18. Hukuk Dairesi 2014/10199 E. , 2014/14530 K. "" MAHKEMESİ : Adana 8. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 31/12/2012 NUMARASI : 2012/649-2012/369 Davacı vekili dava dilekçesinde, küçüğün soyadının annesinin soyadı ile değiştirilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı nüfus müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüld…
**18. Hukuk Dairesi 2014/10199 E. , 2014/14530 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana 8. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 31/12/2012 NUMARASI : 2012/649-2012/369 Davacı vekili dava dilekçesinde, küçüğün soyadının annesinin soyadı ile değiştirilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı nüfus müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava dilekçesinde, Ü.. O.. ile dahili davalı Ufuk'un evliliklerinden doğan B.. Y..'ün velayetinin tarafların boşanmaları sonucu, anneye verildiği, baba Ufuk'un oğlu ile ilgilenmediği, soyadının anne soyadından farklı oluşunun eğitim öğretim ile ilgili işlemlerde ve arkadaşları arasında ciddi sıkıntılara yol açtığını ileri sürerek soyadının, annesinin soyadı olan Olcay olarak değiştirilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; Ü.. O.. ile dahili davalı Ufuk'un evliliklerinden 16.08.2008 tarihinde soyadının değiştirilmesi istenen B.. Y..'ün dünyaya geldiği, Osmaniye Aile Mahkemesi'nin 10.05.2010 gün ve 2010/205 Esas -2010/393 Karar sayılı kararı ile tarafların boşandıkları, velayetinin davacı anneye verildiği anlaşılmaktadır. 2525 sayılı Soyadı Kanunu'nun 4.maddesinin 2. fıkrasının “evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği soyadı alır” şeklindeki 1.cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinden sonra bilhassa boşanmalar sebebiyle somut olayda olduğu gibi zaruri nedenlerle velayetin anneye bırakılması hallerinde, velayet hakkına sahip annelerin çocuklarına kendi soyadlarını vermek amacıyla bu tür soyadı değişikliği davalarını açtıkları görülmektedir. 2525 sayılı Kanunun 4. maddesindeki düzenlemenin, Yasanın genel gerekçesinden de anlaşılacağı gibi Soyadı Kanunu'nun, ilk defa soyadı alınması ile ilgili olup 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 321. maddesindeki hüküm karşısında bu kuralın günümüzde sadece bazı istinai durumlarda uygulanabilmesinin söz konusu olduğu Anayasa Mahkemesince de kabul edilmektedir. Yüksek Mahkeme sözü edilen maddeyi Türk Medeni Kanunu'nun 335 ve 336. maddeleriyle Anayasa'nın 10. ve 41. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptal etmiştir. Tüm bu maddeler, velayet hakkının kullanılmasında kadın ve erkeğin birbirleriyle eşit oldukları ilkesini ön plana çıkarmaktadır. Eski 743 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun eşitliğe aykırı hükümleri, bu Yasanın yürürlükten kaldırılmasıyla son bulmuştur.