T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/932 - 2026/452 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/932 KARAR NO : 2026/452 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29.01.2024 NUMARASI : 2021/786 Esas 2024/42 Karar DAVACI : Nilgün ÖNAL - 45937686996 VEKİLİ : Av. Hasan DURMAZ - UETS DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/932 - 2026/452 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/932 KARAR NO : 2026/452 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29.01.2024 NUMARASI : 2021/786 Esas 2024/42 Karar DAVACI : Nilgün ÖNAL - *********** VEKİLİ : Av. Hasan DURMAZ - UETS DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 13.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 07.04.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 04.11.2019 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının ağır şekilde yaralandığını, düzenlenen kaza tespit tutanağına göre, sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından bir kısım ödeme yapılmış ise de, bahse konu ödemenin mağduriyeti karşılamadığını belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 250,00 TL geçici iş göremezlik, 250,00 TL geçici bakıcı gideri ve 500,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 355.361,36 TL, geçici bakıcı gideri talebini 2.558,40 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili, davacının davalı sigorta şirketine başvurusu üzerine %4 maluliyet oranı ve sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuruna göre 05.01.2021 tarihinde 27.488,00 TL ödeme yaptıklarını ve ibraname düzenlendiğini, davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinden sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; kazaya ilişkin olarak Bursa 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/401 E. sayılı dosyasında alınan 14.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda, sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun, davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 09.05.2022 tarihli raporda, davacının vücut engel oranının %7 olduğu, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği, 1 ay süreyle bakıcı ihtiyacının bulunduğunun tespit edildiği, alınan aktüer bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edildiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile, 250,00 TL geçici iş göremezlik, 2.558,40 TL geçici bakıcı gideri, 355.111,36 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 357.919,76 TL'nin ödeme tarihi olan 05.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 04.05.2022 tarihli raporda, davacının tüm vücut fonksiyon kayıp oranı olarak belirlenen %7'nin şahsın alacağı maksimum değer olduğunu, davacının, 16.09.2020 tarihinde Balıkesir Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığında yapılan muayenesinde ayak bileği dorsal fleksiyonun hareketinin 15 derece ölçüldüğünü, çok genç ve sağlıklı olan bir hastada ölçüm değerlerinde normal fiziksel aktivasyonuna da devam ettiği düşünüldüğünde artmanın beklenemeyeceğini, muayene bulgusunun hatalı ölçüldüğünü, iki muayene bulgusu arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinden alınacak rapor ile giderilmesi gerektiğini, hesaplamanın Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinden sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminatı isteminde bulunmuş, mahkemece kazaya ilişkin olarak Bursa 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/401E. sayılı dosyasında alınan 14.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda, sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun, davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 09.05.2022 tarihli raporda, davacının vücut engel oranının %7 olduğu, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği, 1 ay süreyle bakıcı ihtiyacı bulunduğunun tespit edildiği, alınan aktüer bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edildiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile, 250,00 TL geçici iş göremezlik, 2.558,40 TL geçici bakıcı gideri, 355.111,36 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 357.919,76 TL'nin ödeme tarihi olan 05.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranı ile kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihe göre 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiği Yargıtay tarafından kabul edilmektedir. Mahkemece davacının maluliyetinin tespiti için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 09.05.2022 tarihli raporda, davacıda sağ medial malelol kırığı meydana geldiği, bu nedenle opere edildiği, sağ medial maleolda iki adet vida ve iyileşmiş kırık hattı görüldüğü, sağ ayak bileği hareket kısıtlılığı nedeniyle vücut engel oranının %7 olduğu, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği, 1 ay süreyle bakıcı ihtiyacının bulunduğunun tespit edildiği, raporun Yargıtay uygulamasına göre geçerli kabul edilen Yönetmeliğe göre ve davacının tedavi evrakları incelenerek ve davacı muayene edilerek düzenlendiği ve hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusu yerinde bulunmamıştır. 2-Olay tarihinde yürürlükte olan 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Danıştay ve Yargıtay tarafından kabul edilen uygulamaya göre “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulü kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle davacıların zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK'nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir Ancak TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hâkim tarafından belirlenmesi zaruridir. Gerçek zarar miktarının, desteğin ve hak sahiplerinin olay tarihindeki bakiye ömürleri, destek alacakları süre, destek payları esas alınarak hesaplanması gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Yargıtay 4 Hukuk Dairesi (Kapanan 17 Hukuk Dairesi) tarafından tazminat hesaplanmasında esas alınacak yaşam tablosu ile ilgili görüş değişikliğine gidilmiş, (Yargıtay 17.HD'nin 22.12.2020 tarih, 2019/5206E.-2020/8874K. sayılı ilâmı, 14.01.2021 tarih 2020/2598E.-2021/34K. sayılı ilâmı) "destek ve hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda 1931 tarihli “PMF yaşam tablosuna göre belirlenmekte iken Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesinin çalışmaları ile “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına” karar verilmiştir. Bu itibarla, tazminat hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre bakiye yaşam süresinin belirlenmesi, bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilerek progresif rant yönteminin esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusunun da reddi gerekmiştir. 3-Davalı vekili bakıcı gideri ve geçici işgöremezlik tazminatından tedavi gideri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuş ise de, geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı, bakıcı gideri ise iyileşme döneminde başka birinin yardımına ihtiyaç duyması olup 2918 sayılı KTK.nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK.nın 54. Maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK.nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK.nın 98. Maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından ve bakıcı giderinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, dosya içeriğine kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 24.449,50 TL istinaf harcından peşin alınan 6.112,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.337,12 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın usûlüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 13.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n