17. Hukuk Dairesi 2015/12212 E. , 2015/13246 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalının sevk ve idaresindeki aracın çarpışması sonucu yaşanan kaz…
**17. Hukuk Dairesi 2015/12212 E. , 2015/13246 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalının sevk ve idaresindeki aracın çarpışması sonucu yaşanan kazada davacının yaralanarak malul kaldığını,kazanın davalı tarafın kusurundan kaynaklandığını, yeşil kartlı olmasına rağmen bazı ilaçların karşılanmadığını ve ulaşım konaklama gibi masraflarının da oluştuğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak; 140,07 mutad iştigalden kalma, 4.550,00 TL güç kaybından doğan zarar 263,47 TL ulaşım ve tedavi gideri ile 2700,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davalı vekilinin temyize cevap dilekçesi ile yapmış olduğu itirazlarının incelenmesinde; davacı asılın temyiz başvuru dilekçesinin davalı vekiline 27.06.2013 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 17.09.2013 tarihinde bizzat kalemden davalı vekilince tebliğ alındığı, 30.10.2013 tarihinde de mahkeme kararının yine bizzat kalemden tebliğ alındığı, davalı vekilinin temyize cevap dilekçesinin dosyasına ibaresi ile 01.10.2013 tarihinde havale edildiği ve geri çevirme kararı sonucu temyiz harcının 29.07.2015 tarihinde yatırıldığı tespit edilmiştir. Bu durumda davalı vekilinin temyiz dilekçesi 10 günlük yasal süre (1086 sayılı HMUK 433/2) geçirildiği anlaşılmıştır. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra verilen davalı vekilinin katılma yolu ile temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47. (TBK56)maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.