Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/11657 E. , 2025/3522 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/11657 Karar No : 2025/3522 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/11657 E. , 2025/3522 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/11657 Karar No : 2025/3522 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının Bank Asya'da bulunan hesabındaki mevduatını 2014 yılından itibaren artırdığı tespitine yer verilse de, Mahkemelerinin 25/02/2021 tarihli ara kararına gönderilen Bank Asya hesap hareketleri ve davacının yargılandığı ceza mahkemesi kararının birlikte incelenmesinden; her ne kadar davacı tarafından talimat tarihinden sonraki bir tarihte Bank Asya'da hesap açılmışsa da; aylık hesap özeti bakiyelerinin 2014 yılı Mart ayında 22.000,00-TL olduğu, söz konusu bakiye 2014 yılı Eylül ayına kadar kısmen artış gösterse de, eylül ayında 36.881,01-TL olan bakiyenin 2014 yılı Ekim ayında 7.590,36-TL'ye düştüğü, bu tarihten sonra hesabında artışlar olsada, Bankanın TMSF ye devir tarihi olan 29/05/2015 tarihinde örgüt liderinin talimatı doğrultusunda örgüt mensuplarının hesabını kapattığı ve parasını çektiği halde hesabını kapatmadığı gibi 2015 yılı Nisan ayında 31.366,55-TL olan hesap bakiyesinin 2015 yılı Mayıs ayında 51.205,78 TL'ye yükseldiği, yine 2015 yılı Eylül ayı bakiyesinin hesap açılış tarihinden itibaren en yüksek seviye olan 53.217,91-TL'ye yükseldiği, 2015 yılı Ekim ayı ile 2016 yılı Mayıs ayları arasında 279,76-TL olan hesap bakiyesinin 2016 yılı Haziran ayında 5.198,88-TL'ye yükseldiği, davacının Bank Asya nezdindeki hesabına ekseriyetle eşi G.Ç. ve babası A.Ö. tarafından para havale edildiği, hesabında para girişi olduğu, ancak paranın hesapta tutulmayarak kısa süre sonra çekildiği görülmekle, hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğu, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda hesabında para artışı bulunmadığı, keza Bankanın TMSF ye devir tarihi olan 29/05/2015 tarihinde de hesabını kapatmadığı, hesab bakiyesinin en yüksek olduğu tarihin bankanın TMSF'ye devir tarihinden sonraki tarih olan 2015 yılı Eylül ayı olduğu, hesabın açıldığı tarih olan 04/03/2014 tarihi ile kapandığı tarihleri arasındaki hesap hareketlerinin benzerlik gösterdiği hususları ile kesinleşmiş ceza yargılaması kararındaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının bankasya hesap hareketlerinin Bankasyaya yardım amacına matuf olmadığı, rutin bankacılık işlemleri kapsamında kaldığı, FETÖ/PDY'ye iltisak veya irtibatına delil oluşturamacayağı, örgüte müzahir ... Eğitim Gönüllüleri Derneği'ne üyeliği bulunsa da, söz konusu üyeliğin FETÖ/PDY nin terör örgütü olarak bilinmesinden çok önceye dayanması ve üyeliğin kısa süreli olması hususları nazara alındığında, bu hususun davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakını veya irtibatını ortaya koyacak düzeyde bulunduğunun kabulünün ölçüsüz ve hakkaniyete aykırı olduğu, ayrıca 25/02/2021 tarihli ara kararlarına rağmen davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını gösteren başkaca delil ve tespitin dava dosyasına sunulmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacının örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Bank Asya'da hiç hesabı yokken 04/03/2014 tarihinde kendi adına, 21/07/2014 tarihinde de kızı adına ilk defa hesap açtığı, kendi hesabına 17/03/2014 tarihinde 22.000,00-TL yatırdığı ve anılan para ile 27/03/2014 tarihinde 46 günlük katılım hesabı açtığı, bu hesabın vadesinden önce kapatılarak 03/04/2014 tarihinde 25.000,00-TL tutarlı 92 günlük katılım hesabı açıldığı, anılan katılım hesabı bakiyesine 10.000,00-TL ilave edilerek 21/07/2014 tarihinde 35.395,59-TL tutarlı 45 günlük katılım hesabı açıldığı, söz konusu katılım hesabı bakiyesi ve cari mevduatta bulunan para ile 29/01/2015 tarihinde 13.983,91-TL tutarlı 35 günlük katılım hesabı açıldığı, yine anılan hesaba yatırılan 706,19-TL ile 327,59 USD üzerinden 15/08/2014 tarihinde 90 günlük bir katılım