TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR S.Ç. BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/58121) Karar Tarihi: 9/6/2020 Başvuru Numaras ı: 2016/58121 Karar Tarihi : 9/6/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR GİZLİLİK TALEBİ KABUL Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUNMuammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Elif ÇELİKDEMİR ANKITCI Başvurucu : S.Ç. Vekili : Av. Uğur ÇİZMECİOĞLU I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, cinsel sald ırı suçu işlendiği iddias ıyla Cumhuriyet ba şs
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR S.Ç. BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/58121) Karar Tarihi: 9/6/2020 Başvuru Numaras ı: 2016/58121 Karar Tarihi : 9/6/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR GİZLİLİK TALEBİ KABUL Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUNMuammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Elif ÇELİKDEMİR ANKITCI Başvurucu : S.Ç. Vekili : Av. Uğur ÇİZMECİOĞLU I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, cinsel sald ırı suçu işlendiği iddias ıyla Cumhuriyet ba şsavc ılığına yap ılan şikâyet üzerine ba şlatılan soruşturma sonucu kovu şturmaya yer olmad ığına karar verilmesi nedeniyle kötü muamele yasa ğının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 1/11/2016 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, baş vuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüş bildirmemi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) arac ılığıyla erişilen bilgi ve belgelere göre olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2016/58121 Karar Tarihi : 9/6/2020 38. Başvurucu, 1971 do ğumlu olup Denizli'nin Pamukkale ilçesinde ya şamaktad ır. 10 y ıllık evli ve bir çocuk annesi olan ba şvurucunun hafif düzeyde mental retardasyonu (akli gelişim geriliği) vard ır. 9. Başvurucu, evlendi ği tarihten itibaren kay ınpederi M.Ç. ile kay ınvalidesi N.Ç.nin evlerinin üst kat ında, onlara kom şu olarak ya şamakta ve anlat ımlara göre uyuma dışındaki zaman ın çoğunu onlar ın evinde geçirmektedir. 10. Evde kay ınpederi M.Ç. ile yaln ızken birden fazla kez onun taraf ından cinsel sald ırıya uğrad ığını iddia eden ba şvurucu, Denizli Cumhuriyet Ba şsavc ılığına (Savc ılık) şikâyette bulunmu ştur. Savc ılık taraf ından başvurucunun kendini ifade etmekte yeterli olmad ığı kanaatiyle müdafi yard ımından yararlanmas ı sağlanm ış ve vesayet alt ına al ınmas ı hususunun de ğerlendirilmesi amac ıyla Denizli 2. Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunulmu ştur. 11. Denizli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 16/6/2016 tarihinde, Denizli Devlet Hastanesinin (Hastane) 6/5/2016 tarihli raporuyla ba şvurucuda hafif düzeyde mental retardasyon tespit edilmesi nedeniyle ba şvurucuyu 22/11/2001 tarihli ve 4721 say ılı Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi gere ğince ak ıl zay ıflığı gerekçesiyle k ısıtlayarak kardeşinin vesayeti alt ına alm ıştır. 12.Şikâyet dilekçesinde " 5/1/2016 tarihinde kay ın pederinin evinden e şiyle birlikte ayr ıldıklar ını" ifade eden ba şvurucunun müdafii vas ıtas ıyla Savc ılıkça al ınan şikâyetinin ilgili k ısm ı şöyledir: "...Kay ınbabam ve kay ınvalidem devaml ı beni dövüyorlard ı, niye dövdüklerini bende bilmiyorum, her ikisi de yüzümü tokatlay ıp surat ımı şişiriyorlard ı, kay ınbabam b ıçakla 'kescem seni öldürecem asacam' diye tehditte bulunmaktayd ı, niye bu şekilde söyledi ğini bilemiyorum, e şim M.Ç. kahvehaneye, kaynanam gezmeye, o ğlum da okula gitti ğinde evde yaln ız kald ığımız zamanda kay ınbabam M.