20. Ceza Dairesi 2017/580 E. , 2017/3786 K. "" Mahkeme : ... Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma Hüküm : Mahkûmiyet Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekle…
**20. Ceza Dairesi 2017/580 E. , 2017/3786 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkeme : ... Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma Hüküm : Mahkûmiyet Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Dresden Gümrük Soruşturma Dairesince verilen 02/12/2010 tarihli raporda afyon olduğu bildirilen suça konu maddenin Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulunu’nun 25/07/2016 tarih ve 2147 sayılı Raporuna göre morfin içerdiğinin belirtilmesi karşısında; 3298 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasında "ham afyon, hazırlanmış afyon, tıbbi afyon ve bunların müstahzarları Türk Ceza Kanunu'nun uygulanmasında uyuşturucu maddelerden sayılır" denilerek, afyonun başlı başına uyuşturucu madde olarak kabul edildiği, içerdiği morfinin dikkate alınamayacağı, öte yandan, 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin 4. fıkrasında sayılan uyuşturucu ve uyarıcı maddeler arasında Afyon sakızının yer almadığı, bu konuda ham afyonun içerdiği etken maddenin dikkate alınamayacağı gözetilmeden; sanığın cezasının 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin 4. fıkrası uyarınca artırılması, 2-Sanık hakkında 18/12/2014 tarihli ilk hükümde neticeten 12 yıl 6 ay hapis ve 1500 TL adli para cezası verildiği, bu kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan uygulama ile sanık hakkında sonuç olarak 15 yıl hapis ve 100 TL adli para cezasına hükmedildiği ancak sanığa önceki hükümde verilen sonuç cezanın kazanılmış hak oluşturacağı gözetilmeden hüküm kurulması, 3-Hükümden sonra 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması ve tutuklama tarihine göre, sanık hakkındaki salıverilme isteğinin reddine, 13/06/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.