8. Hukuk Dairesi 2012/13721 E. , 2013/5736 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 02.03.2012 gün ve 512/150 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise bir kısım davalılar vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için …
**8. Hukuk Dairesi 2012/13721 E. , 2013/5736 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 02.03.2012 gün ve 512/150 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise bir kısım davalılar vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.04.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı ... vekili Avukat ..., davalılardan ..., ... bizzat ve karşı taraftan davalılardan ... geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... temsilcisi, 111 ada 251 ve 254 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki köye ait çay alım yerinin 50 yıl boyunca köyün zilyetliğinde bulunduğunu, kadastro sırasında bu durum dikkate alınmadan davalılara ait taşınmazlar içinde tesbit gördüğünü açıklayarak söz konusu yerlere ilişkin olan tapu kayıtlarının iptali ile bütün halinde ... adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., sebep açıklamaksızın, davalılar ... ise, çay alım yerinin miras bırakanları tarafından köyün kullanımına bırakıldığını, ancak bunun sadece kullanıma müsaade etme şeklinde gerçekleştiğini, söz konusu binanın üzerinde bulunduğu taşınmazın mülkiyetinin kendilerine ait olduğunu ileri sürerek haksız davanın reddini savunmuşlardır. Davalı ... vekili, dava konusu yerde çay alım yeri olarak müvekkilinin murislerinin ihtiyaç sebebiyle köylünün çaylarını satabilmeleri için izin verdiklerini, bağışlama, satış veya mülkiyet devri olmadığını, aksinin yazılı delille ispatı gerektiğini, çay alım yeri olarak kullanımın yılın toplam 60 günü olduğunu ve kalan zamanda yine müvekkili ve diğer mirasçıların buraya otunu, odununu, kömürünü, inşaat malzemelerini koyup depo olarak istifade ettiklerini, başka çay alım yerlerinin yapılması sebebiyle son durumda köyden ancak 10 civarı müstahsilin çay alımı için kullanımının kaldığını, davanın haksız ve dayanaksız olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece,davacı temsilcisinin isteminin kabulü ile teknik bilirkişiler ... düzenledikleri krokide 111 ada 251 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan yeşil renkle taralı ve "B" harfi ile gösterilen 246,84 m2 alan ile 111 ada 254 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan kırmızı renkle taralı ve "A" harfi ile gösterilen 212,79 m2 alana ait tapu kayıtlarının iptaline, iptal edilen kısımların bir bütün olarak davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine hüküm davalı ... vekili ile davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. 2005 yılında yapılan kadastro çalışmalarında 111 ada 251 parsel, 2175,48 m2 miktarında, yığma kargir bina ve bahçesi vasfı ile... ceddinden intikalen 20 yılı aşkın zilyetliğinde iken 1995 yılında ölümü ile eşi ... ve çocukları ...ı bıraktığı, taşınmaz üzerine 1970 yılında ...tarafından yığma bina yaptırıldığı, mirasçılarına ait olduğu, yine parsel üzerine ... tarafından tek katlı betonarme çay alım yeri yaptırıldığı ve o tarihten beri kullanıldığı açıklanarak... kızı ... ile ...evlatları ..., ... ve ... adlarına iştirakli olarak tesbit edilmiş, tutanak 13.10.2005 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir.Tutanak ve tapu kaydının beyanlar hanesinde “bu parsel üzerindeki tek katlı çay alım evi ... Köyü Tüzel Kişiliğine aittir” şerhi bulunmaktadır. 