Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/820 E. , 2024/3637 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/820 Karar No : 2024/3637 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLLERİ : Huk. Müş. Av.... İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/820 E. , 2024/3637 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/820 Karar No : 2024/3637 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLLERİ : Huk. Müş. Av.... İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem:Davacı tarafından, 31/10/2013 tarihinde... Devlet Hastanesinde yapılan safra kesesi ameliyatı sırasında ameliyat yerinde klips unutulduğu, bu nedenle safra kesesi ve böbreklerinde ciddi hasar meydana geldiğinden bahisle, meydana geldiği ileri sürülen zarara karşılık 50.000,00 TL maddi, 350.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 400.000,00 TL tazminat ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacının maddi tazminat talebi açısından; bilirkişi raporunda safra kaçağının kolesistektomi ameliyatı sonrası her türlü dikkat ve özene rağmen ortaya çıkabilecek bir komplikasyon olduğu belirtildiğinden, meydana geldiği ileri sürülen maddi zarar nedeniyle davalı idarenin sorumlu tutulamayacağı, dolayısıyla davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmaması nedeniyle davacının olay nedeniyle uğradığı öne sürülen maddi zararının tazmini talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, davacının manevi tazminat talebi açısından; Adli Tıp Kurumu raporunda, safra kaçağının kolesistektomi ameliyatı sonrası her türlü dikkat ve özene rağmen ortaya çıkabilecek bir komplikasyon olarak nitelendirilmesi karşısında; maddi tazminata hükmedilmesinin koşulları oluşmamakla birlikte, davacının 02.11.2013 ve 03.11.2013 tarihlerinde iki kez... Devlet Hastanesinin acil servisine başvurduğu ancak safra kaçağı tanısının konulamadığı ve bu durumun komplikasyon yönetiminde özen eksikliği bulunduğunu ortaya koyduğu ve davacıda sağlık hizmetinin gerektiği gibi yürütülmediği yönünde endişe ve üzüntüye yol açtığı görüldüğünden, manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi ilkesi de göz önünde bulundurularak davacının duyduğu acı ve üzüntünün kısmen de olsa hafifletilmesi amacıyla manevi tazminat isteminin 10.000,00-TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin 10.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, 340.000,00 TL'lik kısmının reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Davalı idarenin istinaf başvurusuna konu kararın, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının incelenmesinden;Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın bu kısmının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı,Davacının istinaf başvurusuna gelince; İstinafa konu kararın maddi tazminat isteminin reddine ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmında usul ve hukuk kurallarına aykırılık görülmediği,Davacının istinaf başvurusuna konu kararın, manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısmının incelenmesine gelince; Davacının 2013 yılında geçirdiği ameliyat sonrası dönemde yaşadığı acı, endişeye neden olan sorunun ameliyat sonrasında iki kez operasyon geçirmek zorunda kalması, ameliyat sonrası sürecin uzunluğu, yeniden bir ameliyatı gerektirmesi gözönünde bulundurulduğunda; Mahkemesince belirlenen 10.000,00 TL manevi tazminat tutarının; idarenin hizmet kusurunun ağırlığı ile davacının yaşadığı acı ve üzüntü arasında dengeyi gözetmediği, hizmet kusurunun ağırlığını yansıtmadığı anlaşılmış olup, manevi tazminatın 30.000,00 TL olarak belirlenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davalı idare istinaf başvurusunun reddine; davacı istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne; manevi tazminat isteminin kısmen kabul ve kısmen reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, manevi tazminat isteminin 30.000,00-TL'lik kısmının kabulüne, 320.000,00 TL'lik kısmının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacı vekili tarafından, müvekkilinin 02/11/2013 ve 03/11/2013 tarihlerinde acil servise başvurduğu, ancak, safra kaçağı tanısı konulamadığı, bu hususun komplikasyon yönetiminde özen eksikliği olduğunun Adli Tıp Kurumu raporunda da vurgulanmasına rağmen Mahkemece maddi tazminata hükmedilmediği, hükmedilen manevi tazminat miktarının ise çok düşük olduğu, davalı idare tarafından, dava konusu olayda ağır