Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/11051 E. , 2024/8057 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/11051 Karar No : 2024/8057 DAVACI : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … DAVALI : … Bakanlığı - ANKARA VEKİLİ : Av. … DAVALI YANINDA MÜDAHİL : … Başkanlığı-… VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU : İzmir İli, Torbalı İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 15/11/2019 tarihinde onayl
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/11051 E. , 2024/8057 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/11051 Karar No : 2024/8057 DAVACI : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … DAVALI : … Bakanlığı - ANKARA VEKİLİ : Av. … DAVALI YANINDA MÜDAHİL : … Başkanlığı-… VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU : İzmir İli, Torbalı İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 15/11/2019 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile söz konusu plana yapılan itirazın reddine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı doğrultusunda çalışmaları sürdürülen 1/5000 ölçekli nazım imar planı kapsamında "doğal ve ağaçlık karakteri korunacak alan" olarak tanımlanan bölgenin bütüncül olarak etüt edilmediği, ... İdare Mahkemesince iptaline karar verilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planının, mevcut yerleşim alanının sosyal, ekonomik, fiziksel yapısı ve doğal kaynaklarda oluşturduğu tahribata rağmen üst ölçekli plan kararlarının koruma, gelişme ve planlama ilkelerine aykırı olarak, yalnızca mülkiyet sahipliği esas alınarak, münferit talepler doğrultusunda, parçacı ve noktasal yaklaşımlarla planlandığı, ... İdare Mahkemesinin kararında belirtilen planlar arası hiyerarşiyi sağlayabilmek amacıyla mevzuatta tanımlanan bütün ölçeklere aynen aktarılmak suretiyle 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planlarında mevzi imar planı niteliğinde değişiklik yapıldığı, bu yönleriyle Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği ile şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına aykırı olan plan değişikliğinin iptali gerektiği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davalı tarafından, dava konusu taşınmazların mülkiyetinin TOKİ Başkanlığına ait olduğu, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümleri uyarınca davacı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının bu alanda plan onama yetkisinin bulunmadığı, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin ve 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin mahkeme kararları dikkate alınarak hazırlandığı, Mahkeme kararındaki gerekçeler dikkate alınarak hazırlanan ve TOKİ Başkanlığınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığına iletilen İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği tekliflerine ilişkin yapılan incelemede; teklife konu taşınmazların bulunduğu alanda yapılaşmaların tamamlandığı, bu bölgede ihtiyaç sahibi ve alt gelir grubu vatandaşlara yönelik sosyal konut üretiminin hedeflendiği tespit edildiğinden dava konusu plan değişikliğinde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, İzmir İli, Torbalı İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 15/11/2019 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile söz konusu plana yapılan itirazın reddine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarenin usulu ilişkin itirazlarına itibar edilmemiştir. 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 10/07/2018 tarihli, 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14/06/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır. Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir. Anılan 19.maddenin 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı maddenin 3.fıkrasında, "Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı, 4.fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı, 5.fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralı bulunmaktadır. Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1.fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine, 2.fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden,10/10/2018 onay tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında uyuşmazlık konusu taşınmazın “ağaçlandırılacak alan” kullanımı içerdiği; 15/11/2019 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğiyle anılan taşınmazı kapsayan yaklaşık 4,5 hektarlık alanın kullanımının "kentsel gelişme alanı" olarak düzenlendiği,en son 14/12/2021 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişiklikleri ile ... yerleşiminde var olan “yerleşim alanı” ve “kentsel gelişme alanı” kullanımına ilişkin alan büyük ölçüde büyümüş, yerleşimin batısında kalan “ağaçlandırılacak alan” kullanımının bir kısmı “kentsel gelişme alanı” olarak kabul edildiği,davacı tarafından İzmir İli, Torbalı İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın "kentsel gelişme alanı" olarak belirlenmesine ilişkin 15/11/2019 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının iptali istemiyle bakılan iş bu davanın açıldığı,dava konusu İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğine ilişkin açıklama raporunda; planlama konusu alanın bir kamu yatırımı olması, alt gelir grubuna yönelik konut alanlarının üretilmesi, fiili durumda yapılaşmış olması ve alt kademe planların yönlendirilmesi hususları göz önünde bulundurulduğunda; öncelikle üst ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulduğu, dolayısıyla uyuşmazlık konusu alana yönelik “kentsel gelişme alanı” amaçlı Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği teklifinin hazırlandığı, mülkiyeti TOKİ'ye ait taşınmazların etkin ve verimli kullanılması amacıyla söz konusu alana kentsel gelişme alanı kullanım kararı getirildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Danıştay Altıncı Dairesince mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişilerce düzenlenerek dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda: "... Dava konusu bölgedeki ağaçlandırılacak alan kararı bir yeşil kuşak işlevi de görmekte olup, kentsel yerleşimin (kullanım) nerede olacağını belirlemekte; yapılı çevreye dönüştürülmemesi gereken alanları (koruma) da net biçimde tanımlamakta, ağaçlandırılacak alan ... yerleşimine ilişkin olarak koruma-kullanma dengesinin önemli bir bileşenini oluşturmaktadır. Bu alanın önemli bir kısmının kaldırılarak kentsel gelişme alanı kararıyla konut gelişimi için öngörülmesi bu dengenin bozulmasına yol açmakta yapılı çevrenin mekânsal olarak yayılması, doğal ve tarımsal alanların korunamaması ve sürdürülememesi sonuçlarını doğurmaktadır. Dolayısıyla uyuşmazlığa konu plan değişikliği önerisi çevre düzeni planının koruma kullanma dengesini sağlama ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşma amaçlarına aykırı nitelikte olup Çevre Düzeni Planının bütünlüğünü sürekliliğini ve ana kararlarını bozucu niteliktedir. Bu yönleriyle davaya konu plan değişikliği, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen tanımlara, çevre düzeni planının niteliğine ilişkin hükümlere ve koruma-kullanma dengesinin sağlanmasına yönelik yönetmelik tanımına aykırılık taşımaktadır. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğine göre Çevre Düzeni Planlarında “doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması” gerekirken, yapılan plan değişikliği ile doğal yapıya yönelik olarak mekânsal bütünlük ve arazi kullanım bütünlüğü zedelenmiştir. Davaya konu plan değişikliği işlemi, imar yapılaşma ve yerleşme sonucu ortaya çıkabilecek bir müdahale olup, çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik bir plan niteliği taşımamaktadır ve ekolojik amaçlı bir plan değişikliği değildir. Dava konusu alana ilişkin planlama süreci Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde tanımlanan plan kademelenmesi yaklaşımıyla bağdaşmamaktadır: Alt kademe planlar üst kademe plan kararlarına uygun olarak hazırlanmamış; üst kademe planlardaki kentsel gelişme alanının sınırlanması, yeşil kuşak ve tampon bölgelerle tarımsal alan kullanımına geçiş biçimindeki yapısal ve stratejik kararların alt ölçekli planları yönlendirmesi gerekirken süreç bu şekilde gerçekleşmemiştir. Davaya konu Çevre Düzeni Planı Değişikliği, planların kademeli birlikteliği ilkesini göz ardı eden, bunun sonucunda kaçınılmaz