10. Hukuk Dairesi 2012/9271 E. , 2012/7940 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :760-119 Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan masraflar nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak, ilamında belirtilen gerekçe ile davanın reddine verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzen
**10. Hukuk Dairesi 2012/9271 E. , 2012/7940 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :760-119 Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan masraflar nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak, ilamında belirtilen gerekçe ile davanın reddine verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir. Mahkemece, kusur oranlarının saptanmasında öncelikle, maddi olayın ne şekilde oluştuğunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmiş olması gerekir. İhlal edilen mevzuat hükümleri belirlenirken, zararlı sonuçların önlenmesi için durum ve koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkatin neler olduğunun eksiksiz bilinmesinde, kusur raporuna ve dava dosyasına yansıtılmasında yasal zorunluluk vardır. Mahkemece, bozma ilamı öncesinde alınan kusur raporunda olayın % 100 kaçınılmazlık neticesi meydana geldiği belirtilmiştir. Bozma ilamı sonrasında alınan kusur raporunda ise; işverenin orta sarma tahkimatı yapmak üzere sigortalı ile birlikte tahkimat ustasını görevlendirdiği, kavlak kontrolü yapıldığı ve kavlakların düşürüldüğü, arında fırça şeklinde kapak yapılmış olduğu, sigortalının tecrübeli işçi olduğu ve sol dirseğine arından koparak gelen el büyüklüğünde taşın çarpması sonucu yaralandığı, kavlak kontrolü yapıldığının belirtilmesine rağmen taş düşmesinin yeterince kontrol yapılmadığı anlamına geldiği ve sigortalının arın tarafında durmaması halinde taşın düştüğünü görerek kendisini koruyabileceği, bu nedenle sigortalının % 30 kusurlu olduğu, işverenin ise arında kapak yaptırdığı, alabileceği başka bir güvenlik önlemi bulunmayıp kusurlu bulunmadığı, olayda % 70 kaçınılmazlık olgusunun gerçekleştiği belirtilmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan söz konusu rapor, hüküm vermeye elverişli nitelikte değildir. Somut olayda, sigortalıya atfedilen kusurlu davranışlara ilişkin olarak denetim görevinin yerine getirilmemesinde işverenin sorumluluğu bulunduğu sabittir. Belirtilen bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak; raporlar arasındaki çelişkiyi de giderecek şekilde, sigorta olayının meydana geldiği iş kolunda uzman oldukları belirlenen işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman kişilerden kusur raporu alınarak, yapılacak değerlendirme ile hüküm kurmak gerekirken; eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır. O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.