(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/2931 E. , 2012/22014 K. MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVALILAR : 1-Sosyal Güvenlik Kurumu vek. Av. ... Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 12/04/2005-31/12/2005 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından …
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/2931 E. , 2012/22014 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVALILAR : 1-Sosyal Güvenlik Kurumu vek. Av. ... Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 12/04/2005-31/12/2005 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava,davacının davalıya ait tavuk çiftliğinde 12.4.2005 – 31.12.2005 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece; ücret ve bağımlılık unsurunun oluşmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş ise de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının, davalıya ait ... yerinde geçen çalışması ile ilgili Kuruma giriş bildirgesi verilmediği, uyuşmazlık konusu dönemde 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmasının bulunmadığı, anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin hizmet akti olup olmadığı, hizmet akdi ise çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Olayda sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için sigortalılık niteliğini edinmenin koşulları üzerinde durulmalıdır. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için aradaki ... ilişkisi kural olarak hizmet aktine dayanmalı, hizmet aktinin çalıştırana yüklendiği edim işverene ait işyerinde görülmeli, çalıştırılan 506 sayılı Kanun'un 3. maddesinde belirtilen sigortalı sayılmayan kişilerden olmamalıdır. Somut olayda ikinci ve üçüncü koşulun oluştuğu konusunda bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlığın çözümü için davacı ile davalı arasındaki ilişkinin hizmet aktine dayanıp dayanmadığının taştışılması gerekmektedir. Baskın olan bilimsel ve yargısal görüşlere göre "zaman" ve "bağımlılık" unsurları hizmet aktinin ayırıcı ve belirleyici özellikleridir. Çalışan kişi 818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu'nun 313. maddesinde öngörülen çerçeve içinde "zaman" ve "bağımlılık" unsurlarını gerçekleştirecek biçimde çalışmaktaysa aradaki çalışma ilişkisi hizmet aktine dayanıyor demektir. Bilindiği gibi zaman unsuru çalışanın ... gücünü belirli, yada belirli olmayan bir süre içinde işverenin buyruğunda bulundurmasını kapsar. Hiç kuşkusuz çalışan bu süre içinde işveren veya vekilinin buyruğu ve gözetimi altında (bağımlı olarak) edimini yerine getirecektir. Burada sözkonusu olan bağımlılık ise; her an ve durumda çalışanı denetleme ve buyruğuna göre edimini yaptırma olanağını işverene tanıyan, çalışanın edimi ile ilgili buyruklar dışında çalışma olanağı, bulamayacağı nitelikte bir bağımlılıktır. Öte yandan davanın yasal dayanağını oluşturan; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya ... ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Somut olayda; davacının çalıştığını iddia ettiği yerin tavuk çiftliği olduğu, davacının çiftlik içersinde bulunan evde ikamet ettiği, tanık anlatımlarına göre davacının devamlı burada kaldığı anlaşıldığından; tavuklara kimin baktığının ve davacının bahçe içersinde bulunan evde oturma amacının yeterince araştırılmadan sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Yapılacak ...; mahallinde keşif yapılarak davacının çalıştığını iddia ettiği tavuk çiftliğinin büyüklüğü ve çiftlik niteliğinde bulunup bulunmadığı, davacıya tahsis etilen konutun çiftliğin büyüklüğü nedeni ile işçilerin barınmasını sağlamak amacı ile yapılmış bir konut olup olmadığının araştırılması, uzman bilirkişilerden çfitliğin büyüklüğüne göre çiftlikteki işlerin ne şekilde yapılması gerektiği hususunda rapor alındıktan sonra, davacının çiftlikte yaptığı çalışmanın niteliğini belirleyerek 506 sayılı Kanunun 3.maddesinin (A) bendinde sayılan istisnalar arasında olup olmadığını, istisnalar arasında ise hizmet akdinin unsurlarının oluşup oluşmadığının ,hizmet akdinin unsurları oluşuyor ise çalışma süresini belirleyerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmadan eksik araştırmaya dayalı yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.