1. Ceza Dairesi 2020/2160 E. , 2021/5604 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM :1)Sanığın kasten öldürme suçundan TCK'nin 81/1, 29 ve 62 maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezasıyla mahkumiyetine dair; ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 19/03/2019 tarih ve 2018/336 (E), 2019/80 (K) sayılı kararı 2)İstinaf başvurularının esastan reddine dair; ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'nin 12/09/2019 tarih ve 2019/1539 (E), 2019/1999 (K) sayılı kararı TÜRK MİLLETİ ADINA ..
**1. Ceza Dairesi 2020/2160 E. , 2021/5604 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM :1)Sanığın kasten öldürme suçundan TCK'nin 81/1, 29 ve 62 maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezasıyla mahkumiyetine dair; ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 19/03/2019 tarih ve 2018/336 (E), 2019/80 (K) sayılı kararı 2)İstinaf başvurularının esastan reddine dair; ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'nin 12/09/2019 tarih ve 2019/1539 (E), 2019/1999 (K) sayılı kararı TÜRK MİLLETİ ADINA ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'nin 12/09/2019 tarih ve 2019/1539 (E), 2019/1999 (K) sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından 5271 sayılı CMK'nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır. Sanık müdafii ve katılan vekilinin duruşmalı inceleme istemlerinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle; Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü; ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'nin 12/09/2019 tarih ve 2019/1539 (E), 2019/1999 (K) sayılı “istinaf başvurularının esastan reddine” dair hükmünün tüm dosya kapsamına göre bozma nedeni dışında hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; sanık müdafiinin, haksız tahrik hükümlerinin azami hadden uygulanması gerektiğine; katılan vekilinin, suç vasfına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin REDDİNE, Ancak; Dosya kapsamına göre; sanık ile maktulün aynı köyde yaşadıkları, maktul ve bir grup arkadaşının köy meydanında alkol aldığı, kendisi de alkollü olan sanığın maktul ve arkadaşlarının yanına gittiği, sohbete dahil olmak isteyen sanığın maktule hangi siyasi partiye oy verdiğini sorduğu, maktulün cevabı üzerine sanığın "vatan hainisin" diyerek hakaret ettiği, maktulün "ben vatan haini değilim" diyerek cevap verdiği, sanığın bu söylemlerini devam ettirmesi üzerine maktulün, sanığın boğazını sıkarak ittirdiği, devamında karşılıklı küfürleşmelerin başladığı, etraftakilerin araya girmesi üzerine sanığı evine gönderdikleri, ikamette iken sanığın maktulü aradığı, bu görüşmeye tanık Lütfü'nün de şahit olduğu, sanığın maktule hakaret ettiğini beyan ettiği, yaklaşık bir saat sonra maktulün de sanığı aradığı, devamında sanığın iki kez daha maktulü aradığı, bu suretle tartışmanın telefonda da devam ettiği, sonrasında sanığın babasını iterek mutfaktan aldığı bıçak ile ikametlerinden ayrıldığı, önce maktulün ikametine gittiği, maktulün eşinden maktulün evde olmadığını öğrenmesi üzerine oradan ayrıldığı, devamında motosiklet ile ikametine dönmekte olan maktul ile karşılaştıklarında, yaşanan arbede sırasında maktulu bıçakladığı, iç organ ve büyük damar yaralanması sonucu iç ve dış kanama nedeniyle maktulün hayatını kaybettiği olayda; Sanıktan maktule yönelen "vatan hainisin" demek suretiyle hakaret suçu ile ilk haksız hareketin sanıktan geldiği, devamında maktulün sanığın boğazını sıkarak itmesi eylemi ile kasten yaralama suçunu işlediği, ancak hakaret suçuna karşılık etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde kasten yaralama suçu arasında bir orantısızlık bulunmadığı, bu nedenle haksız tahrik dengesinin sanık lehine dönmediği, bu husus dışında da haksız tahrik dengesini sanık lehine geliştiren sanığın aşamalarda istikrar arz etmeyen beyanları dışında herhangi bir delil olmadığı anlaşılmakla, ilk haksız hareketin sanıktan kaynaklandığı halde; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde belirtilen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş olup katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 304/2-a maddesi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 30/03/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.