olarak üst ölçekli davaya konu planın ana plan stratejilerini zedeleyen bir işlemdir. Plan bütünlüğünü bozan dava konusu plan değişikliği işlemi, doğal çevrenin bütünlüğü ile doğal ve tarımsal alanın sürekliliğini ve bütünlüğünü zedelemektedir. Dava konusu bölgede “doğal bütünlüğün” bir konut sitesinin gelişimiyle bozulması öncelikle kendisinin de bir değer olarak algılanabilecek olan yeşil alanın parçalanarak kaybolmasına, sonrasında ise sınırlayıcı kullanımların olmadığı bir ortamda kentsel gelişimin tarımsal alanlar üzerine sıçramasına neden olacaktır. Alanın 2016 yılından günümüze kadarki gelişimi, alan üzerindeki yapılaşmaların yok edici etkisi ve kentsel yayılmanın durdurulamayışı bu saptamaları doğrulamaktadır. Bu nedenle uyuşmazlığa konu olan plan değişikliğinin şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına aykırılık taşımaktadır. Bilimsel yaklaşım ve değerlendirmelere dayalı bir nüfus öngörüsünü temel almayan, Çevre Düzeni Planının nüfus öngörüleri üzerindeki olası etkileri değerlendirmeyen davaya konu yeni gelişme alanı önerisi şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarıyla bağdaşmamaktadır. Dava konusu planlama konusunun bir kamu yatırımı olması tek başına plan değişikliğini gerekli kılmamaktadır. Üst ölçekli plan kararlarına aykırı biçimde onaylanan, bu nedenle iptaline yönelik davalar ve mahkeme kararları bulunan bir planlama sürecinde alanın yapılaşmaya açılması, yapılaşmasını büyük ölçüde tamamlaması üst ölçekli plana aykırılık konusunu ve mahkeme kararlarıyla ortaya konan olumsuzlukları gidermemektedir. Bu aykırılık ve olumsuzluklara rağmen, planlama esasları ve şehircilik ilkelerine aykırı gelişen bu durumu üst ölçek planlarda değişiklik yapılmasını gerektiren bir koşul olarak sunmak planlama ve şehircilik ilke ve esaslarıyla bağdaşmamaktadır." tespitlerine yer verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerle bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu çevre düzeni planında öngörülen kentsel gelişme alanının öngörülmesi, yeşil kuşak ve tampon bölgelerle tarımsal alan kullanımına geçiş biçimindeki yapısal ve stratejik kararlarına, çevre düzeni planının koruma kullanma dengesini sağlama ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşma amaçlarına aykırı, doğal çevrenin bütünlüğü ile doğal ve tarımsal alanın sürekliliğini ve bütünlüğünü tehdit edici , çevre düzeni planının bütünlüğünü, sürekliliğini ve ana kararlarını bozucu nitelikte olduğu gibi, plan değişikliğinin alt ölçekli planları yönlendirmesi gerekirken sürecin bu şekilde gerçekleşmediği, bilimsel yaklaşım ve değerlendirmelere dayalı bir nüfus öngörüsünü temel almadığı, plan değişikliği gerekçe raporunda yer verilen hususların bilimsel, nesnel ve teknik gerekçelerden yoksun olduğu, zira, plana ilave edilen yeni gelişme alanının, yerleşime ilişkin mevcut planlardaki nüfus öngörü ve kabullerini nasıl etkileyeceği değerlendirmesinin plan değişikliği açıklama raporunda yer almadığı, “kamu yatırımları” amacıyla değişiklik yapılabilmesi mümkün ise de, toplu konut alanı geliştirilmesi için mevcut planda gelişme alanı öngörülmüş olan bölge içinden yer seçilmesi yerine, bu alanların dışında onaylanan plan değişikliğinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 15/11/2019 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile söz konusu plana yapılan itirazın reddine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın … tarih ve .. sayılı işleminin İzmir İli, Torbalı İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : 19/07/2007 tarihinde onaylanan Manisa-Kütahya-İzmir Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 26/12/2012 tarihli, E:2010/786, K:2012/8225 sayılı kararıyla planın tümünün iptaline karar verilmiştir. Söz konusu karar üzerine İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ... tarih ve ... sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı oluru ile onaylanmıştır. … tarih ve … sayılı Bakanlık oluru ile onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı askı sürecindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında … tarih ve … sayılı Bakanlık oluru ile yeniden