Ç. kendi kald ıklar ı evin yatak odas ında arkamdan bana yakla şıp her taraf ımı elledikten sonra ellerimi ç ıkard ı ve bana önden arkadan tecavüz etti, iki kere bu şekilde tecavüz etti, ben onun bu davran ışlar ını eşime anlatt ım, eşim de babas ına sorduğunda hem e şime hem bana k ızdı, hatta bir teybi alarak bizim üzerimiz e fırlatmak istedi, annemin evine geldi ğimizde ben onun bana yapt ıklar ını anneme anlatt ım..." 13. Savc ılık taraf ından başvurucunun şikâyeti al ınırken başvurucu hakk ında yap ılan gözlem şu şekildedir: "...müştekinin zaman mefhumunu bilmedi ği değerlendirildi, kay ınvalidesinin ismini hat ırlayamad ı, ne şekilde cinsel sald ırıya maruz kald ığı sorulduğunda ilkin ay ıp olur diyerek ba şını öne eğerek anlatmakta zorland ı, daha sonra da eliyle hem önünü hem arkas ını işaret ederek 'burdan ve burdan' şeklinde yan ıtlar verdi, kay ınpederinin kendisine yönelik darp ve tehdit içeren davran ışlar ı neden sergiledi soruldu ğunda sürekli bilmedi ğini söyledi. Kay ınbabas ından şikayetçi oldu ğunu beyan ederken ben ona babam demeyece ğim şeklinde sözler sarfetti. " 14. Aç ılan soruşturma kapsam ında başvurucunun annesi D.K. şikâyetçi s ıfat ıyla dinlenilmi ştir. 5/1/2016 tarihinde dünürü M.Ç. taraf ından çağrılmalar ı üzerine o ğlu H.K. ile birlikte dünürlerinin evlerine gittiklerini belirten D.K.n ın ifadesinin ilgili k ısımlar ı şu şekildedir: Başvuru Numaras ı: 2016/58121 Karar Tarihi : 9/6/2020 4"M.Ç., k ızımı ve eşini kastederek 'al bunlar ı götür' dedi, niye bu şekilde konu ştuğunu sorduğumda 'k ızın başını duvarlara vuruyor, ölürse mesuliyet kabul etmem..' türünde sözler söyledi, bende k ızımı onlara gelin olarak verdi ğimi, götürmeyece ğimi söyledim, fakat kızımın yemek yapmad ığı, aşağı kattaki evinden yukar ı kata ç ıkmad ığı yönünde beyanlarda bulundu, o gün oradan k ızımı ve eşini yan ıma alarak kendi ikametime götürdüm, e şi 15 gün kadar bizimle birlikte kald ı, daha sonra anne ve babas ı ile kald ığı eve geri döndü. Kızım hiçbir şekilde kay ınpederi ile altl ı üstlü ya şadıklar ı eve geri dönmeyece ğini söylemekteydi, ısrarla niye bu şekilde konu ştuğunu sorunca e şinin kahveye, o ğlunun okula, kaynanas ının da tarlaya yada bahçeye gitti ğinde evde kay ınpederi M.Ç. ile birlikte yaln ız kald ıklar ı zamanlarda kay ın pederinin kendisine tecavüz etti ğini anlatt ı, özellikle k ızımı getirmeden önceki son iki ayl ık dönemde bu tür davran ışlar ı devam etmi ş, k ızımın anlatt ığına göre M.Ç. hem kendi dairesinde hem de k ızımın dairesinde yaln ız kald ıklar ı zamanlarda birçok kez tecavüzde bulunmu ş, k ızım bu tecavüz olaylar ını eşine de anlatm ış, eşi de babas ına sorduğunda M.Ç. o ğluna k ızarak bağırıp çağırm ış, hatta oğlunun üzerine teyp dahi f ırlat ıp atm ış, kaynanas ı N.Ç. da 'sus konu şma, bizi rezil edeceksin..' diye k ızımı bast ırm ış, M.Ç. tecavüz olay ını anlat ınca k ızımın üzerine b ıçakla yürümü ş, bağrına b ıçak dayam ış ve k ızımı öldürmekle tehdit edip 'seni Manisa'ya gönderirim' türünde sözler sarfetmiş..." 15. Olaydan sorumlu oldu ğu iddia edilen M.Ç.nin savunmas ı Savc ılık talimat ıyla 4/3/2016 tarihinde kolluk taraf ından al ınm ıştır. M.Ç. savunmas ında üzerine at ılı suçu inkâr etmiş; gelini olan ba şvurucunun menenjit hastal ığı geçirdiği için ne dedi ğini bilmedi ğini, gelinine tecavüz etmedi ğini, şiddet uygulamad ığını belirterek ba şvurucu hakk ında 3/3/2016 tarihinde iftira suçunu i şlediği gerekçesiyle şikâyetçi oldu ğunu ifade etmi ştir. 16. Başvurucunun çocu ğu E.Ç.ye ait, el yaz ısıyla yaz ılm ış "Dede yapma." ibaresinin bulundu ğu okul defterinin ba şvurucu taraf ından delil olarak soru şturma dosyas ına sunulmas ı üzerine E.Ç.nin sosyal hizmet uzman ının huzurunda tan ık olarak beyan ına başvurulmuştur. Sekiz ya şında olan E.