T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:28/03/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:25/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:06/01/2026 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:28/03/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:25/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:06/01/2026 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle 20/03/2017 tarihinde davalı ... şirketinin ZMMS poliçesi ile sigortaladığı, işleteni davalılardan ... olan ve diğer davalı ... tarafından sevk ve idare edilen ... plakalı aracın müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek bu yaralanmadan dolayı 100,00 TL’si kazanç kaybı için 900,00 TL’si çalışma gücü kaybı için olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen ve 70.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... şirketinin cevap dilekçesinde özetle yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetki itirazında bulunmuş ve davacının yaptığı başvuru üzerine müvekkili sigorta şirketinden alması gereken ödeneği beklemeden bu davayı açtığı, bu yüzden dava şartının yerine gelmediği, bu kaza sebebiyle elde edilen bir gelir veya tazminat var ise mahsubunun gerektiği, ancak yasal faiz talep edilebileceği, müvekkilinin poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceği ve kaza tarihindeki poliçe limitinin 330.000,00 TL olduğu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle ceza davasının bekletici mesele yapılmasını, kendisinin sürücü ile arasında bir ticari ilişkinin bulunmadığını, mahkemenin görevsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince özetle davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 128.480,95 TL çalışma gücü kaybından kaynaklanan zararının davalı ... şirketinden müracaat tarihini takip eden sekizinci günün sonu 03/03/2018 tarihinden (Tashih kararıyla 2018 yılı 2017 olarak düzeltilmiştir) diğer sürücü ve işletenden ise kaza tarihi olan 20/03/2018 tarihinden (Tashih kararıyla 2018 yılı 2017 olarak düzeltilmiştir) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Sigorta şirketinin poliçe limitiyle sorumlu tutulmasına); davacının kazanç kaybına ilişkin 100,00 TL'lik maddi tazminat davasının tüm davalılar yönünden reddine; davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. Davalı ... ve ... tarafından mahkemenin yetkisiz olduğu, sigortanın ödemesi beklenilmeden dava açıldığı, sigorta ödeme yapmış ise mahsup edilmesi gerektiği, tashih kararının hukuka aykırı olduğu, maluliyet raporlarının çelişkili olduğu, kusur oranının hatalı olduğu, emekli olan davacı için sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceği, maluliyetin mesleğe etkisi gözetilerek sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanması gerektiği, bu hesaplama için meslekte uzman bir bilirkişiden rapor alınması gerektiği ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur. Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nin 342, 353, 355 ve 356 maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olmak üzere dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK Md. 16). Somut olayda davaya konu trafik kazasının bulunduğu yer ile davacının yerleşim yeri Muratpaşa ilçesinde olduğundan dava yetkili mahkemede açılmıştır. Davalılar arasında ZMSS sigortacısı da bulunmaktadır. Sigorta Hukuku 6102 sayılı TTK'’nin 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda taraflar arasında zorunlu trafik sigorta poliçesinden dolayı oluşan uyuşmazlığın çözümünde TTK'deki hükümler uygulanacağından, başka bir ifadeyle ihtilafın TTK'de düzenlenen hususlardan olması nedeniyle mutlak ticari bir dava söz konusu olduğundan davanın ticaret mahkemesince incelenip sonuçlanmasında görev kurallarına aykırılık bulunmamaktadır. Haksız fiilde teselsül hükümleri uygulanacağı, sürücü, işleten ve sigortacı zarar görene karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan zarar gören, sigortacıya yapacağı başvurudan bağımsız olarak sürücü ve işletene karşı dava açabilir. Sigortanın ödemesi beklenilmeden dava açılması davanın usulden reddini gerektirmez. Öte yandan sigorta şirketine başvuru yapılmış ise de sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapılmamıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların TBK’nin 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve TBK’nin 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Somut olayda davalı ...’e ait ... plakalı aracı kullanan davalı ...’in olay yerine geldiğinde direksiyon hâkimiyetini kaybederek yolun gidiş istikametine göre sağ tarafında bulunan davacı yayaya çarptığı ve onun yaralanmasına neden olduğu anlaşılmıştır. Trafik bilirkişi raporunda ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda yer alan sürücülere ait kusurlardan madde 52/b (Sürücüler, Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadır.) kuralını ihlal ettiğinden asli %75 kusurlu olduğu, davacı yaya ...'in ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun madde 68/c (Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları veya buraları saygısızca kullanmaları yasaktır.) kuralını ihlal ettiğinden Tali %25 kusurlu olduğu bildirilmiş olup söz konusu rapor oluşa uygun ve hüküm kurmaya yeterli olduğundan ilk derece mahkemesince başkaca kusur raporu alınmaması yerinde bulunmuştur. Kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan adli tıp raporuna göre davacı % 15 oranında malul kalmış, 9 ay boyunca iş göremez halde kalmıştır. Adli tıp raporu hüküm kurmaya elverişli olduğundan ilk derece mahkemesince bu rapora göre hüküm tesis edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacının yaralanmasında davalı sürücünün kusurlu olduğu ispat edildiğine göre davalı sürücü ile davalı işleten davacının maddi ve manevi zararlarını tazminden müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Davacının dava konusu olay nedeniyle malul kaldığı sabit olup ilk derece mahkemesince tazminat hesabı yönünden isabetli olarak aktüerya uzmanı bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu, Progresif Rant Metodu, % 10 artırma ve iskonto hesabı kullanılmış; davacının emekli, maluliyet oranının % 15, kazanın meydana gelmesinde % 25 oranında kusurlu, gelirinin asgari ücret olduğu, emekli olmanın sürekli iş göremezlik tazminatı talep edilmesine engel olmadığı, sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığı kabul edilerek davacının hak edeceği sürekli iş göremezlik tazminatının 128.480,95 TL olduğu hesaplanmıştır. Bilirkişi raporu bilimsel verilere uygun, yargı denetimine elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğundan ilk derece mahkemesince bu rapor esas alınarak hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir (HMK Md. 304/1). Somut olayda dava konusu olayın 2017 tarihinde gerçekleştiği sabit olup hüküm fıkrasına sehven 2018 yazıldığından tashih kararıyla 2018 ibaresinin 2017 olarak düzeltilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu durumda, incelenen mahkeme kararı hukuka uygun olduğundan ve ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde bulunmadığından istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle 1- İstinaf başvurularının HMK’nin 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, 2- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 11.508,93 TL istinaf karar harcının başvuran ...'den alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 3- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile 8.630,82 TL eksik harcın başvuran davalı ...'ten alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 4- İstinaf yoluna başvuru için yapılan masrafların istinaf yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına, 5- Yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK’nin 333. maddesi uyarınca iadesine, HMK’nin 361/1. ve 365/1 maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Dairemize yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 25/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...