1. Hukuk Dairesi 2010/9928 E. , 2010/11198 K. "" MAHKEMESİ : GÖRELE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/03/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden paydaşı olduğu 124 ada 5 parsel sayılı taşınmaza komşu parsel maliki olan davalının, yapmış olduğu çatısının tecavüzlü olduğunu, bu çatıdan akan yağmur sularının taşınmazına zarar verdiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ile yıkım isteğinde bulunmuştur. Davalı, evler arasında mesafenin bulunduğunu ve akan suların za…
**1. Hukuk Dairesi 2010/9928 E. , 2010/11198 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : GÖRELE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/03/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden paydaşı olduğu 124 ada 5 parsel sayılı taşınmaza komşu parsel maliki olan davalının, yapmış olduğu çatısının tecavüzlü olduğunu, bu çatıdan akan yağmur sularının taşınmazına zarar verdiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ile yıkım isteğinde bulunmuştur. Davalı, evler arasında mesafenin bulunduğunu ve akan suların zarar vermesinin sözkonusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının kayden paydaşı olduğu taşınmaza davalının elatmasının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve komşuluk hukukundan kaynaklanan muarazanın giderilmesi isteklerine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kadastral yöntemlere uygun biçimde yapılan uygulama sonucu davacının parseline komşu olan davalının herhangi bir fiili elatmasının bulunmadığı belirlenmek suretiyle bu açıdan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Davacının bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine; Diğer temyiz itirazlarına gelince; yukarıda da değinildiği gibi davacı ayrıca davalının çatısından akan yağmur sularının taşınmazına zarar verdiğini ileri sürmüş, mahkemece mimar bilirkişi eliyle yaptırılan keşifte komşuluk hukuku açısından zarar doğduğu bildirilerek, zararın giderilmesi için alınması gerekli önlemler bildirilmiştir. Bilindiği üzere; çağdaş hukuk sistemlerindeki tanımıyla mülkiyet: geniş haklar, buna bağlı yetkiler ile birlikte bazı ödevlerin oluşturduğu bir hukuksal kurumdur. Başka bir söyleyişle mülkiyet, tanıdığı geniş hak ve yetkilerin yanında bazı ödevlerde yükleyen bir ayni haktır. Medeni Kanunun 683. maddesinde "Bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir." hükmü getirilmek suretiyle mülkiyet hakkının kanunla kısıtlanabileceğine işaret olunmuştur. Bu doğrultuda olmak üzere, taşınmaz malikini komşusuna zarar verebilecek her türlü taşkınlıklardan kaçınmakla yükümlü kılan aynı kanunun 737. maddesi, komşuluk ilişkilerinden doğan zorunlu çıkar çatışmalarını düzenlemiş, bir arada yaşamak durumunda olan, komşu taşınmaz maliklerinin ekonomik, sosyal çıkarlarını dengede tutabilmek için onlara katlanma ve kaçınma ödevleri yüklemiştir.