Ç. nin ifadesi şöyledir: "...Annem Kay ıhan da ananem ile birlikte ya şamaktad ır. Ben ise babaannem, babam ve dedem ile birlikte C. Mahallesinde ikamet etmekteyim. Annemin hangi tarihte bizden ayr ıldığını hat ırlam ıyorum. Bu y ıl şubat ay ında yani Şubat tatilinde birlikte de ğildik. Evde annem, babam, dedem ve babannemle birlikte oturuyorduk. Aralar ında bir kavga olay ın a hiç tan ık olmad ım. Annem kendini ifade eder. Ba şına gelenleri anlat ır. Ancak bazen zorlan ır. Tam olarak derdini anlatamayabilirdi. Ben dedemin anneme zarar verdi ğini hiç görmedim. Evde babannem hep annem ile beraber kal ırdı. Annem hiç yaln ız kalmazd ı. Babam ın ise herhangi bir rahats ızlığı bulunmamaktad ır. Kendisi hem konu şma hem anlam a hemde iş yapma konusunda bir s ıkıntısı yoktur. Bana gösterdi ğiniz dede yapma yaz ısını ben yazmad ım. Ayn ı not defterinin ön sayfas ındaki kalp içindeki M., N.,, S.,, M.E. yaz ılar ını ben yazd ım. Onun d ışındaki yaz ılar kesinlikle bana ait de ğildir. Ben ikinci s ınıfa gitmekteyim. El yaz ısı yazar ım. Kendi yaz ımı da tan ıyorum. Ben annem ve ananemle görü şmüyorum, en son ayr ıldığımızda görmü ştüm. Bu defteri ne zaman alm ışlar bilmiyorum, ben dedemi, babam ı ve babannemi çok seviyorum onlar ın yan ında çok mutluyum. " 17. Başvurucu, şikâyet dilekçesinde olay ın eşi, kayn ı ve görümcesi taraf ından da bilindiği ifade ederek bu ki şilerin tan ık olarak dinlenilmelerini talep etmi ştir. Başvurucunun eşinin %70 engelli olmas ı nedeniyle ifadesinin al ınamad ığına ilişkin olarak kolluk taraf ından 3/3/2016 tarihli tutanak düzenlenmi ş olup söz konusu tutanak kolluk memurlar ının yan ı sıra şüpheli M.Ç. taraf ından da imzalanm ıştır. Başvurucunun dinlenilmelerini talep etti ği diğer kişiler soruşturma makamlar ınca dinlenilmemi ştir. Soruşturma dosyas ındaki dilekçelerde, Başvuru Numaras ı: 2016/58121 Karar Tarihi : 9/6/2020 5başvurucunun annesi ile ba şvurucunun e şinin cinsel sald ırı olay ıyla ilgili daha sonra görüştükleri, dolay ısıyla eşinin olay ı bildiği bilgisine yer verilmi ştir. 18. Soruşturma dosyas ında bulunan, ba şvurucunun e şine ait 1997 tarihli sa ğlık raporunda epilepsi (sara) hastas ı olmas ı nedeniyle %70 malul oldu ğu ifade edilmi ştir. 19. Başvurucunun kay ın validesi kolluk taraf ından al ınan ifadesinde; ba şvurucu ile eşinin geçinememesi nedeniyle ba şvurucunun annesinin evine gitti ğini, daha sonra evine dönmek istedi ğini ancak kendilerinin kabul etmedi ğini, bu nedenle iftira atm ış olabilece ğini, başvurucuyu evde yaln ız hiç b ırakmad ığını, cinsel sald ırı veya darp olaylar ının olmad ığını belirtmiştir. 20.İddia olunan cinsel sald ırı eylemine ili şkin bulgular ın tespiti amac ıyla başvurucu hakk ında -ayn ı Hastaneden- al ınan 4/3/2016 tarihli sa ğlık raporunda, başvurucunun do ğum yapt ığı ve bakire olmad ığı tespit edildikten sonra vaginal bölgesinde yeni oluşmuş ekimoz, morluk veya darp izine rastlanmad ığı belirtilmi ş; yak ın zamanda cinsel sald ırıya maruz kald ığına ilişkin bir sonuca var ılamad ığı ifade edilmi ştir. Raporda ayr ıca başvurucunun anal yönden cinsel sald ırıya maruz kal ıp kalmad ığının genel cerrahi ile, psikolojisinin psikiyatri uzman ınca değerlendirilmesi gerekti ği aç ıklanarak ba şvurucunun bu birimlere sevk edilmesinin uygun oldu ğu belirtilmi ştir. 21. Pamukkale Üniversitesi T ıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dal ı (Üniversite Hastanesi) taraf ından ba şvurucu hakk ında düzenlenen 10/3/2016 tarihli raporda; başvurucunun IQ puan ının 49-59 aral ığında olduğu, bu nedenle ba şvurucuda hafif derece mental retardasyon bulundu ğu belirtilmi ş ve bu hâliyle ba şvurucunun ruh bakımından kendini savunabilecek durumda olmad ığına yönelik görü ş bildirilmi ştir. 22. Savc ılık soruşturma sonunda 2/6/2016 tarihli karar ıyla yeterli delil elde edilemedi ği gerekçesiyle M.