12. Ceza Dairesi 2017/587 E. , 2017/2260 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : 5271 sayılı CMK'nın 231/11 maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile TCK'nın 179/3-2, 62/1, 50/1-d maddeleri gereğince mahkumiyet Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 01/04/2015 tarih, 2014/774 - 2015/249 sayılı direnme kararı, 6763 sayılı Kanunun 36. maddesiyle değişik CMK'nın 307. maddesinin 3. fıkrası uyarınca; Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından, dire
**12. Ceza Dairesi 2017/587 E. , 2017/2260 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : 5271 sayılı CMK'nın 231/11 maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile TCK'nın 179/3-2, 62/1, 50/1-d maddeleri gereğince mahkumiyet Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 01/04/2015 tarih, 2014/774 - 2015/249 sayılı direnme kararı, 6763 sayılı Kanunun 36. maddesiyle değişik CMK'nın 307. maddesinin 3. fıkrası uyarınca; Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından, direnme hükmünün incelenmesi için Dairemize gönderilmekle; yeniden incelenerek gereği düşünüldü: Dairemizin 11.06.2014 tarih, 2013/17286 esas, 2014/14416 sayılı kararında yer alan '' 5271 sayılı Kanununun 231. maddesinin 11. fıkrasında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere önceki hükümde bir değişiklik yapılmayacağından, yeniden kurulan hükümde önceden verilen hükmün infazını sağlamaya yöneliktir. Yeniden hüküm verilmesi ise yanlızca sanığın “kendisine yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilememesi" halinde mümkündür. Bu şart gerçekleştiğinde, sanığa yeni bir imkan sağlamayı düşünen yasa koyucu, yükümlülüğün yerine getirilememesi haline münhasır olarak mahkemeye, sanığın durumunun değerlendirilmesi suretiyle, cezanın kısmen infazına yada önceki hükümde yasal zorunluluk nedeniyle tartışılamayan erteleme veya seçenek yaptırımlara çevirme kurumlarının değerlendirilmesi suretiyle yeniden hüküm kurması imkanını sağlamıştır. Bu son halde dahi mahkeme, sübut ve nitelendirmenin değiştirilmesi veya önceki uygulamadan dönme yönünden bir imkâna sahip olmamakta, yalnızca önceki hükmün varlığı kabul edilerek, belirli bir kısmının infaz edilmemesi ya da önceki hükümde değerlendirilemeyen TCK’nın 50 veya 51. maddelerinin uygulanması yetkisine sahip olabilmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, Antalya 1. Sulh Ceza Mahkemesince, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3-2, 62/1-2. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına karar verilmiş, sanığın denetim süresi içinde işlediği 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan 10.06.2011 tarihinde Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi üzerine, mahkemesine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının değerlendirilmesi için yapılan ihbar üzerine, dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3-2, 62. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın, TCK'nın 50/1-d. maddesi gereğince içkili yerlere gitmekten yasaklanma tedbirine çevrilmesine karar verilmesi '' şeklindeki bozma gerekçesinin sonucu bakımından usul ve kanuna uygun olduğundan, kararda değişiklik yapılmasına yer olmadığına,CMK'nın 307/3.maddesi gereğince, mahkemenin direnme kararı konusunda karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE 22.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.