4. Hukuk Dairesi 2010/2180 E. , 2011/4031 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... Emniyet Genel Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 28/05/2008 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/11/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirl
**4. Hukuk Dairesi 2010/2180 E. , 2011/4031 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... Emniyet Genel Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 28/05/2008 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/11/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 12/04/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar ... vekili Avukat Saliha Savaşkan, ... vekili Avukat ... ve ... vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı hazine vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Dava, yargı kararının uygulanmaması nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Davacı Bakanlık, emniyet müdürlüğü görevlileri olan davalıların, dava dışı çarşı ve mahalle bekçisi olarak çalışan kişi hakkındaki meslekten çıkarmaya ilişkin yargı kararını uygulamayarak idare zararına yol açtıklarını belirterek, uğranılan idare zararının davalılardan alınmasını istemiştir. Davalılar ise, olayda kusurları bulunmadığını, meslekten çıkarılan kişilerin çalışmaları karşılığı ödeme yapıldığından idare zararının oluşmadığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, meslekten çıkarma cezasını uygulamayarak kusurlu davranan davalıların, bu eylemleri nedeniyle zarar doğduğu gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiştir. Dosyadaki belgelerden, dava konusu eylem nedeniyle davalıların ceza mahkemesinde yargılandıkları ve ceza davasının henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalılar yararına takdir olunan 825.00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12/04/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.