Ç. hakk ında kovuşturma yap ılmamas ına karar vermi ştir. Karar ın gerekçesi şöyledir: "Başsavc ılığımızca yap ılan gözlemde mü ştekinin zaman mehrumunu bilmedi ği, kay ınvalidesinin ismini hat ırlayamad ığı, ne şekilde cinsel sald ırıya maruz kald ığı sorulduğunda olay ı anlatmakta zorland ığı, kendisine yönelik darp ve tehdit içeren davran ışlar ı net olarak anlatamad ığı, Şüpheli M. Ç. nin mü ştekinin gelini oldu ğu, oğluyla on y ıldır evli olduklar ı, geçirdiği menenjit nedeniyle ne dedi ği ve yapt ığını bilmediği, müştekiye yönelik şiddet uygulamad ığı ve tecavüz etmedi ğini savundu ğu, Müştekinin oğlu E.Ç. ile kay ınvalidesi N.Ç. şüphelinin savunmas ını doğrulad ıklar ı, müşteki S'nin bir süredir kendi annesi ile ya şadığı, şüphelinin mü şteki S.'ye zarar verdi ğine ilişkin bir bilgileri olmad ığını beyan ettikleri, Denizli Devlet Hastanesi ve Pamukkale Üniversitesinden al ınan raporlarda mü şteki S.Ç..ta cinsel sald ırıya ilişkin bir bulguya rastlanmad ığı, müştekide hafif derecede menta l retardasyon bulundu ğunun belirtildi ği görülmekle, Müşteki iddias ı, şüpheli savunmas ı, tan ık beyanlar ı, adli raporlar ve tüm dosya kapsam ı birlikte de ğerlendirildi ğinde şüphelinin üzerine at ılı suçu işlediğine dair mü ştekinin soyut iddias ından öte delil bulunmad ığı dolay ısı ile soru şturmaya devam etme imkan ı kalmad ığı anlaşılmıştır." Başvuru Numaras ı: 2016/58121 Karar Tarihi : 9/6/2020 623. Savc ılık karar ına başvurucu taraf ından yap ılan itiraz, Denizli 1. Sulh Ceza Hâkimliği taraf ından reddedilmi ş, an ılan karar ba şvurucuya 14/10/2016 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 24. Başvurucu 1/11/2016 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK 25.İlgili ulusal ve uluslararas ı hukuk için bkz. G.G.K., B. No: 2014/19797 9/1/2018, 27-33. V.İNCELEME VE GEREKÇE 26. Mahkemenin 9/6/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 27. Başvurucu, kay ınpederi taraf ından cinsel sald ırıya maruz kalmas ı nedeniyle Savc ılığa şikayetçi olmu ş ise de hakk ında al ınan adli raporun yetersiz oldu ğunu, zihinsel engelli olmas ı nedeniyle cinsel sald ırı esnas ında karşı koyma yetisi bulunmad ığından vücudunda darp ve cebir izi olmad ığını iddia etmi ş; talebine ra ğmen eşi, kayn ı ve görümcesinin tan ık olarak dinlenilmediklerini, kendini tam anlam ıyla ifade edemedi ği için vasisinin ve psikoloji alan ında uzman bir ki şinin haz ır olmaks ızın şikâyetinin dinlendi ğini, sekiz yaşındaki oğlunun kay ınpederi ile kald ığı için doğruyu söyleyemedi ğini, defterdeki yaz ının oğluna ait oldu ğunu ifade ederek eksik yap ılan soruşturma nedeniyle adil yarg ılanma ve etkili ba şvuru haklar ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 28. Başvurucu, ba şvuruya konu olay ın niteliği bak ımından toplumda küçük dü şme tehlikesine i şaret ederek kamuya aç ık belgelerde kimli ğinin gizli tutulmas ını talep etmi ştir. B. Değerlendirme 29. Anayasa n ın Kişinin dokunulmazl ığı, maddi ve manevi varl ığı kenar başlıklı 17. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Herkes, maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sahiptir. ... Kimseye i şkence ve eziyet yap ılamaz; kimse insan haysiyetiyle ba ğdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz. " 30. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Bu sebeple ba şvurucunun adil yarg ılanma hakk ına yönelik şikâyetleri özü itibar ıyla Anayasa n ın 17. maddesi kapsam ında kald ığından sadece bu madde yönünden inceleme yap ılm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2016/58121 Karar Tarihi : 9/6/2020 731. Üçüncü ki şiler taraf ından gerçekle ştirildiği ileri sürülen cinsel suçlara ili şkin başvurulardaki iddialar mahiyetleri gere ği Anayasa n ın 17. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralar ında güvence alt ına al ınan maddi ve manevi varl ığın korunmas ı veya kötü muamele yasağı kapsam ında kalabilir (benzer yöndeki karar için bkz. Z.C. [GK], B. No: 2013/3262, 11/5/2016, 47). Bir muamelenin Anayasa'n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ı kapsam ındaki maddi ve manevi bütünlü ğün korunmas ı hakk ını aşarak üçüncü f ıkras ı gereği işkence ve kötü muamele yasa ğına girmesi için asgari bir e şiğe ulaşmas ı gerekmektedir. 32. Bu asgari e şik, göreceli olup her olay ın somut ko şullar ı dikkate al ınarak değerlendirilmelidir. Bu kapsamda muamelenin süresi, bedensel ve ruhsal etkileri ile mağdurun cinsiyeti, ya şı ve sağlık durumu gibi faktörler önem ta şır. Ayr ıca muamelenin ard ındaki saik ve amaç dikkate al ınmal ıdır. Muamelenin gerginlik ve duygu yo ğunluğunun olduğu bir anda meydana gelip gelmedi ği de gözönünde tutulmal ıdır (Cezmi Demir ve diğerleri , B. No: 2013/293, 17/7/2014, 83). 33. Yukar ıda yer verilen k ıstaslar kapsam ında başvurucuya yönelik gerçekle ştiği iddia olunan eylemin niteli ği -ağır fiziksel müdahale içeren nitelikli cinsel sald ırı olduğu-, sonuçlar ı ve başvurucuda akli geli şim geriliği bulundu ğu dikkate al ınarak muamelenin asgari eşiği aştığı değerlendirilmi ş; bu doğrultuda ba şvurunun kötü muamele yasa ğı kapsam ında incelenmesi gerekmi ştir. 34. Devletin kötü muamele yasa ğı kapsam ında bulunan koruma yükümlülü ğü, devletin bu konuda hem hukuki hem de fiilî tedbirler almas ını gerektirmektedir ( Z.C., 84). 35. Somut olaydaki gibi üçüncü ki şiler taraf ından yap ılan kötü muamelelerde dahi devletin bireyi koruma ödevi bulunmakta ise de ba şvurucunun yasal veya idari çerçevede bu yöne ilişkin bir şikâyeti bulunmamaktad ır. Ayr ıca bu yükümlülü ğe yönelik Anayasa Mahkemesinin müdahalesini gerektirecek bir durum da ba şvuru dosyas ına yans ımam ıştır. Bu bağlamda inceleme, devletin di ğer bir pozitif yükümlülü ğü olan usul yükümlülü ğü kapsam ıyla s ınırlı yap ılm ıştır. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 36. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan kötü muamele yasa ğının ihlal edildiğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönünden a. Genel İlkeler 37. Anayasa n ın 17. maddesi devlete, ki şilerin işkence ve eziyete ya da insan haysiyetiyle ba ğdaşmayan bir ceza veya muameleye -bu muameleler üçüncü ki şiler taraf ından yap ılm ış olsa bile- maruz b ırak ılmalar ını engelleyecek tedbirler alma ödevini yüklemektedir ( Cezmi Demir ve di ğerleri , 82; G.G.K., 46; E.A. [GK], B. No: 2014/19112 , 17/5/2018, 50). 38. Devletin pozitif yükümlülü ğünün bir parças ı olarak usul yükümlülü ğü bulunmaktad ır. Bu usul yükümlülü ğü çerçevesinde devlet, her türlü fiziksel ve ruhsal sald ırı olay ının sorumlular ının belirlenmesini ve gerekiyorsa cezaland ırılmas ını sağlayabilecek etkili resmî bir soru şturma yürütmek durumundad ır (Cezmi Demir ve di ğerleri , 106; Tahir Canan , 25). Başvuru Numaras ı: 2016/58121 Karar Tarihi : 9/6/2020 839. Ceza soru şturmas ının amac ı, insan onurunu koruyan hukukun etkili bir şekilde uygulanmas ını ve sorumlular ın hesap vermelerini sa ğlamak olmakla birlikte bu yükümlülük, kesin olarak bir sonuç elde etmeyi de ğil uygun araçlar ı kullanmay ı gerektirir. Di ğer yandan Anayasa'n ın 17. maddesi, ba şvuruculara üçüncü ki şileri bir suç nedeniyle yarg ılatma ya da cezaland ırma hakk ı vermediği gibi devlete tüm yarg ılamalar ı mahkûmiyetle ya da belirli bir ceza karar ıyla sonuçland ırma ödevi de yüklemez ( Cezmi Demir ve di ğerleri, 113; G.G.K., 48). 