1. Hukuk Dairesi 2006/10950 E., 2006/13205 K. 1. Hukuk Dairesi 2006/10950 E., 2006/13205 K. - HİLE - TAPU İPTALİ VE TESCİL- 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 28 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 293 ] Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı ile evlenmek istediğini, ancak karşılığında arsa ve ev istemesi üzerine 518 parsel sayılı taşınmazını davalıya devrettiğini, daha sonra evi terk edip gittiğini, hileli davranışları ile taşınmazın devrini sağla…
1. Hukuk Dairesi 2006/10950 E., 2006/13205 K. **1. Hukuk Dairesi 2006/10950 E., 2006/13205 K.** **- HİLE - TAPU İPTALİ VE TESCİL**- 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 28 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 293 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı ile evlenmek istediğini, ancak karşılığında arsa ve ev istemesi üzerine 518 parsel sayılı taşınmazını davalıya devrettiğini, daha sonra evi terk edip gittiğini, hileli davranışları ile taşınmazın devrini sağladığını ileri sürüp, iptal tescil ya da 20.000.000.000 TL tazminat isteğinde bulunmuş, yargılama sırasında taşınmazın üçüncü kişilere devrinin yapılması üzerine taşınmaz değeri olarak 20.000.000.000 TL tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, temliki sağlayan resmi senedin aksinin aynı nitelikte bir belge ile kanıtlanamadığı, Sulh Ceza Mahkemesi'nde açılan kamu davasının esasa etkili olamayacağı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakiminin raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil ya da tazminat isteklerine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, davacı anılan işlemlerin kendisinin kandırılmak suretiyle gerçekleştirildiği, hileye maruz bırakıldığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere, hile, genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen varolan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hatada yanılma, hilede yanıltma söz konusudur. BK'nın 28/1. maddesinde açıklandığı üzere, taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse, hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir. Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiçbir şekle bağlı değildir. Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir. Hal böyle olunca, yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde taraf delillerinin toplanması, Pendik Birinci Sulh Ceza Mahkemesinin dava dosyasının sonucunun beklenmesi, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nın 428. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.12.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.