onaylanmıştır. Söz konusu plana yönelik askı süreci içerisindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında da İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı (J-17, J-18, K-17, K-18, K-20, L- 16, L-17, L-18, L-19, L-20 paftaları ve plan hükümleri) 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 7. maddesi uyarınca 16/11/2015 tarihinde onaylanmış, bu planda 27/01/2017 tarihinde L18 Plan Paftasında, 10/04/2018 tarihinde K18 Plan Paftası, L18 Plan Paftası ve bazı plan hükümlerinde değişiklik yapılmış, L18 Plan Paftasına ilişkin yapılan değişiklik 25/07/2018 tarihinde onaylanmış ve İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği (J17, J18, J19, K16, K17, K18, K19, K20, K21, L16, L17, L18, L19, L20, L21, M18 Plan Paftaları, Lejant Paftası, Plan Hükümleri, Plan Açıklama Raporu, Plan Değişikliği Gerekçe Raporu ve eki) 1. No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 102. maddesi uyarınca 10/10/2018 tarihinde yeniden onaylanmıştır. Bu tarihten sonra çevre düzeni planında muhtelif değişiklikler olmuştur. 27/01/2017 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinde ... yerleşiminin uzantısı olarak gösterilen ve “kentsel gelişme alanı” kullanımındaki uyuşmazlığa konu alan, 10/10/2018 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği ile “ağaçlandırılacak alan” kullanımına dönüştürülmüştür. Bakılan davada ise, 15/11/2019 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği ile daha önceki planda yer alan “ağaçlandırılacak alan” kullanımının içinde öngörülen “kentsel gelişme alanı” kullanımının iptali istenilmektedir. En son 14/12/2021 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişiklikleri ile ... yerleşiminde var olan “yerleşim alanı” ve “kentsel gelişme alanı” kullanımına ilişkin alan büyük ölçüde büyümüş, yerleşimin batısında kalan “ağaçlandırılacak alan” kullanımının bir kısmı daha “kentsel gelişme alanı” olarak kabul edilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 10/07/2018 tarihli 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14/06/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır. Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir. Anılan 19.maddenin 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı maddenin 3.fıkrasında, "Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı, 4.fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı, 5.fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralı bulunmaktadır. Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1.fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine, 2.fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu taşınmazlar açısından 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesi ile Mekansal Planlar Yönetmeliğinde belirtilen, tanımlara, çevre düzeni planının niteliğine, planlama alanının tespitine, bilgi ve verilerin toplanmasına ilişkin esaslara, çevre düzeni planı sınırları içinde kalan alanlarda uygulanacak temel esaslara, planların hazırlanması, hazırlattırılması ve incelenmesine ilişkin idari ve teknik usullere, alt ölçekli planlarla ilişkisine ve plan hiyerarşisine, plan değişikliğine ilişkin esaslara uygunluğunun, havza ve bölge bazında korunması gereken bölgeler, hassas bölgeler, ekosistemler ile ekolojik varlıkları gösteren; imar yapılaşma ve yerleşme sonucu ortaya çıkabilecek çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik bir plan niteliği taşıyıp taşımadığı ile ekolojik amaçlı olup olmadığının, önemli doğa alanları, ekolojik açıdan hassas olan ve uluslararası anlaşmalar ve yasal mevzuat gereğince koruma altına alınan alanlar ile gerekli koruma kullanma ilkelerinin göz önünde bulundurulup bulundurulmadığının, nüfus projeksiyonunun tespitinin ve bu tespit edilen nüfusa uygun planlama öngörülerinin yapılıp yapılmadığının, uyuşmazlığa konu taşınmazlara verilen fonksiyonların yer seçimi ile birlikte arazinin yapılaşmaya uygunluğunun, uyuşmazlığa konu alanda belirlenen fonksiyonlar açısından alanın kendi içerisinde ve çevresi ile birlikte ulaşım kademelenmesi yönünden de incelenerek belirlenen fonksiyonun ve yol kullanımlarının planlama esaslarına ve şehircilik ilkelerine