40. Kötü muamele konusundaki iddialar uygun delillerle desteklenmelidir. İddia edilen olaylar ın gerçekli ğini tespit etmek için soyut iddiaya dayanan şüphenin ötesinde, makul kan ıtlar ın varl ığı gerekir. Bu kapsamdaki bir kan ıt; yeterince ciddi, aç ık ve tutarl ı emarelerden ya da aksi ispat edilmemi ş birtak ım karinelerden olu şabilir. Bu ba ğlamda kan ıtlar değerlendirilirken ilgililerin süreçteki tutumlar ı da dikkate al ınmal ıdır (Cezmi Demir ve diğerleri , 95; G.G.K., 49). 41. Ceza soru şturmas ının etkili olmas ı için soru şturma makamlar ının resen harekete geçerek kötü muamele iddias ını ayd ınlatabilecek ve sorumlular ın belirlenmesini sağlayabilecek bütün delilleri tespit etmeleri gerekir ( Cezmi Demir ve di ğerleri, 114; Z.C., 92; G.G.K., 50). b.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 42. Başvurucunun cinsel sald ırıya uğrad ığına ilişkin şikâyeti do ğrultusunda Savc ılık taraf ından derhâl soru şturma ba şlatıldığı anlaşılmaktad ır. Şikâyetinin tespiti esnas ında başvurucunun olaylar ı tarihsel s ıraya göre neden-sonuç ili şkisi kurarak anlatmakta güçlük yaşadığının gözlenmesi üzerine ba şvurucunun müdafi yard ımından yararlanmas ı sağlanm ış ve hukuki menfaatlerinin korunmas ı amac ıyla Sulh Hukuk Mahkemesince ba şvurucuya vasi tayin edilmi ştir. 43. Başvurucunun şikâyeti, vesayet alt ına al ınmadan önceki bir tarihte vasisi ve psikoloji alan ında uzman bir ki şi bulunmaks ızın tespit edilmi ştir. Savc ılık gözlemine yans ıdığı kadar ıyla ak ıl zay ıflığı sebebiyle olaylar ı aç ıklamakta zorlanan ba şvurucunun şikâyet konusu itibar ıyla utanmas ı nedeniyle şikâyetinin detaylar ını tam olarak ifade edemediği görülmektedir (bkz. 13). Cinsel sald ırı eyleminin aile bireylerinden biri taraf ından gerçekle ştirildiği iddia edildi ğinden olay ın oluş şekli ve ayr ıntılar ının anlat ılmas ındaki genel güçlü ğün yan ı s ıra başvurucunun kendini net olarak ifade edemeyece ği de yarg ı (vesayet) karar ıyla kabul edilmi ştir. 44. Bu kapsamda soru şturman ın özenle yürütüldü ğünden bahsedilebilmesi için öncelikle ba şvurucunun beyan ı al ınırken durumuna uygun ko şullar ın sağlanmas ı gerektiği açıktır. Başvurucu ifade s ıras ında avukat yard ımından yararlanm ış ise de zihinsel ve ruhsal durumu dikkate al ınarak bu esnada yan ında, yak ını olan vasisi -k ız kardeşi- ve/veya bir uzman bulunmas ı gerektiği görülmektedir. Bu ko şullar yerine getirilmeden ba şvurucunun şikâyetinin ve iddia edilen suçun delillerinin tespit edilmeye çal ışılmas ı başvurucunun kat ılımının tam sağlanamamas ı nedeniyle soru şturman ın etkinliğine zarar verici niteliktedir. 45. Öte yandan olaydan sorumlu oldu ğu öne sürülen M.Ç.nin savunmas ı kolluk taraf ından üstünkörü al ınm ış, şüphelinin sadece kendisine isnat edilen suçu kabul etmedi ği ve başvurucunun kendisine iftira att ığı yönündeki beyan ı tespit edilmi ştir. Başvurucunun şikâyetinde yer alan olaya ili şkin detaylar şüpheliye sorularak şüpheli savunmas ı Başvuru Numaras ı: 2016/58121 Karar Tarihi : 9/6/2020 9denetlenmemi ş, maddi gerçe ğe ulaşılmas ı amac ıyla olaydan sonra ya şanan geli şmelerin -başvurucunun evden ayr ılmas ı gibi- nedenleri hakk ında bilgi edinilmemi ştir. Dolay ısıyla şikâyette ve tan ık beyanlar ında geçen, ba şvurucunun e şi ile şüpheli aras ında bu hususta bir tart ışma yaşanmas ı ve benzeri baz ı olaylar ın gerçekli ğini anlama hususunda yeterli çaba gösterilmemi ştir. 46. Bununla birlikte ba şvurucu şikâyet dilekçesinde cinsel sald ırı olay ını kayn ı ve görümcesinin de bildi ğini ifade etmesine ra ğmen Savc ılık taraf ından bu ki şiler tan ık olarak dinlenilmemi ştir. Yine ba şvurucunun erkek karde şi ve eşinin de ifadelerinin al ınmad ığı anlaşılmaktad ır. Aile içinde ya şand ığı iddia edilen cinsel bir suçun tan ık beyanlar ıyla tespit edilmesindeki zorluk kar şısında olaya