9. Ceza Dairesi 2024/121 E. , 2024/3013 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/312 E., 2023/262 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci
**9. Ceza Dairesi 2024/121 E. , 2024/3013 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/312 E., 2023/262 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Fatsa Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.08.2022 tarihli ve 2022/81 Esas, 2022/170 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ile üçüncü fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın re'sen, katılanlar vekili, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.11.2022 tarihli ve 2022/2004 Esas, 2022/2220 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.11.2022 tarihli ve 2022/2004 Esas, 2022/2220 Karar sayılı kararının Bölge Adliye Mahkemesi savcısı, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26.04.2023 tarihli ve 2023/2392 Esas, 2023/2476 Karar sayılı kararı ile '' Mahkemece aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, bunun mümkün olmaması halinde savcılık aşamasında kaydedilen görüntülü beyan CD'si duruşmada hazır bulunan taraflarla birlikte izlenip, ifadeye yönelik beyanlarının da alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma' ile hüküm kurulması'' nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. Fatsa Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2023 tarihli ve .2023/312 Esas, 2023/262 Karar sayılı kararı ile sanığın önce mağdurenin bacaklarını ardından ön cinsel bölgesini ellediği, mağdurenin ayrılmak istemesine karşı koyarak ayrılmasına engel olduğu, ardından taytını ayak bileklerine kadar, iç çamaşırını diz kapaklarına kadar indirerek ön cinsel bölgesine dokunduğu kabul edilerek çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ile üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü uyarınca dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğnamesi ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sübuta, mağdure beyanlarının çelişkili ve öğretilmiş olduğuna, keşif taleplerinin reddedildiğine, taraflar arasında sürtüşmenin olduğuna, çocuğun nitelikli cinsel istismarından açılan davaya rağmen Mahkemenin mağdurenin nitelikli eylem beyanlarına itibar etmeyerek çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurduğuna, ancak basit eylem anlatımlarına da aynı gerekçeyle itibar etmemesi gerektiğine ve şüpheden sanık yararlanır ilkesini uygulamadığına, alınan raporlarda sanık aleyhine delil bulunmadığına, bu durumun göz ardı edildiğine, eksik araştırmaya, tanıkların dinlenmesinde yemin konusunda usulen hataya düşüldüğüne, tevsii tahkikat taleplerinin reddedildiğine, intikalin geç olduğuna, çelişkili mağdure beyanları dışında delil olmadığına beraat ve tahliye talebine ve benzer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Fatsa Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2023 tarihli ve .2023/312 Esas, 2023/262 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Fatsa Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04. 