uygunluğunun, dava konusu plandan sonra 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında davacının itirazları ve iddiaları doğrultusunda değişiklik yapılıp yapılmadığının, yapıldı ise yapılan değişikliklerin belirlenmesi suretiyle ilgili mevzuatta belirlenen esaslara, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olup olmadığı hususlarının iddia ve savunma ile dosyadaki bilgi ve belgeler de dikkate alınarak incelenmesi amacıyla Naip üye … tarafından resen seçilen bilirkişiler Prof. Dr. …, Prof. Dr. … ve Dr. Öğretim Üyesi …'in katılımıyla yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 23/01/2023 havale tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile, bilirkişi raporuna davalı idare tarafından yapılan itirazlar ve davacı beyanları birlikte değerlendirilerek uyuşmazlık konusu çevre düzeni planı değişikliği incelenmiştir. 10/10/2018 onay tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında dava konusu taşınmazın “ağaçlandırılacak alan” kullanımı içerdiği; dava konusu işlem ile kabul edilen 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği ile uyuşmazlık konusu taşınmazı kapsayan yaklaşık 4,5 hektarlık alanın kullanımının "kentsel gelişme alanı" olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda: " Dava konusu bölgedeki ağaçlandırılacak alan kararı bir yeşil kuşak işlevi de görmekte olup, kentsel yerleşimin (kullanım) nerede olacağını belirlemekte; yapılı çevreye dönüştürülmemesi gereken alanları (koruma) da net biçimde tanımlamakta, ağaçlandırılacak alan ... yerleşimine ilişkin olarak koruma-kullanma dengesinin önemli bir bileşenini oluşturmaktadır. Bu alanın önemli bir kısmının kaldırılarak kentsel gelişme alanı kararıyla konut gelişimi için öngörülmesi bu dengenin bozulmasına yol açmakta yapılı çevrenin mekânsal olarak yayılması, doğal ve tarımsal alanların korunamaması ve sürdürülememesi sonuçlarını doğurmaktadır. Dolayısıyla uyuşmazlığa konu plan değişikliği önerisi çevre düzeni planının koruma kullanma dengesini sağlama ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşma amaçlarına aykırı nitelikte olup Çevre Düzeni Planının bütünlüğünü sürekliliğini ve ana kararlarını bozucu niteliktedir. Bu yönleriyle davaya konu plan değişikliği, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen tanımlara, çevre düzeni planının niteliğine ilişkin hükümlere ve koruma-kullanma dengesinin sağlanmasına yönelik yönetmelik tanımına aykırılık taşımaktadır. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğine göre Çevre Düzeni Planlarında “doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması” gerekirken, yapılan plan değişikliği ile doğal yapıya yönelik olarak mekânsal bütünlük ve arazi kullanım bütünlüğü zedelenmiştir. Davaya konu plan değişikliği işlemi, imar yapılaşma ve yerleşme sonucu ortaya çıkabilecek bir müdahale olup, çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik bir plan niteliği taşımamaktadır ve ekolojik amaçlı bir plan değişikliği değildir. Dava konusu alana ilişkin planlama süreci Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde tanımlanan plan kademelenmesi yaklaşımıyla bağdaşmamaktadır: Alt kademe planlar üst kademe plan kararlarına uygun olarak hazırlanmamış; üst kademe planlardaki kentsel gelişme alanının sınırlanması, yeşil kuşak ve tampon bölgelerle tarımsal alan kullanımına geçiş biçimindeki yapısal ve stratejik kararların alt ölçekli planları yönlendirmesi gerekirken süreç bu şekilde gerçekleşmemiştir. Davaya konu Çevre Düzeni Planı Değişikliği, planların kademeli birlikteliği ilkesini göz ardı eden, bunun sonucunda kaçınılmaz olarak üst ölçekli davaya konu planın ana plan stratejilerini zedeleyen bir işlemdir. Plan bütünlüğünü bozan dava konusu plan değişikliği işlemi, doğal çevrenin bütünlüğü ile doğal ve tarımsal alanın sürekliliğini ve bütünlüğünü zedelemektedir. Dava konusu bölgede “doğal bütünlüğün” bir konut sitesinin gelişimiyle bozulması öncelikle kendisinin de bir değer olarak algılanabilecek olan yeşil alanın parçalanarak kaybolmasına, sonrasında ise sınırlayıcı kullanımların olmadığı bir ortamda kentsel gelişimin tarımsal alanlar üzerine sıçramasına neden