ili şkin bilgisi oldu ğu bildirilen veya öngörüle n şahıslar ın beyanlar ının al ınmas ı, olay ın ayd ınlat ılmas ı bak ımından büyük önem ta şımaktad ır. 47. Kald ı ki başvurucunun e şi ile kay ınpederi aras ında bu olay nedeniyle kavg a yaşand ığı, başvurucunun evi e şi ile birlikte terk etti ği, ayr ıca başvurucunun e şi ile başvurucunun annesi aras ında bu hususun konu şulduğu iddialar ının ancak ba şvurucunun eşinin beyan ıyla denetlenebilece ği muhakkakt ır. Her ne kadar ba şvurucunun e şinin ifadesinin alınamad ığı yönünde tutanak bulunmakta ise de tutanaktaki tespitin şüpheli M.Ç.nin beyan ıyla oluşturulduğu ve bu ki şinin kendisini ifade edebilece ği yönünde aksine tan ık beyanlar ı bulunduğu dikkate al ındığında tutanak içeri ğinin güvenilir kabul edilmesi mümkün görünmemektedir. 48. Bir di ğer husus, Savc ılık karar ına esas al ınan tan ık E.Ç.nin beyan ıdır. Tan ık E.Ç., olaydan sonraki süre boyunca annesiyle ileti şimi olmaks ızın, şüpheli dedesiyle birlikte yaşayan sekiz ya şında bir çocuktur. Ya şı ve şartlar ı gereği E.Ç.nin yönlendirilmi ş olma ihtimali ve olaylar ı yorumlamas ındaki olas ı farkl ılıklar soruşturma makamlar ınca tart ışılmaya değer bulunmaks ızın beyan ı, şüpheli hakk ında dava aç ılmamas ı karar ına dayanak oluşturmuştur. Ayr ıca yaşı nedeniyle beyan ının gerçeği yans ıttığı hususunda tereddüt bulunan E.Ç.nin ifadesinin ba şvurucuyu do ğrulayan di ğer tan ık beyanlar ına üstün tutulmas ının sebebi ise Savc ılık karar ından anla şılamamaktad ır. 49. Cinsel sald ırı suçlar ına ilişkin yürütülen soru şturmalarda tan ık delilinden ziyade objektif de ğerlendirme içeren sa ğlık raporlar ı olay ın ayd ınlat ılmas ında büyük öneme sahiptir. Alınacak raporlar ın tüm iddialar ı değerlendirebilecek mahiyette özenle ve detayl ı haz ırlanmas ı, sadece ma ğdurlar ın menfaatlerini korumaya elveri şli bir kan ıt değil ayn ı zamanda cinsel suçla itham edilen şüphelilerin suçsuzlu ğunu ortaya ç ıkarmaya elveri şli en önemli ispat arac ıdır. 50. Somut olayda ba şvurucu hakk ında al ınan ilk raporda (bkz. 20) ba şvurucunun cinsel bölgesinde, sald ırıya uğrad ığına dair bulgu olmad ığı tespitiyle yetinilmi ştir. Kendisini savunamayan ba şvurucunun -iddias ı doğrultusunda- direnememesi hâlinde vücudunda bulgu oluşup oluşmayacağı değerlendirilmemi ş veya en az ından cinsel ili şkinin gerçekle şip gerçekleşmediğine yönelik kar şılaştırılmak üzere vücudundan örnek al ınmam ıştır. Ayr ıca başvurucunun genel cerrahi uzman ı taraf ından muayene edilmesi gerekti ği belirtilmi ş ise de anılan muayenenin gerçekle ştiği soruşturma veya ba şvuru dosyas ına yans ımam ıştır. 51. Öte yandan cinsel sald ırı olay ıyla ilgili ba şvurucunun ruhsal durumunun değerlendirilmesi amac ıyla sevk edilen Üniversite Hastanesinde psikolojik muayenesi yap ılm ış ise de al ınan raporun sadece ba şvurucunun ak ıl zay ıflığına ilişkin rahats ızlığı ve sonuçlar ıyla s ınırlı tutulduğu, buna kar şın olaya ili şkin başvurucunun psikolojisinin değerlendirme d ışı bırak ıldığı anlaşılm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2016/58121 Karar Tarihi : 9/6/2020 1052. Fiziksel veya zihinsel engelli bireylerin kendilerini savunamayacak durumda olmalar ından yola ç ıkılarak yasal düzenlemelerle daha yüksek hukuki korumaya sahip olmalar ı, bu kişilere işlenen suçlar yönünden cayd ırıcı bir etkiye sahip olsa da tek başına yeterli de ğildir. Teorik olan hukuki koruman ın yarg ısal pratikle etkinle ştirilmesi, bu ki şiler aleyhine i şlendiği ileri sürülen suçlara ili şkin soruşturmalar ın en üst düzeyde dikkat ve hassasiyetle yürütülmesiyle mümkündür. Bu ba ğlamda engelli olan ki şilerin iddia ve delillerinin en az olmayanlar ın şikâyetleri kadar en ince detay ına kadar ara