hizmet kusuru bulunmadığından tazmin şartlarının oluşmadığı, manevi tazminatın zenginleşme vasıtası haline gelemeyeceği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davalı idarece savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; karın ağrısı, bulantı ve sırta vuran ağrı şikayeti ile... Hastanesine başvuran davacıya kolesistit-(safra kesesi taşı) tanısı konularak yatışı yapılmış, 31/10/2013 tarihinde laparoskopik kolesistektomi operasyonu gerçekleştirilmiş ve 01/11/2013 tarihinde taburcu olmuş, 02/11/2013 tarihinde karın ağrısı ve kabızlık şikayetiyle tekrardan ... Devlet Hastanesi acil servisine başvurulmuş, 03/11/2013 tarihinde de aynı hastanenin acil servisine başvurulmuş ve "M79.1 diğer yumuşak doku bozuklukları, başka yerde sınıflanmamış - miyalji" teşhisiyle ilaç verilmiş, 07/11/2013 tarihinde... Eğitim ve Araştırma Hastanesine karın ağrısı şikayetiyle başvurulmuş, anılan hastanede safra peridoniti-koledok yaralanması teşhisiyle 07/11/2013 tarihinde ameliyat edilmiş, sonrasında ... Üniversitesi Hastanesine başvurulmuş ve safra yolu yaralanması tanısıyla 03/02/2014 tarihinde ameliyat edilmiştir. Davacı tarafından, ilk ameliyatı sırasında hata yapılması nedeniyle birden çok operasyon geçirmek zorunda kaldığı, ameliyat yerinde klips unutulduğu, safra kesesiyle böbreklerinde ciddi hasar meydana geldiği ileri sürülerek bu olaydan kaynaklı olarak tazminat ödenmesi istemiyle davalı idareye başvuruda bulunulmuş ve başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. Olayda, davalı idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla Mahkemece bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulunca düzenlenen ... tarih ve ... karar numaralı raporda, "Safra kesesinde taş bulunduğu tespit edilen kişiye 31.10.2013 tarihinde yapılan laparoskopik kolesistektomi operasyonun endikasyonu bulunduğu, seçilen ameliyat yönteminin uygun olduğu, kişiye 07.11.2013 tarihinde ... Devlet Hastanesinde şüphelenilerek aynı tarihte sevk edildiği ...Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tanısı konan safra kaçağının kolesistektomi ameliyatı sonrası her türlü dikkat ve özene rağmen ortaya çıkabilecek bir komplikasyon olduğu, kişinin ifadesine ve ameliyatın yapıldığı ...Devlet Hastanesinin 29.05.2018 tarihli yazısı ile gönderilen tıbbi kayıtlarına göre; kişinin 02.11.2013 ve 03.11.2013 tarihlerinde iki kez acil servise başvurduğu ancak safra kaçağı tanısının konulamadığı, bu nedenle oluşan komplikasyonun yönetiminde özen eksikliği bulunduğu, Kurulumuzca iki kez istenilmesine rağmen kişinin 02/11/2013 ve 03/11/2013 tarihli acil servis başvurularına ait hiçbir tıbbi belge (muayene kaydı, laboratuar ya da USG vb radyolojik tetkik istemi, konsültasyon notu) gönderilmediği, bu tıbbi kayıtların dosya içerisinde bulunmaması nedeniyle hangi aşamada komplikasyonun yönetiminde özen eksiklik yapıldığının kesin olarak belirlenemediği, belirtilen tüm tıbbi kayıtların tarafımıza gönderilmesi halinde bu konuda ek değerlendirme yapılabileceği" yönünde görüş belirtilmiştir. İdare Mahkemesince, davacının maddi tazminat talebi açısından; bilirkişi raporunda safra kaçağının kolesistektomi ameliyatı sonrası her türlü dikkat ve özene rağmen ortaya çıkabilecek bir komplikasyon olduğu belirtildiğinden, meydana geldiği ileri sürülen maddi zarar nedeniyle davalı idarenin sorumlu tutulamayacağı, dolayısıyla davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmaması gerekçesiyle davacının olay nedeniyle uğradığı öne sürülen maddi zararının tazmini talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebi açısından; Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan bilimsel raporda, safra kaçağının kolesistektomi ameliyatı sonrası her türlü dikkat ve özene rağmen ortaya çıkabilecek bir komplikasyon olarak nitelendirilmesi karşısında; maddi tazminata hükmedilmesinin koşulları oluşmamakla birlikte, davacının 02/11/2013 ve 03/11/2013 tarihlerinde iki kez ... Devlet Hastanesinin acil servisine başvurduğu ancak safra kaçağı tanısının konulamadığı ve bu durumun komplikasyon yönetiminde özen eksikliği bulunduğunu ortaya koyduğu ve davacıda sağlık hizmetinin gerektiği gibi yürütülmediği yönünde endişe ve üzüntüye yol açtığı görüldüğünden, manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi ilkesi de göz önünde bulundurularak davacının duyduğu acı ve üzüntünün kısmen de olsa hafifletilmesi amacıyla manevi tazminat isteminin 10.