olacaktır. Alanın 2016 yılından günümüze kadarki gelişimi, alan üzerindeki yapılaşmaların yok edici etkisi ve kentsel yayılmanın durdurulamayışı bu saptamaları doğrulamaktadır. Bu nedenle uyuşmazlığa konu olan plan değişikliğinin şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına aykırılık taşımaktadır. Bilimsel yaklaşım ve değerlendirmelere dayalı bir nüfus öngörüsünü temel almayan, Çevre Düzeni Planının nüfus öngörüleri üzerindeki olası etkileri değerlendirmeyen davaya konu yeni gelişme alanı önerisi şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarıyla bağdaşmamaktadır. Dava konusu planlama konusunun bir kamu yatırımı olması tek başına plan değişikliğini gerekli kılmamaktadır. Üst ölçekli plan kararlarına aykırı biçimde onaylanan, bu nedenle iptaline yönelik davalar ve mahkeme kararları bulunan bir planlama sürecinde alanın yapılaşmaya açılması, yapılaşmasını büyük ölçüde tamamlaması üst ölçekli plana aykırılık konusunu ve mahkeme kararlarıyla ortaya konan olumsuzlukları gidermemektedir. Bu aykırılık ve olumsuzluklara rağmen, planlama esasları ve şehircilik ilkelerine aykırı gelişen bu durumu üst ölçek planlarda değişiklik yapılmasını gerektiren bir koşul olarak sunmak planlama ve şehircilik ilke ve esaslarıyla bağdaşmamaktadır." tespitlerine yer verilmiştir. Davalı idare ve davalı idare yanında müdahil tarafından, bilirkişi raporuna itiraz edilerek dava konusu işlem ile kabul edilen çevre düzeni planı değişikliğinin imar mevzuatı ve planlama ilkelerine uygun olduğu ileri sürülmüştür. Dairemizce yapılan değerlendirme; Dava konusu değişikliğin, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının hedef, ilke, strateji ve kararlarına uygun olup olmadığının değerlendirilebilmesi için anılan plan düzenlemelerinin, Plan Notları ve Plan Açıklama Raporu çerçevesinde irdelenmesi gerekmektedir. İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ilişkin Plan Notlarında; "4.6. Kentsel Yerleşme Alanları: Bu planla belirlenmiş kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanları ile bu alanlarla bütünleşen diğer kentsel kullanım alanlarıdır. 4.8. Kentsel Gelişme Alanları: Bu planın hedef yıla ilişkin nüfus kabulleri ile ilke ve stratejilerine göre bu planla kentsel yerleşime uygun bulunan kentsel kullanımların geliştirileceği alanlardır. ... 4.51. Ağaçlandırılacak Alanlar: Bulundukları yörenin doğal bitki örtüsüne uygun olarak ağaçlandırılması önerilen alanlar ile yerleşmeler ile sanayi tesisleri çerçevesinde oluşturulan yeşil kuşak alanlarıdır." tanımlarına yer verilmiş, "5.2.1. Kentsel ve kırsal mekânsal gelişme gereksinimlerinin koruma kullanma dengesi gözetilerek karşılanması. 5.2.2. Tüm gelişme alanlarının doğal eşikler dikkate alınarak, verimli tarım alanlarına, doğal kaynak değerlerine ve yenilenebilir enerji kaynak alanlarına zarar vermeyecek biçimde geliştirilmesi. ... 5.3.1. Kentsel ve kırsal gelişme yönlerinin ve alanlarının, hedef yıla ilişkin nüfus kabulleri ve gelişme potansiyelleri doğrultusunda belirlenmesi ve etaplar halinde yapılaşmaya açılması." ilkeleri benimsenmiş, "7.1. Bu çevre düzeni planı, plan açıklama raporu ve plan hükümleriyle bir bütündür. Alt ölçekli planlar yapılırken bu belgelerin bütünü göz önünde bulundurulacaktır. 7.2. Bu plandan ölçü alınarak uygulamaya geçilemez. Bu plan ile belirlenen kentsel yerleşme alanları, bu alanların tamamının yerleşime açılacağını göstermez. Bu alanların sınırları, alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda, bu planda ve plan hükümleri ekinde yer alan tabloda belirlenen hedef nüfus dikkate alınarak kesinleştirilir. ... 8.12. Ağaçlandırılacak Alanlar 8.12.1. Bu alanlarda günübirlik kullanım alanları yer alabilir. Bu kullanımlara ilişkin yapılaşma koşulları alt ölçekli planlarda belirlenecektir. 