8. Ceza Dairesi 2018/6704 E. , 2018/9588 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Gereği görüşülüp düşünüldü: Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı TCK.nun 245/1. madde ve fıkrasında, başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimsenin kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin
**8. Ceza Dairesi 2018/6704 E. , 2018/9588 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Gereği görüşülüp düşünüldü: Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı TCK.nun 245/1. madde ve fıkrasında, başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimsenin kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırarak kendisine veya başkasına yarar sağlaması halinde cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır. Madde gerekçesinde de belirtildiği üzere; söz konusu madde, “banka veya kredi kartlarının hukuka aykırı olarak kullanılması suretiyle bankaların veya kredi veya banka kartı sahiplerinin zarara sokulmasını, bu yolla çıkar sağlanmasını önlemek ve failleri cezalandırmak amacıyla kaleme alınmıştır. Bu açıklamalar ışığında sanığın, tekstil işi yapan katılanı Halkalı Gümrüğünde uygun fiyattan ihaleye çıkmadan tekstil makinası alabileceğine inandırıp birlikte hareket etmesini sağladığı, yolda kendisinin nakit paraya ihtiyacı olduğunu belirterek katılanın kart ve şifresini alıp yanından ayrıldıktan sonra bankamatikten para çekmesi ve telefon iletişim merkezinden alışveriş yapması şeklinde gerçekleşen somut olayda; Sanığın; kartı ele geçirmek için söylenen basit yalandan ibaret eyleminde hile unsurunun oluşmadığı anlaşılmakla, eylemin bir bütün halinde TCK.nun 245/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı ve Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK.nun 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, aynı Kanunun 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak; temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.