17. Hukuk Dairesi 2013/6272 E. , 2013/9407 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde taraflar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı TCDD ait lokomotifin, davalı tarafa ait araç ile çarpışması sonucu hasarlandığını, davalı sürücünün %100 kusurlu olduğun…
**17. Hukuk Dairesi 2013/6272 E. , 2013/9407 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde taraflar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı TCDD ait lokomotifin, davalı tarafa ait araç ile çarpışması sonucu hasarlandığını, davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunu, sigortalıya 113.000,00 TL hasar bedelinin ödendiğini, davalı aracının trafik ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısından toplam 26.000,00 TL tahsil edildiğini belirterek bakiye 87.000,00 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekili, olayda davalıya sigortalı lokomotifin makinistlerinin %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin yeşil ışıkta hemzemin geçitten geçerken makinistlerin müvekkilinin yönetimindeki kamyona çarptığını, zamanında fren tedbirine başvurmadıklarını, süratli seyrettiklerini, kamyonun neredeyse tamamı hemzemin geçitten geçmiş vaziyette sadece 1 metrelik arka kapak kısmının kesişme noktasında kaldığı sırada kazanın meydana geldiğini, kaza mahallinin fiziken kötü durumda olduğunu, gerekli hiçbir tedbirin alınmadığını, olayda TCDD yanında Karayolları Genel Müdürlüğü'nün de kusurlu olduğunu, hemzemin geçitte gereken özenin gösterilmediğini, asfalt yapılmadığını, hemen yanına rampa yapıldığını, bunların Karayolları Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğunda bulunduğunu, hasar bedelinin fahiş olduğunu, kazaya karışan trenin kazadan önce hurdadan farkının bulunmadığını, 800.000 km yol katettiğini, zaten bu km den sonra revize edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, kaza sonucu adeta trenin yenilendiğini, ekspertiz raporunda rakamların abartıldığını, TCDD'nin tren raylarının olduğu yerlerde gerekli bakım ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, raylarla karayolunun kesiştiği yerin kasis şeklinde olduğunu, TCDD ve özel şirket tarafından tutulan raporların taraflı olduğunu, TCDD yetkililerinin kazadan hemen sonra gelip ışık sisteminin bulunduğu kutuya müdahale ettiklerini, ışık sisteminin bozuk olduğunu, davanın haksız fiilden kaynaklandığını, avans faizi istenemeyeceğini, TCDD'nin yönetmeliğe uymadığını, rayların iç kısmının çukur şeklinde bulunduğunu, bunların araçların geçişini zorladığını, hatta raylara takılmasına sebebiyet verdiğini, zeminin bozuk olmasının normalde geçmek için gerekli zamanın daha da artmasına ve sürücünün paniklemesine yol açtığını, hemzemin geçidin araçlara ait gidiş ve dönüş yönünün 50 mt.kadarının asfalt olması gerektiğini, olay yerinde asfalt bulunmadığını, zeminin usulüne uygun malzemeyle kaplanmadığını, karayolunun dar ve stabilize olduğunu, tren raylarının ileri kısımlarında görüş açısını kapatan çok uzun otların bulunduğunu, uyarı lambalarının üzerinin görünmeyecek derecede saç levha ile kapatıldığını, gece ışıkların görülebildiğini, somut olayda kaza gündüz saatlerinde olduğundan ışıkların görünmediğini, ekspertiz raporunda kazaya karışan lokomotif ile bu kazada hasarlanmayan bir başka lokomotifin hasarının birlikte belirlendiğini, hasar bedelinin lokomotifin değerini geçtiğini, trenin yurt dışında yapılması halinde onarım giderinin çok daha fahiş olacağı ileri sürülmüş ise de bunun gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Yapı Mal. Tic. San. Ltd. Şti vekili, olayda davacının sigortalısının tamamen kusurlu olduğunu, kazadan sonra olay yerine gelen TCDD yetkililerinin çalışmayan ses ve ışık düzenini onardıklarını, TCDD'nin yönetmelik gereği bakım ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bariyer sisteminin bulunmadığını, hasar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Dava ihbar edilen Karayolu Genel Müdürlüğü vekili, kaza mahallinin müvekkiline bağlı Devlet ve İl yolları üzerinde bulunmadığını bildirmiştir. Dava ihbar olunan İstanbul Büyük Belediye Başkanlığı vekili, hizmet kusuruna dayanılarak müvekkili hakkında adli yargıda dava açılamayacağını, idari yargıda görülmesi gerektiğini, mahkemenin görevli olmadığını, kazada davalı sürücünün kusurlu olduğunu belirtmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 20.375 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına,sigortalı aracın revizyonunun gerekmesine, bu nedenle hasardan eskime payı ve hurda indirimi yapılmasının yerinde görülmesine, davalı taraf aracının ticari nitelikteki kamyon olup işleteninin tacir olması sebebiyle avans faizine hükmedilmesinin uygun bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava kasko sigorta sözleşmesine ve halefiyet kurallarına dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Tazminatın saptanması için öncelikle zararın belirlenmesi gerekir. Bu nedenle ilk olarak zararla ilgili indirim sebepleri uygulanarak gerçek zarar belirlenecek sonra da tazminattan indirim nedenleri uygulanacaktır. Somut olayda hükme esas alman bilirkişi raporunda davacıya sigortalı araçta 129.000, TL tutarında zarar meydana geldiği, 32.250 TL eskime payı ve hurda indirimi yapılması gerektiği, ayrıca poliçe şartlarına göre hasar miktarından 30.000 TL muafiyet indirimi uygulanması gerektiği, davalı tarafın olayda %50 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece 129.000 TL'sı zarardan indirimi gereken toplam 62.250 TL (32.250 TL + 30.000 TL) mahsup edilerek bulunacak 66.750 TL gerçek zararın davalı tarafın %50 kusur oranına isabet eden 33.375 TL olan davalı aracının İMSS ve ZMSS şirketlerinden tahsil edilen toplam 26.000 TL'nin mahsubu ile neticeten 7.375 TL tazminata karar verilmesi gerekirken mahkemece, zarardan önce sigortaca yapılan ödemenin düşülüp sonra kusur indirimi yapılmak suretiyle fazla tazminata karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... Sigorta AŞ vekilinin tüm, davalılar ... ve ...Yapı Malz. Tic. San. Ltd. Şti vekilin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL peşin harcın mahsubuna, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar ... ve ... Yapı Malz. Tic. Ltd. Şti'ye geri verilmesine 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.