4. Hukuk Dairesi 2013/6162 E. , 2013/12800 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi . Davacı ... tarafından, davalı ... vdl aleyhine 01/07/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl dava ve karşı davacı ...'nın karşı davasının reddine dair verilen 12/10/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ... ile davalı-karşı davacı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kab…
**4. Hukuk Dairesi 2013/6162 E. , 2013/12800 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi . Davacı ... tarafından, davalı ... vdl aleyhine 01/07/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl dava ve karşı davacı ...'nın karşı davasının reddine dair verilen 12/10/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ... ile davalı-karşı davacı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Tarafların asıl davaya yönelik temyiz itirazları yönünden; asıl dava, kamu görevlisi olan davalıların, kişisel amaç ve kusurlarından kaynaklandığı iddia olunan mevzuata aykırı eylemleri ve hatalı stok incelemesi nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı ile davalı-karşı davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy.K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır. Davaya konu edilen olayda, serbest bölge müdürü, gümrük müdürü ve gümrük müfettişi olan davalılar 657 sayılı yasa hükümlerine tabi olup kamu görevlisidir. Davalıların, davacının işyeri ile ilgili denetim ve incelemeleri sırasında mevzuata uygun hareket etmemeleri, iş yerine zorla girmeleri, gerçeğe aykırı tutanaklarla ilgisiz ve yetkisiz kişileri ilgili ve yetkili gibi göstermeleri, görevleri gereği olmamasına rağmen stokları değiştirmeleri, aynı olayla ilgili birden çok suç duyurusunda bulunmaları ve mallarını teslim etmemeleri şeklindeki eylemlerinden dolayı zarara uğranıldığı iddia edildiğine göre, Anayasa'nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası'nın 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabileceğine ilişkin yasal düzenleme uyarınca husumet nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece açıklanan yasal düzenleme gözetilerek, davalılar hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddedilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.