111 ada 254 parsel ise 1339,11 m2 miktarında ve bahçe vasfı ile ... ceddinden intikalen ve 20 yılı aşkın zilyetliğinde iken 1983 yılında ölümü ile eşi ve çocuklarına kaldığı, bunlardan eşi ... de 1984 yılında öldüğü açıklanarak verasette iştirakli olarak Fevzi çocukları ..., ... ve ... adlarına tesbit edilmiş, sınırın yanlış tespit edildiği iddiası ile dava açılmış ise de keşif masraflarının yatırılmaması sebebiyle davanın reddine ve tesbit gibi tescile ilişkin 01.11.2007 tarihinde kesinleşen Ardeşen Kadastro Mahkemesi'nin 28.08.2007 tarih ... Esas 2007/97 Karar sayılı ilamı ile tapuya tescil edilmiştir. Mahkemece, miras bırakan ... tarafından 111 ada 254 ve 251 parsel sayılı taşınmazların teknik bilirkişilerin krokilerinde belirlenen yeşil ve kırmızı renkle taralı olan, A ve B harfleriyle gösterilen kısımların ...'ne çay alım yeri olarak kullanılmak üzere bağışlandığı, söz konusu kısımlar üzerinde çay alım yeri yapıldığı ve uzun süreden beri ... Köyü'nün zilyetliği altında bulunduğu, söz konusu olguların dosya kapsamında yer alan yerel bilirkişilerin ortak ve uyumlu beyanları, tanıklar ... anlatımlarından anlaşıldığı, böylece miras bırakanların vefat ettiği tarihten önce çekişme konusu taşınmazların Köy Tüzel Kişiliği tarafından kullanılmaya başlandığı olguları da dikkate alındığında, yirmi yıldan fazla süreyle Köy Tüzel Kişiliği'nin zilyetliğinde bulunduğu, bağış yoluyla Yeniyol Köyüne devredildiği, davacı lehine iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesi ile kabule karar verilmiştir. Dava konusu taşınmazların davalıların miras bırakanları ... ait olduğu, ölümleri ile mirasçılarına kaldığı, ... tarafından sağlıklarında, köy halkının ihtiyacı nedeni ile çay alım yeri olarak kullanılmak üzere 111 ada 251 ve 254 parsellerden 100’er m2 olmak üzere 200 m2 yerin çay alım yeri olarak kullanılmak üzere davacı Köy ... Kişiliği'ne verildiği ve o tarihten sonra yılın belirli zamanlarında çay alım yeri olarak bu bölümlerin kullanıldığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, çay alım yeri olarak kullanılan bu yerlerin davalıların murisleri tarafından bağışlanıp bağışlanmadığı, mülkiyetinin davacı Köy'e devredilip devredilmediği ve davacı Köy lehine kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmaktadır. Mahkemece davalıların murislerinin dava konusu taşınmaz bölümlerini Köy'e bağışladıkları kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak dosya kapsamı ve toplanan delillere göre dava konusu taşınmaz bölümlerinin davacı Köy Tüzel Kişiliği'ne bağışlandığına yönelik bir delil bulunmadığı gibi, taşınmaz maliklerinin rızaları üzerine bu bölümlerin çay alım yeri olarak yılın belirli zamanlarında uzun süredir kullanılmış olması, maliklerin de uzun süreli bu şekildeki kullanıma rıza gösterip izin vermiş olmalarının murislerde bağışlama iradesi ve kastının bulunduğu şeklinde yorumlanamaz. 111 ada 251 parsel üzerindeki tek katlı çay alım evinin davacı Köy Tüzel Kişiliği'ne ait olduğuna ilişkin beyanlar hanesindeki şerh de bu iradenin bağış değil geçici kullanıma yönelik olduğunu göstermektedir. Davalılar veya murislerinin bu bölümlerin mülkiyetini devrettikleri de davacı tarafça toplanan delillerle ispatlanamadığına göre davalı tarafın rızası ile uzun süreli bu kullanımın malik sıfatı ile olduğu da söylenemez. Bu nedenle açılan davadan önce davacı Köy Tüzel Kişiliği'ne noterden çekilen 31.01.2008 tarihli ihtarname ve sonrasında açılan eldeki dava ile murislerin mirasçıları davalılar tarafından çay alım yeri olarak geçici kullanıma ilişkin rızanın geri alındığı anlaşıldığına göre davacı Köy Tüzel Kişiliği lehine kazanma koşullarının oluşmaması sebebiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı şekilde murislerin iradesi bağış şeklinde değerlendirilerek kabule karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Kabule göre de, davada vekille temsil edilmediği anlaşılan davacı Köy Tüzel Kişiliği lehine yazılı şekilde vekalet ücreti takdir edilmesi de doğru değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davalılar ... ve ...’ün temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Usul ve Kanuna aykırı görülen hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 990,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacı Köy Tüzel Kişiliği'nden alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalılara verilmesine, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 119,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ... ile bir kısım davalılar Sultan ve müştereklerine ayrı ayrı iadesine 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.