(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/11630 E. , 2011/12664 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 10.10.2001- 19.4.2002 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar …
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/11630 E. , 2011/12664 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 10.10.2001- 19.4.2002 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, davacının 10.10.2001-19.4.2002 tarihleri arasında Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ... -... Yatılı İlköğretim Bölge Okulunda geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın kabulü ile davacının ... -... Yatılı İlköğretim Bölge Okulu Koruma ve Güzelleştirme Derneği işyerinde 12.10.2001-19.4.2002 tarihleri arasında asgari ücretle geçen sigortalı çalışmalarının tespitine karar vermiştir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesidir.Öte yandan,hizmet tespiti davaları sonuçta, tespiti istenilen süreye ilişkin sigorta primlerinin tahsili istemini de içerdiğine göre, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 80. maddesinin açık hükmü de dikkate alındığında, bu yolda yapılacak işlemin sonradan işverenin hak alanını da ilgilendireceği açıktır. Hal böyle olunca da bu tür davalarda gerçek işverenin de taraf bulunması doğal ve hatta zorunludur. Davanın hasımda değil temscilcide yanılma sonucu açılması halinde davanın husumetten reddilmeyip gerçek temsilciye davanın yöneltilmesi gerektiği Yargıtay'ın giderek Dairemizin yerleşmiş görüşlerindendir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ... -... Yatılı İlköğretim Bölge Okulunda çalışmaya başladığına dair sigortalı işe giriş bildirgesi düzenlenmediği gibi Kuruma bildirilen sigortalı çalışmasının da bulunmadığı, tanık anlatımlarına göre davacının ... Valiliğine 27.9.2001 tarihinde başvurarak iş istemesi üzerine Niksar Kaymakamlığının isteği üzerine okulda çalışmaya başladığı, yaklaşık 1 yıl hizmetli ve temizlik görevlisi olarak çalışmasına karşın okul tarafından kendisine ücret ödenmediği gibi sigortalı çalışmalarının da Kuruma bildirilmediği, davacıya Niksar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından 21.12.2000-15.12.2002 tarihleri arasında para, yiyecek ve kömür yardımı yapıldığı ancak Vakfın bu yardımların okulda çalışması karşılığında değil muhtaç olduğu için yapıldığını mahkemeye bildirdiği, okul müdürü ... imzalı 12.10.2001 tarihli "Yardımcı Personelin Görev Dağılımı" başlıklı belgede davacının adının da yer aldığı, mahkemece davacının işvereninin ... -... Yatılı İlköğretim Bölge Okulu Koruma ve Güzelleştirme Derneği olduğuna karar verilmiş ise de bu derneğin halen hukuki varlığını koruyup korumadığı araştırılmadığı gibi davada taraf da olmadığı, davacının bu Dernek ile ilgisini gösterecek herhangi bir iddia ve tanık anlatımının da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, dava ... Valiliğine karşı açılmıştır. Bu durumda husumette değil, temsilcide yanılma halinin söz konusu olduğunun kabulü gerekir. Davacının çalıştığını iddia ettiği ... -... Yatılı İlköğretim Bölge Okulu, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olup husumetin Milli Eğitim Bakanlığı'na yöneltilmesi gerektiğinden dava ekonomisi, davacının dava dilekçesinden açıkça anlaşılan iradesi dikkate alınarak bu hatanın mahkemece doğrudan (resen) dikkate alınıp, husumetin gerçek hasma yöneltilerek davanın sonuçlandırılması gerekir. Yargıtay H.G.K.'nun 18.04.2007 gün, 2007/9-218 Esas, 2007/227 Karar sayılı kararıda bu yöndedir. Yapılacak iş: davacıya dava dilekçesindeki davalı adını düzeltmesi için önel verilerek Milli Eğitim Bakanlığına husumetin yöneltilmesini sağlamak ve çıkacak sonuca göre karar vermektir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Kurumun diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 08.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.