hesabı daha açıldığı, 30/04/2015 ve 13/05/2015 tarihlerinde de katılım hesapları açıldığı, bu şekilde davacının anılan Bankada hesabı bulunmaz iken 2014 yılı içerisinde birden fazla kez katılım hesabı açtığı ve ayrıca Bankanın TMSF'ye devri süreci sonrasında bakiyesini düşürdüğü, davacının söz konusu hesap hareketlerinin FETÖ/PDY terör örgütünün Bank Asya'ya mali destek yapılmasına dair talimatıyla uyumlu olduğu, davacının anılan bankaya finansal destek sağladığı hususuyla örgüt ile iltisak ve irtibatı nedeniyle kapatılan ... Eğitim Gönüllüleri Derneği'nde 11/08/2011 ila 26/12/2012 tarihleri arasında üyeliğinin bulunması hususu birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgüt ile irtibat ve iltisak düzeyinde ilişkisinin varlığına kanaat getirilmesine yeterli düzeyde sebebin dosyada mevcut olduğu anlaşılmakla, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Kanun Hükmünde Kararnameye karşı yapmış olduğu başvurusunun reddine dair OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı Yasanın değişik 45/4 maddesi uyarınca yeniden yapılan inceleme sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu, Bank Asya'nın TMSF'ye devri sonrasında mevcut bakiyesini düşürdüğü yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kanaatinin hatalı olduğu, 25/12/2013-29/05/2015 tarihleri arasında hesap açma ve para yatırma şeklindeki işlemlerinde; konut, ihtiyaç, araç vb. kredilerin geri ödemesi, kredi kartı ödemesi, okul taksidi ödemesi, sosyal güvenlik prim ödemesi, vergi ödemesi, bireysel emeklilik ödemesi gibi gerçek bir ticari, iktisadi ve beşeri nedenle meydana geldiğinin ortaya konulması halinde iltisak ve irtibat gerekçesi olarak değerlendirilemeyeceği, 26/03/2014 doğumlu kızı A.M.Ç.'ye hamile iken hediye takıların gelmeye başladığı, bu takıları muhafaza edip, kazanç elde etmek için arayışa girdiği, gerek şahsının gerekse eşinin dini hassasiyetlerinden dolayı katılım bankası arayışına yöneldiği, o dönem Şırnak ilinde ikamet ettiği ve Şırnak ilinde Bank Asya'dan başka bir katılım bankasının şubesinin bulunmadığını öğrendiği, yine yaptığı araştırmalar sonucunda o dönem en yüksek katılım payını veren bankanın Bank Asya olduğunu öğrendiği, bu nedenlerle kızı için hediye edilen takıları muhafaza etmek ve bu takılardan gelir elde etmek için tamamen ticari saiklerle doğumdan çok kısa bir süre önce, doğum için bulunduğu ... İlinde Bank Asya'nın .../... şubesinde hesap açtığı, hesap hareketleri ve hakkındaki ceza dosyasında mevcut bulunan bilirkişi raporu incelendiğinde , doğumdan hemen sonra eşi G.Ç. ve babası A.Ö. tarafından hesaba para aktarıldığı, bu hesap hareketleri dikkate alındığında yeni doğan kızı için hediye edilen takıların hesaba aktarıldığının anlaşıldığı, yine ilgili bilirkişi raporu dikkate alındığında söz konusu hesabına çok sık para giriş-çıkışlarının olduğu, dolayısıyla hesabında mevduat tutma saikiyle hareket etmediği, bahse konu Bank Asya yönetimine TMSF tarafından el konulduğu tarihten sonra dahi müşteri ilişkisinin devam ettiği ve ilgili bankadaki en yüksek bakiyeye de yine bu tarihten sonra ulaşıldığı, hesap hareketleri incelendiğinde örgüt liderinin talimatına tamamen zıt yönde hareket ettiği, eylemlerinin rutin bankacılık hareketleri olduğu, nitekim bu hususun hakkında yürütülen ceza yargılamasında da ortaya konulduğu, hakkında tesis edilen işlemin ölçülülük ilkesine uygun olmadığı, dava konusu işlemin usule aykırı olduğu ve gerek Anayasa gerekse uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde tanınmış olan haklarına aykırılık barındırdığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 01/09/2016 tarih ve 29818 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personeline İlişkin Tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarih ve E:2018/75, K:2021/61 sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvuru, anılan Komisyonun ... tarih ve... sayılı işlemi ile reddedilmiştir. , Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda; ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı silahlı terör örgütüne yardım etmek suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verildiği, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan kararın istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın 26/03/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında; davacının örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Bank Asya'da hiç hesabı yokken 2014 yılı içerisinde birden fazla kez katılım hesabı açtığı ve ayrıca Bankanın TMSF'ye devri süreci sonrasında bakiyesini düşürdüğü, davacının söz konusu hesap hareketlerinin FETÖ/PDY terör örgütünün Bank Asya'ya mali destek yapılmasına dair talimatıyla uyumlu olduğu, davacının anılan bankaya finansal destek sağladığı tespitine yer verilmiş ise de; İdare Mahkemesince Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanlığına yapılan ara karar ile davacının hesap hareketlerinin istendiği, ilgili kurumdan gelen cevabi yazı ekinde bulunan CDnin incelenmesinden, her ne kadar davacı tarafından talimat tarihinden sonraki bir tarihte Bank Asya'da hesap açılmışsa da; aylık hesap özeti bakiyelerinin 2014 yılı Mart ayında 22.000,00-TL olduğu, söz konusu bakiye 2014 yılı Eylül ayına kadar kısmen artış gösterse de, Eylül ayında 36.881,01-TL olan bakiyenin 2014 yılı Ekim ayında 7.590,36-TL'ye düştüğü, bu tarihten sonra hesabında artışlar olsada, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihinden sonraki dönemde hesabını kapatmadığı gibi 2015 yılı Nisan ayında 31.366,55-TL olan hesap bakiyesinin 2015 yılı Mayıs ayında 51.205,78 TL'ye yükseldiği, yine 2015 yılı Eylül ayı bakiyesinin hesap açılış tarihinden itibaren en yüksek seviye olan 53.217,91-TL'ye yükseldiği, 2015 yılı Ekim ayı ile 2016 yılı Mayıs ayları arasında 279,76-TL olan hesap bakiyesinin 2016 yılı Haziran ayında 5.198,88-TL'ye yükseldiği, Bank Asya nezdindeki hesabına ekseriyetle eşi G.Ç. ve babası A.Ö. tarafından para havale edildiği, hesabında para girişi olduğu, ancak paranın hesapta tutulmayarak kısa süre sonra çekildiği, hesabın açıldığı tarih olan 04/03/2014 tarihi ile kapandığı tarihleri arasındaki hesap hareketlerinin benzerlik gösterdiği görülmüştür. Bununla birlikte davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen ve istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, "...Sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün finans kuruluşu olan Bank Asya'da hesabının bulunduğu, sanığın adı geçen banka nezdindeki hesap hareketlerinin incelenmesi amacıyla Mahkememizce bilirkişi raporu aldırıldığı, tanzim olunan 05/03/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre özetle; -sanığa ait hesabın örgüt liderinin bankanın likiditesine katkı içerikli talimatının medyaya yansıtıldığı 15/01/2014 tarihinden sonra 04/03/2014 tarihinde açılmış olduğu, hesap üzerinde 27/03/2014 tarihinde 22.000,00 TL tutarlı 2 ek no.lu katılım hesabının açıldığı, açılan bu hesabın açıldıktan bir hafta sonra kapatılarak kapatma bakiyesi ile 3 ek no.lu katılım hesabının açıldığı, 21/07/2014 tarihinde 3 ek no.lu katılım hesabının 25.395,59 TL üzerinden kapatıldığı, kapatma bakiyesi ile ilave yatan 10.000,00 TL toplamı 35.395,59 TL ile 5 ek no.lu katılım hesabının açıldığı, 20/10/2014 tarihinde 5 ek no.lu katılım hesabından 29.500,00 TL nin EFT gönderildiği, hesabın kalan 6.483,91 TL üzerinden 29/05/2015 tarihinde kapatıldığı, aynı gün bu kapatma bakiyesi ve cari mevduatta bulunan para toplamı 13.983,91 TL ile 7 ek no.lu katılım hesabının açıldığı, hesaptan yatırılan para çekilmesi sonucunda kalan 12.316,02 TL üzerinden kapatılarak hesaptaki paranın kullanıldığı, -6 ek no.lu katılım hesabının 327,59 USD üzerinden 15/08/2014 tarihinde açıldığı, hesaptan yapılan para çekilmesi sonrasında kalan 145,45 USD üzerinden 30/04/2015 tarihinde hesabın kapatıldığı, bu tarihte 18.999.96 TL ile 7.145,56 USD alındığı, 6 ek no.lu katılımın kapatma bedeliyle satın alınan USD tutarının önce cari mevduata yatırıldığı, cari, mevduata yatan paranın 7.195,01 USD lik bölümüyle 9 ek no.lu katılım hesabının açıldığı, -13/05/2015 tarihinde üç işlemde toplam 32.316,02 TL tutarındaki paranın A.