2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemizin sayın çoğunluğu ile ihtilafa düştüğüm husus sanığın mağdureye karşı basit cinsel istismar suçunu işlediğinden bahisle TCK’nın 103/1-3.cümle,103/3-d maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezasıyla cezalandırıldığı olayda suçun sübuta erip ermediği noktasında toplanmaktadır. Bilindiği gibi ceza muhakemesinde mahkumiyet kararı verebilmek için, sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiği konusunda hiçbir şüpheye yer bırakmayacak bir biçimde kesin olarak belirlenmesi konusunda tam bir vicdani kanaatin oluşması gerekir. Cinsel suçlarda, eylemin gerçekleştirilmesi konusunda mağdur beyanının tek delil olduğu durumlarda, mağdur beyanına itibar edilip edilmeyeceği konusunda belli kriterler belirli olacaktır. Bu ölçütlere göz atarsak; intikal zamanı ve şekli, mağdur beyanının başka delillerle örtüşmesi veya örtüşmemesi, mağdur beyanının kendi içinde aşamalardaki tutarlılığı veya çelişkisi, mağdur beyanının ayrıntısı, mağdur beyanının hayatın olağan akışına uygun olması vs hususların gözetilmesi gerekir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, her ne kadar intikal şekli doğal ise de, intikal zamanı olaydan 3 gün sonradır. Mağdur olayı intikalden 3 gün sonra annesine anlatmıştır. Mağdur annesi ...'na olayı " "hoca önce parmağıma yazı yazdı, dua okutturdu, daha sonra beni kimsenin olmadığı bir ortamda tenefüste sandalyenin arkasına çekerek bir bakayım orana dedi, ben istemedim, taytımı indirmemi istedi, korkumdan taytımı indirdim, ayaklarımı okşadı ve orama dokundu (özel bölgesini gösterdiğini beyan ederek), uzun sürdü, kaçmaya çalıştım, elimden tutup beni çekti, benim özel bölgeme parmağını sokup kurcaladı" şeklinde anlatmıştır. Mağdur 30.06.2021 tarihli ÇİM beyanında; " kuran kursunda hoca beni sandalyelerin olduğu yere soktu, benim bacaklarımın arasını elledi. Canım acıdı, hocanın ismi Necati hoca idi, çiş yaptığım yeri elledi. Taytımı ayak bileğimin üstüne kadar indirdi, taytımın altındaki iç çamaşırımı ise diz kapaklarımın alt kısmına kadar indirdi. Daha sonra kolumdan tuttu, bu olay kuran kursunda oldu ancak herkes dışarıdaydı, sadece Necati hoca ve ben vardı, çiş yaptığım yerin içine parmağını soktu. bana kimseye söyleme dedi, annen seni döver dedi, ben yine de söyledim, başka arkadaşlarıma böyle bir şey yaptığını arkadaşlarımdan duymadım, Ben onun hiç bir yerine dokunmadım, benim çiş yaptığım yere dokunduğu gün bana hiç bir şey vermedi, bana bu işi bir kere yaptı, parmağını içine soktu, kaka yaptığım yere dokunmadı, bu olayı kuran kursunda kimseye anlatmadım, taytım ile birlikte iç çamaşırımı da indirdi, üste giydiğim çamaşırlarımı çıkarmadı, üstümü arıyormuş gibi göbeğime ve sırtıma baktı, o beni yanaklarımdan, burnumdan ve alnımdan öptü, ben de onun burnunu ve yanaklarını öptüm, olayın ne zaman olduğunu unuttum, gününün hangi gün olduğunu bilmiyorum, ben kendisine yemek yemeye gideceğim dedim, kendisinden çok korkuyorum, canımı çok fazla acıttı, az daha ağlayacaktım, kaçmaya çalıştım, kolumdan tuttu, çekti, bu olaydan sonra bir daha kuran kursuna gitmedim, bir daha Necati hoca ile görüşmedim" şeklinde beyanda bulunmuştur. Mağdure kovuşturma aşamasında 07.09.2023 tarihli beyanında; "Kurstaydık. Alt kattaydık. Sonra teneffüs olmuştu. Sonra kapı gibi bir sandalyelerin olduğu bir oda vardı. Oraya götürdü beni adam. Sonra buralarımı (karnını göstererek) ellemeye başladı. Daha sonra bir çocuk geldi. Sonra geri gitti. Gördüğünü hatırlamıyorum. Ne istiyorsun falan diye sordu. İşte bende şey dedim. Cips falan dedim. Öyle bir şeyler dedim. Sonra ben eve gitmek istiyorum falan dedim. Salmadı beni, öyle işte. Başka bir hareketi daha olmadı. Senin kıyafetlerini çıkarma gibi bir şey oldu mu. Yok. İşte dokundu(cinsel bölge) uzun süre bırakmadı. Pantolonunu ve taytını indirdiğini hatırlamıyorum. Tenime nasıl dokunduğu hatırlamıyorum.Duru kıyafetinle ilgili şunu soracağım. O gün üstünde senin hatırlayamadığın