10. Hukuk Dairesi 2011/10057 E. , 2012/17476 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :334-158 Dava, ölüm geliri bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacılardan Mehmet Mustafa Çevik ile diğer davacıların vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava,
**10. Hukuk Dairesi 2011/10057 E. , 2012/17476 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :334-158 Dava, ölüm geliri bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacılardan Mehmet Mustafa Çevik ile diğer davacıların vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, davacıların murisinin trafik iş kazası sonucu 23.01.2008 tarihinde ölümü üzerine, eşi ve çoçukları konumunda bulunmaları nedeniyle, ölüm geliri bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, iş kazası sonucu sigortalıya bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin ölümden sonre mirasçılara da bağlanacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemenin, bu kararı eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır. Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasa'nın 23. maddesi olup, anılan düzenleme ile, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölüm halinde, ölen sigortalının dul eşine ve C fıkrasında belirtilen şartların varlığı halinde çocuklarına ölüm geliri bağlanacağı açık olarak düzenlenmiş bulunmaktadır. Dosya kapsamına göre, TPAO Adıyaman Bölge müdürlüğü'nde teknisyen olarak çalışan sigortalının geçirdiği trafik kazası sonucu öldüğü, Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu'nun 05.05.2010 tarihli raporu ve sigorta müfettişi tararfından yapılan soruşturma sonrasında düzenlenen 28.11.2008 tarihli rapordan anlaşılmaktadır. Öncelikle, davacıların murisinin iş kazası sonucu öldüğü iddia edildiğine göre, bu dava da verilecek karar ile, daha sonra dava dışı işverenin hak alanını da ilgilendireceğinden, husumetin işverine de yöneltilmesi sağlanmalıdır. Davada husumetin işverene yöneltilmesi sağlandıktan sonra, davacıların geçirdiği trafik kazasının, iş kazası olup olmadığı tespit edilmeli, şayet, iş kazası geçirdiği sonucuna varılacak olursa, davacıların 506 sayılı Yasa'nın 23. maddesinde öngörüldüğü şekilde hak sahibi sıfatının taşıyıp taşımadıkları irdelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.