Cezai şart, esas borca bağlı olarak oluşan ve borçlunun borcunun ifa etmemesi veya geç yerine getirmesi veyahut noksan ifa etmesi ve nihayet şart kılınan mahalde ifa etmemesi halinde, alacaklıya muayyen bir meblağı çoğunlukla bir miktar paranın tediyesi şartını kapsayan taahhüttür. (BK. 158-161) Taraflar arasındaki 23.10.2010 tarihli kira sözleşmesinin 3.maddesinde, akdin sonunda kiralananın araç gereç, makine ve teçhizatının doğal yıpranma haricinde sağlam olarak teslim edilmesi kararlaştırılmıştır. Bu durumda yukarıda belirtilen BK.nun 158-161 kapsamında düzenlenen sözleşmenin 3.maddesinde kararlaştırılan cezai şart, mahkemenin de kabul ettiği gibi sözleşme şartlarına aykırı davranışa bağlı olarak düzenlendiği gibi, sözleşmeden kaynaklanan karşılıklı edimlerin yerine getirilmesini sağlamaya yönelik olarak düzenlendiğinden geçerli bir şarttır. Mahkemenin de kabulü bu yönde olduğundan kararın onanması gerektiği düşüncesi ile çoğunluk görüşüne katılmıyorum 10.7.2012 KARŞI OY YAZISI Uyuşmazlık, cezai şart alacağına ilişkindir. Cezai şart, bir borcun ifa edilmemesi veya eksik ifa edilmesi halinde ödenmesi gerekli parasal değer taşıyan ve hukuki işlemle kararlaştırılmış bir edimdir. Kural olarak 6570 sayılı Taşınmaz Kiraları Hakkındaki Kanun kapsamında da kalsa, kira sözleşmesine konulmuş olan cezai şart geçerlidir. Tarafları bağlar. Somut olayda davalı kiracı, sözleşmesinin sona ermesine karşı çıkmamış, sözleşmenin devamını istememiş, aksine ... Noterliği'nden gönderdiği 24.08.2006 tarihli ihtarı ile kira sözleşmesinin yenilenmeyeceğini, 1 Kasım 2006 tarihi itibariyle mecurun teslim edileceğini kiralayana bildirmiş ve kiralananı kendiliğinden tahliye etmiştir. Dava, 6570 sayılı Kanunun 7/a maddesi gereğince tahliye taahhüdüne dayalı olarak açılmış bir tahliye davası olmadığından, kira sözleşmesindeki tahliye taahhüdünün geçerli olup olmayacağı, mecurun tahliye edilip edilmeyeceği tartışılamaz. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kiralanan taşınmazın araç, gereç, makine ve teçhizatının doğal yıpranma haricinde tam ve sağlam olarak kiraya verene teslim edilip edilmediği ve buna bağlı olarak sözleşmede öngörülen cezai şart alacağının ödenmesi gerekip gerekmediği konusundadır. Taraflar arasında düzenlenmiş olan 23 Ekim 2000 düzenleme tarihli kira sözleşmesinin maddeleri incelendiğinde, 3.maddesinde kiracı aleyhine belirlenen cezai şart yanında 6.maddesinde de kiralayanın da tazminat ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, her iki tarafın edimlerini ifa etmemeleri halinde iki tarafa da cezai şart ve tazminat ödeme yükümlülüğünün getirildiği görülmektedir. Kira sözleşmesinin 3.maddesinde yer alan ceza koşulunun amacının kiralanandaki araç, gereç, makine ve teçhizatın noksansız, tam ve sağlam olarak teslim edilmesini temin etmek olduğu anlaşılmaktadır. Kiralanan ister süresinde, ister süresinden önce, isterse 6570 sayılı Kanun'un 11.maddesi gereğince yıldan yıla yenilenerek uzayan dönemler sonunda tahliye edilsin, tahliye sırasında araç, gereç, makine ve teçhizatın tam ve sağlam olarak teslim edilmemesi halinde kiralayanın cezai şart alacağını talep etmekte haklı olduğunun kabulü gerekir. Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına, kiracı davalının kira akdinin sonunda teslim ettiği kiralanan taşınmazdaki araç, gereç, makine ve teçhizatın tam ve sağlam olmadığının anlaşılmasına göre, cezai şart alacağının kabulüne dair verilen hükmün onanması gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 10.07.2012