ştırılmas ı, bu kişilerin mevcut olan yüksek hukuki korumadan gerçek anlamda istifade etmelerini sağlayacakt ır. 53. Bu yönde somut olay incelendi ğinde kovu şturmaya yer olmad ığı karar ında, ak ıl zay ıflığı bulunan ba şvurucunun bu durumu nedeniyle kendini ifade edememesi, olay ın oluş biçiminin anlat ılamamas ı şeklinde aleyhine yorumland ığı anlaşılm ıştır. Ayr ıca başvurucu hakk ında al ınan sağlık raporundaki eksiklikler tamamlanmam ış, aradan geçen süre gözetilmemi ş, rapordaki sald ırı olmad ığına yönelik görü ş benimsenerek ba şvurucunun sald ırıya karşı koyamamas ı ihtimali göz ard ı edilmiştir. 54. Belirtilen bu tespitler ışığında yürütülecek adli sürecin mutlaka bir dava açılmas ı ya da aç ılan davan ın belli bir hükümle sonuçlanmas ı gerektiği anlam ına gelmemekle birlikte yap ılan soruşturmada Anayasa'n ın 17. maddesinin üçüncü f ıkras ında düzenlenen kötü muamele yasa ğı kapsam ında gerekli özenin gösterilmedi ği değerlendirilmi ştir. 55. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa n ın 17. maddesinin üçüncü f ıkras ında güvence altına al ınan kötü muamele yasa ğının usul boyutunun ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 56. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 57. Başvurucu ihlalin tespit edilmesini istemi ş ve soruşturman ın yeniden aç ılmas ı talebinde bulunmu ştur. 58. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). Başvuru Numaras ı: 2016/58121 Karar Tarihi : 9/6/2020 1159. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 60. İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı f ıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü nün 79. maddesinin (1) numaral ı f ıkras ının (a) bendi uyar ınca, ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örne ğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek, devam eden ihlali n sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir. ( Aligül Alkaya ve di ğerleri (2), 57-59, 66, 67; Mehmet Do ğan, 58, 59). 61. İncelenen ba şvuruda soru şturman ın gereken özenle yürütülmemesi sebebiyle kötü muamele yasa ğının usul boyutunun ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. Dolay ısıyla ihlalin Savc ılık karar ından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. 62. Bu durumda kötü muamele yasa ğının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden soru şturma yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden soruşturma ise ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş yeniden soru şturma karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir soruşturma yap ılmas ından ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden soru şturma yap ılmak üzere Denizli Cumhuriyet Ba şsavc ılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekir. 63. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.239,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Kamuya aç ık belgelerde ba şvurucunun kimli ğinin gizli tutulmas ı talebinin KABULÜNE, B. Kötü muamele yasa ğının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, Başvuru Numaras ı: 2016/58121 Karar Tarihi : 9/6/2020 12C. Anayasa n ın 17. maddesinin üçüncü f ıkras ında güvence alt ına al ınan kötü muamele yasa ğının usul boyutunun İHLAL ED İLDİĞİNE, D. Karar ın bir örne ğinin kötü muamele yasa ğının usul boyutunun ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden soru şturma yap ılmak üzere Denizli Cumhuriyet Ba şsavc ılığına GÖNDER İLMESİNE, E. 239,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.239,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, F. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 9/6/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Üye Üye Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