3. Hukuk Dairesi 2017/1359 E. , 2017/17803 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 19.12.2017 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davacı vekili Av. ... ... geldi. Karşı taraf adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır buluna…
**3. Hukuk Dairesi 2017/1359 E. , 2017/17803 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 19.12.2017 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davacı vekili Av. ... ... geldi. Karşı taraf adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı belediyeye ait ... ... Sokakta kain bağ evini 15 yıllığına kira sözleşmesi ile kullanma hakkını aldığını, davalının dava konusu bağ evinin ihtiyaç nedeniyle tahliyesi için ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/210 esas sayılı dosyası ile dava açtığını ve mahkemece verilen tahliye kararının kesinleşmesi üzerine taşınmazı tahliye ettirdiğini, aradan üç yılı aşkın bir süre geçtiği halde davalı belediyenin bu yeri hiç kullanmadığını, başkaca hiçbir faaliyette bulunmadığını, davalı belediyenin davacı ... tahliye ettirmek suretiyle kamu yararına yaptığı hizmetleri engellediğini, maddi yönden büyük kayıplara uğradığını, manevi yönden yüksek miktarda üzülmesine neden olduğunu, bu haksız tahliye nedeniyle uğradıkları 114.610 USD maddi zararın, reklam değerinden dolayı uğradığı kayıp nedeniyle şimdilik 20.000 TL'nin ve 50.000 TL manevi tazminatın tahliyenin gerçekleştiği 07.12.2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, tarihi evin yanında bulunan boş alanda bir katlı yapı yapıldığını, dava dilekçesinde belirtilen Türkiye'nin tanıtımını sağlamak için etkinlikler düzenlemekten başka ticari bir işlevinin olmadığı iddialarının aksine yapılan tespitlerde bahse konu yerde bar, kafe tarzında işletmeler yapıldığının tespit edildiğini, taşınmazın tahliye sonrasında herhangi bir 3. şahsa kiraya verilmediğini, yapılan tahliye işlemleri nedeniyle davalının bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-) 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Somut olayda, uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Dava, 25.11.2015 tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.