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesince, Mahkeme tarafından takdir edilen miktarın olayın niteliği ve kusurun ağırlığından uzak olduğunun anlaşıldığı olup, manevi tazminata ilişkin ilkeler çerçevesinde Mahkemece takdir edilen manevi tazminatın yeniden belirlenmesi gerektiği, olayda, davacının 2013 yılında geçirdiği ameliyat sonrası dönemde yaşadığı acı, endişeye neden olan sorunun ameliyat sonrasında iki kez operasyon geçirmek zorunda kalması, ameliyat sonrası sürecin uzunluğu, yeniden bir ameliyatı gerektirmesi göz önünde bulundurulduğunda; Mahkemesince belirlenen 10.000,00 TL manevi tazminat tutarının; idarenin hizmet kusurunun ağırlığı ile davacının yaşadığı acı ve üzüntü arasında dengeyi gözetmediği, hizmet kusurunun ağırlığını yansıtmadığı, manevi tazminatın 30.000,00 TL olarak belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle davalı idare istinaf başvurusunun reddine; davacı istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne; manevi tazminat isteminin kısmen kabul ve kısmen reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, manevi tazminat isteminin 30.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, 320.000,00 TL'lik kısmının reddine karar verilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetimi yapılacağından, mahkemece, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır. İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır. Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir. Esasen, Anayasa'nın 56. maddesi de Devlete, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenlemek ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak onları denetleyerek yerine getirmek ile ilgili pozitif bir yükümlülük getirmiştir. Öte yandan, manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır. Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir. Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı(lar) yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı(lar) yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile olayla ilgili olarak düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesi sonucunda, her ne kadar Mahkemece davacının maddi tazminat talebi açısından; bilirkişi raporunda safra kaçağının kolesistektomi ameliyatı sonrası her türlü dikkat ve özene rağmen ortaya çıkabilecek bir komplikasyon olduğu belirtildiğinden, meydana geldiği ileri sürülen maddi zarar nedeniyle davalı idarenin sorumlu tutulamayacağı, dolayısıyla davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmaması gerekçesiyle davacının olay nedeniyle uğradığı öne sürülen maddi zararının tazmini talebinin reddine karar verildiği, manevi tazminat talebi bakımından yapılan değerlendirmede ise davacının 02/11/2013 ve 03/11/2013 tarihlerinde iki kez ... Devlet Hastanesinin acil servisine başvurduğu ancak safra kaçağı tanısının konulamadığı ve bu durumun komplikasyon yönetiminde özen eksikliği bulunduğunu ortaya koyduğu ve davacıda sağlık hizmetinin gerektiği gibi yürütülmediği yönünde endişe ve üzüntüye yol açtığı görüldüğünden, manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi ilkesi de göz önünde bulundurularak davacının duyduğu acı ve üzüntünün kısmen de olsa hafifletilmesi amacıyla manevi tazminat isteminin 10.000,00 TL'lik kısmının kabulüne karar verildiği görülmekte isede; davacının 02/11/2013 ve 03/11/2013 tarihlerinde iki kez ... Devlet Hastanesi acil servisine başvurduğu; ancak safra kaçağı tanısının konulamadığı, bu nedenle oluşan komplikasyonun yönetiminde özen eksikliği bulunduğu hususu Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulunca düzenlenen ... tarih ve ... karar numaralı raporda açıkça ortaya konulduğundan, bu bağlamda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu anlaşıldığından davacının maddi tazminat talebinin reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Davacının manevi tazminat talebine gelince, manevi tazminat, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının duyulan elem ve ızdırabı giderecek bir oranda olması gerekmektedir. Dava konusu olayda, olayın gerçekleşme şekli ve zararın niteliği dikkate alındığında, Bölge İdare Mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının, uğranılan zarara göre orantısız ve düşük kaldığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmında da hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 02/10/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.