Başvuru, başvurucuların 1995 yılında kaybolan yakınlarının bulunamaması ve bazı şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, başvurucuların 1995 yılında kaybolan yakınlarının bulunamaması ve bazı şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 10/12/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuruculardan Emine Dansık'ın eşi , oğlu A. ve diğer başvurucu Servet Kalenderoğlunun babası olan Y.K. isimli şahıslardan 22/2/1995 tarihinden itibaren haber alınamamıştır. Başvurucular, olayla ilgili olarak Silopi Cumhuriyet Başsavcılığınca 1996/343 sayılı dosya ile soruşturmanın yürütüldüğünü beyan etmişlerdir. Başvurucular tarafından anılan dosya ile ilgili olarak dosya numarasının belirtilmesinin dışında dosyanın onaylı sureti başvuruya eklenmemiştir. Başvurucular, eksikliklerin giderilmesi için yazılan yazıya cevaplarında her ne kadar istenilen belgelerin onaylı suretini gönderdiklerini beyan etmişlerse de dosyanın incelenmesinden, anılan dosya içeriğinin başvurucular vekillerinin başka bir başvurusuna ilişkin olduğu, kaybolduğu iddia edilen kişilerin, maddi vakıaların ve olay tarihlerinin farklı olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle soruşturma dosyasının haricinde beyan edilen dosyaya dair yapılan adli işlemlerin neler olduğu ve içerikleri tespit edilememiştir. Başsavcılık tarafından başlatılan ilk soruşturmada daimî arama kararı verildikten sonraki süreçte,4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) maddesiyle yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda Ergenekon silahlı terör örgütü soruşturması olarak bilinen 2008/1756 sayılı soruşturma kapsamında gizli tanık" Tükenmez Kalem"in ifadesine başvurulmuştur. Gizli tanık ifadesinde; Y.K.nın tam hatırlayamadığı bir aracının olduğunu, Uzman Çavuş S.nin kendilerine verdiği talimatla Y.K.yı Silopi ilçesinde iki üç gün takip ettiklerini, niyetlerinin Y.K.yı yakalamak olduğunu ancak bu kişinin sürekli olarak üç veya dört kişi ile gezdiğini, Y.K.nın kendi aracıyla yanında iki şahıs olduğu hâlde BOTAŞ tesislerinin yakınından geçerken jandarmanın uygulamasına takıldığını, Y.K.nın bir müddet uygulama noktasında bekletildiğini, araçlar bekletilirken uygulama noktasına 34 ... plakalı araçla Uzman Çavuş S., S. ve İ.T.nin geldiğini, araçta bulunanları aldıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınmadığını, hâlen kayıp olduklarını, olaya ilişkin bilgileri bizzat S. ve İ.T.den duyduğunu, bu olayın gerçekleşmesinden üç veya dört gün sonra S.nin Silopi İlçe Jandarma Komutanlığındaki masasının çekmecesinde Y.K.nın ve iki şahsın kimliklerinin üzerinde çarpı işareti olduğunu gördüğünü beyan etmiştir. Gizli tanığın verdiği ifadeler başta olmak üzere olayla ilgili olarak medyada çıkan haberler sonrasında, kaybolan şahısların yakınları ve bazı baro başkanları ile çok sayıda avukat tarafından yapılan müracaatlar üzerine kayıp şahıslarla ilgili olarak Başsavcılık tarafından 2008 yılında yeni bir soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu Servet Kalenderoğlu, 2008/3151 sayılı yeni başlatılan bu soruşturma dosyası kapsamında 27/1/2009 tarihinde ifade vermiştir. Başvurucu; verdiği dilekçe ile ifadesinde özetle bazı kolluk personelinden bahsederek babası ve diğer iki şahsın bu kişiler tarafından veya bilgisi dâhilinde kaybedilmiş olabileceğini, somut yerler gösteremeyeceğini beyan etmiştir. Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı işlendiği iddia edilen suçları soruşturmakla yetkili başsavcılığın Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı olduğu gerekçesiyle 23/6/2009 tarihinde dosyayı fezleke ile Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir. Silopi Cumhuriyet Başsavcılığının 2008 yılında başlattığı ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği bu dosyadan bağımsız olarak, gizli tanığın ifadelerinde yer alan faili meçhul veya kayıp şahıslarla ilgili olarak yukarıda bahsedilen (bkz. § 10) Ergenekon silahlı terör örgütü soruşturmasında suçların işlendiği yerlerle ilgili olarak soruşturma yapma yetkisinin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına (CMK madde ile yetkili) ait olması nedeniyle 29/9/2009 tarihinde ayırma kararı verilmiş ve ayrılan yeni 2009/1951 sayılı soruşturma dosyası 7/12/2009 tarihli yetkisizlik kararı ile Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Silopi ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından gönderilen her iki dosyayı 2009/3584 sayılı soruşturma dosyası üzerinden soruşturmaya devam etmiştir. Soruşturmanın devam ettiği süre içinde özel yetkili mahkemelerin 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun'un maddesinde yapılan değişiklik ile kaldırılması nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 20/3/2014 tarihinde yetkisizlik kararı verilerek dosya Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Açıklanan bu süre sonunda Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından o bölgede yaşandığı ileri sürülen kaybedilme veya infaz iddialarına ilişkin olarak 2014/980 sayılı dosya üzerinden soruşturma yürütüldüğü tespit edilmiştir. Bu dosya haricinde Başsavcılık tarafından başvurucuların yakınlarının kaybolma iddiaları konusunda müstakil bir soruşturma yürütüldüğüne dair belgeye rastlanmadığı gibi başvurucular tarafından da bu hususta sağlıklı olarak bir iddianın ileri sürülmediği ve belgelendirilmediği tespit edilmiştir. Genel olarak kaybedilme veya infaz edilme iddiaları ile ilgili olarak 2014/980 sayılı soruşturma dosyasında, gizli tanık beyanlarını doğrulayacak mahiyette kesin ve inandırıcı herhangi bir delil bulunmaması nedeniyle 20/6/2015 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve 30/6/2015 tarihinde de daimî arama kararı verilmiştir. Başvurucuların bu karara yaptıkları itiraz, Cizre Sulh Ceza Hâkimliğinin 2/11/2015 tarihli kararı ile reddedilmiştir. İlgili hukuk için bkz. Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu (B. No: 2014/15732, 24/1/2018, §§ 32-69).