8.12.2. Bu planda, ağaçlandırılacak alan olarak belirlenmiş alanların ilgili idarelerce alt ölçekli planlarda ağaçlandırılacak alan olarak belirlenmemesi durumunda bu alanlar içinde yer alan özel mülkiyete tabi olup mülkiyeti kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiş parsellerde, kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla, 8.7.21. Dikili Tarım Arazileri plan hükümleri geçerlidir. Dört tarafı orman alanı ile çevrili olan parsellerde bu planın 8.11.5. hükmü uygulanır. " düzenlemelerine yer verilmiştir. Çevre düzeni planı kararlarının kurumlardan ve arazi çalışmalarından elde edilen veriler, nüfus projeksiyonları ve yerel idarelerin imar planları, bölgesel yatırım kararları, koruma statülü alanlar, ulaşım ağları gibi plana girdi sağlayan veriler değerlendirilerek oluşturulması gerekmektedir. Nüfus projeksiyonlarına göre, yerleşim alanlarının belirlenmesi ve bu doğrultuda, tarım alanları, orman alanları, meralar, jeolojik açıdan sakıncalı alanların korunması gerektiğinden bu tür alanlarda, münferit kentsel gelişme taleplerinin plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerekmektedir. Stratejik mekânsal planlama, kentsel gelişimi yalnızca fiziksel gelişim kapsamında ele alan bir yaklaşım değildir. Fiziksel gelişmenin yanı sıra, kentteki sosyal, kültürel, ekonomik, yerel örgütsel gelişime ilişkin stratejileri de içerir. Çevre düzeni planları, bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirmekte olup, stratejik bir plan olması sebebiyle fiziki kullanım kararları içermemektedir. Genel ilke olarak, plan kararları ile fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın koruma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek amaçlanır.Bu amaç çerçevesinde, çevre düzeni planı ölçeğinde hangi usûl ve esaslara göre planlama yapılacağı ayrıntıları ile ilgili Kanun ve Yönetmeliklerde düzenlenmiştir. Bir bölgede önceki plan kararları ile belli bir amaca yönelik tanımlama yapılmış olması o bölgenin tamamının amacı, kapsamı, niteliği ve esasları ilgili mevzuatta belirlenmiş olan çevre düzeni planında aynı amaca tahsis edileceği sonucunu doğurmaz. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 20. maddesinin ikinci fıkrasında, kamu yatırımlarına ve değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine dair yeterli ve geçerli sebeplerin bulunması ve bu hususun gerekçelendirilebilmesi halinde, çevre düzeni planlarında değişiklik yapılabileceği kabul edilmiştir. Dava konusu İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğine ilişkin açıklama raporunda (syf. 4); planlama konusu alanın bir kamu yatırımı olması, alt gelir grubuna yönelik konut alanlarının üretilmesi, fiili durumda yapılaşmış olması ve alt kademe planların yönlendirilmesi hususları göz önünde bulundurulduğunda; öncelikle üst ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulduğu, dolayısıyla uyuşmazlık konusu alana yönelik “kentsel gelişme alanı” amaçlı 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği teklifinin hazırlandığı, mülkiyeti TOKİ'ye ait taşınmazların etkin ve verimli kullanılması amacıyla söz konusu alana kentsel gelişme alanı kullanım kararı getirildiği belirtilmiştir. Dosyadaki belgelerin incelenmesinden, çevre düzeni planı değişikliğine konu olabilecek alanda yer alan dava konusu taşınmazda, anılan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin ilgili kurumlardan alınan görüşlere uygun olarak çevredeki kullanımlar göz önünde bulundurularak yapılmış olduğu, keşif sırasında ve uydu görüntüleri ile plan paftaları incelendiğinde, plan değişikliğine konu alanın ... yerleşkesi ile bütünleşen bir konumda olduğu, yine plan paftaları incelendiğinde uyuşmazlık konusu alanın büyük ova sınırları dışında ve tarımsal arazi vasfı taşımayan bir bölgede bulunduğu, kentsel gelişme alanlarının tamamının alt ölçekli planlarda yerleşime açılacağı anlamına gelmediği, kamu yatırımlarına ve değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine dair yeterli ve geçerli sebeplere dayalı olarak İzmir İli, Torbalı İlçesi, ... Mahallesindeki "ağaçlandırılacak alan" kullanımının daraltılarak, 4,5 hektarlık alanın, "kentsel gelişme alanı" olarak belirlenmesinde, çevre düzeni planının ilke, hedef ve stratejileri ile planlama esaslarına ve imar mevzuatına aykırlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen …-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak müdahile verilmesine, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/12/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.