Ö. hesabından havale geldiği, gelen tutarın 1 ek no.lu cari mevduata yatırıldığı 1 ek no.lu cari mevduatta bulunan bu parayla 12.148,89 USD alındığı alınan bu bedelin ek 4 no.lu cari mevduata yatırıldığı , 9 ek no.lu katılım hesabının kapatılarak 7.150,01 USD üzerinden kapatılıp, kapatma bedelinin 4 ek no.lu cari mevduata aktarıldığı, 4 ek no.lu cari mevduatta toplanan 19.298,90 USD ile 10 ek no.lu katılım hesabının açıldığı, bu hesaptan çekilen paralardan sonra kalan 17.470, 60 USD üzerinden hesabın 15/10/2015 tarihinde kapatıldığı, kapatma bedeliyle 50.254,63 TL alındığı, alınan bu tutarın 50.000,00 TL lik bölümünün 16/10/2015 tarihinde iki işlemde araba bedeli olarak EFT gönderildiği, -29/06/2016 tarihinde hesaba 1.700 USD tutarındaki paranın havale geldiği, gelen paranın 01/07/2016 tarihinde 4.856,83 TL üzerinden bozdurulduğu, bozma bedelinin bankanın yatırım ürünlerinde kullanılmak üzere yatırım hesabına aktarıldığı, bunların dışındaki hesap hareketlerinin açılan katılım hesaplarının kar payı tahakkukundan sonra temdit edilerek otomatik yenilenmesi hesap üzerinde döviz alım/satım işlemlerine yer verilmek suretiyle işletildiği... ...sanığın Bank Asya nezdindeki hesabına ekseriyetle eşi G.Ç. ve babası A.Ö. tarafından para havale edildiği, sanığın rutin bankacılık faaliyeti dışında örgütün talimatı ile bank asya'da yeni hesap açmak, para yatırmak ve benzer şekilde adı geçen kurumun mali yapısını gülendirmeye yönelik işlemlerde bulunduğu yönünde tam bir vicdani kanaate ulaşılamadığı..." yönünde tespitlerde bulunulmuştur. Anılan Ceza Mahkemesi kararındaki tespitler ile davacının yukarıda aktarılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından Bank Asya'daki bankacılık işlemlerinin terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgütsel amaçla yapıldığına dair somut bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından, Bank Asya hesap hareketlerinin, davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Öte yandan, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı nedeniyle kapatılan ... Eğitim Gönüllüleri Derneği'ne 11/08/2011-26/12/2012 tarihleri arasında üyeliğinin bulunduğu tespitine yer verilmiştir. Bu tespit ile ilgili olarak davacının tüm dosya kapsamındaki beyanlarında özetle; söz konusu derneğe ihityaç sahibi öğrencilere ders anlatmak ve mesleki tecrübe kazanmak amacıyla kamu görevlisi olarak atanmadan önce üye olduğunun, 2010 yılından sonra bu dernek ile hiçbir bağının bulunmadığının, 2012 yılında ... iline tayninin çıktığı, bu haliyle de ... ilinde bulunan bahse konu dernekle irtibatlı olmasının mümkün olmadığının, söz konusu tarih aralığı dikkate alındığında, FETÖ'nün silahlı terör örgütü olduğunun örgütle hiçbir bağı bulunmayan ve örgüt hiyerarşik yapısında bulunmayan şahsı tarafından bilinmesinin mümkün olmadığının ileri sürüldüğü görülmüştür. Davacının yukarıda aktarılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacının 11/08/2011 tarihinde başlayan üyeliğini 26/12/2012 tarihinde sonlandırdığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olan ... Eğitim Gönüllüleri Derneğinde yöneticilik ve benzeri şekilde aktif bir görev üstlendiğine ilişkin somut bilgi ve belgenin bulunmadığı görülmüş ve Dernek üyeliğinin, salt bu haliyle örgütsel amaçla hareket edildiğini, örgütsel faaliyette bulunulduğunu ortaya koyabilecek nitelikte bir husus olmadığı, örgütsel amaçla hareket edildiği, örgütsel faaliyette bulunulduğu herhangi bir somut tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belge ile ortaya konulamadığı sürece tek başına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, dosyanın incelenmesinden, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı görülmüştür. Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda yer verilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 20/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.