bazı kıyafetlerin vardır diye düşünüyorum. Çünkü hani biz kıyafetlerimizle gezeriz insanlar olarak. O olay yaşandığında kıyafetin tam olarak çıkmamış olsa da, herhangi bir kısmı atıyorum pantolonunun yarıya kadar indirildiğini, tişörtünün sıyrıldığını veya şöyle vücudunun görülecek şekilde bir yerinin açıldığını hatırlıyor musun. Böyle bir şey oldu mu. Hayır. Peki sana hiç öpmekle ilgili bir şey yaptı mı. Sen öptü mü, senin onu öpmeni istedi mi .Hayır. Sana başka bir davranışta bulundu mu. Başka bir bölgene dokundu mu. Hayır. Şimdi bu kişi senin bu bölgene dokunurken, çişini yaptığın yerinin iç kısmına da değdi mi.Hatırlamıyorum.Canının yandığını hatırlıyor musun. Yok.İslamın beş şartını baş harflerini beş parmağına yazması oldu mu.Hayır.Hatırlamıyorum. Yapmamıştı. Önceki ifadesini hatırlamıyorum.Şimdi sen bana bugün dedin ki bu kişi benim bölgeme dokundu. Çıplak eliyle hissettim ama kıyafetlerim üzerindeydi dedin. Daha önce ama şöyle anlatmışsın bu olayı. Sen anlatmışsın o kayıtlara geçmiş. Demişsin ki kıyafetler üzerimdeydi. Pardon üzerimde pantolonumu ayak bileklerime kadar indirmişti. Kilodumu da iç çamaşırımı da indirmişti, öyle dokunmuştu demişsin. Önceden sen bunu anlatmışsın.Hiç hatırlamıyorum onu da.Daha önceki ifaden de şöyle demişsin bunun hakkında. Kolumu tuttu. Kolum çok acıdı demişsin. Hatırladın mı Öyle bir şey hatırlıyorum ama gerçek olduğunu zannetmiyorum.Buradaki çiş yaptığımız bölgenin içine dokunmakla ilgili. Sen daha önceki ifadende böyle bir şey olduğunu söylemişsin. Parmağını benim o bölgemin içinde dokundurdu diye bir şey söylemişsin. Bunu söylediğini hatırlıyor musun. Nasıl bir resim çizmiştin. Hatırlamıyorum.Peki hani Duru genel olarak bir şey soracağım. Şimdi hani burada, bugün söylediklerin dışında başka şeyler söylediğini anlattım ya sana. Sen önceden canım acıdı demişsin. İşte parmağını değdirdi demişsin, kıyafetimi indirdi demişsin. Bunları sen söylemişsin. Sence neden böyle anlatmışsındır. Bilmiyorum.Peki sana bunları böyle söylemeni söyleyen biri olmuş mudur. Duru’cuğum böyle böyle anlat. Sana sorarlarda böyle böyle söyle falan diyen biri oldu mu acaba.Ben sadece bir arkadaşımı büyük sırrım var diye kandırıyordum. Başka bir sır söylüyordum. "şeklinde beyanda bulunmuştur. Tek delil olan mağdurenin soyut ayrıntı ve istikrar içermeyen ve başka delille de desteklenmeyen iddiaları dışında sanığın atılı cinsel istismar suçundan cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı, mağdurun pantolonunu çıkarma olayını annesine kendisinin indirdiğini, soruşturmada sanığın indirdiğini, kovuşturmada böyle bir şey olmadığını beyan ettiği, kolunun acıması, cinsel organına parmak sokma ve kurcalama,öpme ve öptürme,odaya birinin geldiği hususu, cips alma, parmağına yazı yazma olayları ile ilgili aşamalarda değişen ve istikrar içermeyen ve esaslı olayları hatırlamadığı yönündeki beyan nazara alındığında tek delil olan mağdurenin başka delil ile desteklenmeyen ve istikrar içermeyen soyut beyana üstünlük tanımanın makul ve kabul edilebilir bir gerekçesinin bulunmadığı, sabıkasız olan sanığın bu ve benzer suçtan da dava ve soruşturmasının bulunmadığı, husumet olmaması ve iftira atması için neden bulunmamasının tek başına mahkumiyet için yeterli bir delil olarak kabul edilemeyeceği, sanığın savunmasının aksine çelişkili mağdur beyanı dışında delil bulunmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi görüşünde olduğundan sayın çoğunluğun kararın onanması yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum.